İndri nedir, İndri ne demek
İndri; Biyoloji, Zooloji alanlarında kullanılan bir kelimedir.
Biyoloji'deki anlamı:
Maymunlar (Primates) takımının indrigiller (Indrisidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, kara ve ak kıllı, kuyruğu körelmiş, Madagaskar'da yaşayan bir memeli türü.
Zooloji'deki anlamı:
(İndris indris), Maymunlar(Primates) takımının indrigiller (İndrisidae) familyasından bir memeli türü. Uzunluğu 80 cm. Kara ve ak kıllı olup yerlilerce kutsaldır. Kuyruğu körelmiştir. Madagaskarda yaşar.
İndri kısaca anlamı, tanımı
İndrigiller : Memeliler (Mammalia) sınıfının, maymunlar (Primates) takımının, makimsiler (Lemuroidea) alt takımından, art bacakları uzun, parmakları arasında zar bulunan türleri olan bir familya. (İndrisidae),türü iyi bilinir
Maymunlar : Omurgalı hayvanlardan, memeliler sınıfının eteneliler alt sınıfına giren bir takım, primatlar.
Familya : Aile. Karı, eş. Birçok ortak özelliği sebebiyle bir araya getirilen cinslerin topluluğu, fasile.
Uzunluk : Bir şeyin bir uçtan öbür uca kadar olan uzaklığı. Bir yüzeyin iki temel boyutundan en büyük olanı, boy, en karşıtı. Yazının, sözün kapsam yönünden genişliği. Süre yönünden uzun olma durumu. İki nokta arasındaki yer aralığının ölçümü, tul.
Memeli : Memesi olan.
Kuyruğ : Kuyruk.
Primat : Maymun.
Uzunlu : Kilis ilinde, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Samsun şehrinde, Çarşamba ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Yozgat kenti, Boğazlıyan ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
Maymun : Dört ayaklı, iki ayağı üzerinde de yürüyebilen, ormanda toplu olarak yaşayan, kuyruklu hayvan, primat. Çirkin ve gülünç. Taklitçi.
Kutsal : Güçlü bir dinî saygı uyandıran veya uyandırması gereken, kutsi, mukaddes. Bozulmaması, dokunulmaması, karşı çıkılmaması gereken, üstüne titrenilen. Tanrı'ya adanmış olan, tanrısal olan. Tapınılacak veya yolunda can verilecek derecede sevilen, kutsi, mukaddes, lahut.
Takım : Bir işte veya bir yerde kullanılan eşya ve aletlerin tamamı, ekipman. Bir filmin çevriminde görüntüleri alma, aydınlatma, ses alma gibi belli başlı çalışmaları yapmak için gerekli en küçük teknikçiler topluluğu. Meslek, davranış, durum vb. yönlerden birbirine uyan kimselerin oluşturduğu topluluk. Aşağılayıcı ve küçümseyici anlamda topluluk. Hayvanlarda yemek borusu, akciğer ve karaciğere genel olarak verilen ad. Birlikte oynayan, kazanmak için birlikte çalışan sporcu topluluğu. Görev bakımından birbirini tamamlayan kimselerin topluluğu, grup, ekip, trup. Bölüğü oluşturan birliklerden her biri. Takım elbise. Bir oyunda sahaya çıkan belli kuruluşlara bağlı oyuncular topluluğundan her biri. Birbirini tamamlayan şeylerin tümü. Sigara ağızlığı. Canlıların bölümlendirilmesinde familya ile sınıf arasında yer alan, yakın benzerlikler gösteren organizmaların oluşturduğu birlik.
Yerli : Taşınamayan, başka yere götürülemeyen. Bir yerin ilk sakini olan, otokton. Belli bir bölgede yetişen, otokton. Oturduğu bölgede doğup büyüyen, ataları da orada yaşamış olan. Amerika, Avustralya ve Afrika'nın uygarlıktan uzak, ilkel biçimde yaşayan kimi halklarına verilen ad. Yurt içinde yapılmış olan veya bir yurdun kendine özgü niteliklerini taşıyan.
Yaşar : Bir yaşını geçmiş (at, sığır için). ... yaşına gelmiş. İki yaşındaki sığır, dana. Altı ayla üç yaş arasındaki sıpa. Yaşında. Doğan çocuğun uzun ömürlü olması dileğiyle konulan bir isim. Şanlıurfa şehri, Yardımcı nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
Kadar : Ölçüsünde, derecesinde. Miktarda, derecede. Gibi. Denli. Büyüklüğünde, genişliğinde. Süre belirten bir söz. Bir sayıdan sonra geldiğinde kesinlikle belli olmayan bir niceliği belirten söz. Dek.
Kıllı : Kılı olan, kıl ile kaplı.
Kada : Kardeş. Ağabey. Kız kardeş, abla. Küçük kardeş. Arkadaş. Teyze. Yeni doğmuş hayvan yavrusu. Gönül, naz. Konuşmaya engel olan dilbağı : Dili kadalı olduğundan konuşamıyor. Sıra: Ahmet'in kadasını sen mi savdın. Kadar (bk. gadâ, kada kadar). Kadar. Kadar, bk. kadê, kadâr.
Mada : İstek. Yemek yeme isteği. Mide. Pide ile yufka arası kalınlığında bir çeşit sac ekmeği. Hamur açmakta kullanılan yuvarlak, yassı yastık. Ekmeği tandıra yapıştırmakta kullanılan içi ot dolu yuvarlak minder. İştah (Kızılca k.).
Köre : Karınca yuvası. Demirci körüğünün, kömürlerin yandığı bölüme açılan deliği. Tahıllarda görülen sürme hastalığı. Karınca kümesi. Kuru egzama, temriye. Yuva: Karınca köresi. Üzüm türü.
Yaşa : Hoşnutluk, sevinç ve benzerleri duyguları anlatmak için söylenen bir söz, yaşasın, ole. Ak koyunların üstüne süs ya da im olarak sürülen kırmızı boya. Kırmızı toprak. Sağlıklı ol, varlığını sürdür, rahat bir yaşamın olsun anlamında kullanılan bir isim.
Diğer dillerde İndri anlamı nedir?
İngilizce'de İndri ne demek ? : indri

Bu kısımda İndri nedir? İndri ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca İndri tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz İndri hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.