İnece nedir, İnece ne demek

İnece; Yerleşim Merkezi olarak kullanılan bir kelimedir.

Gezilecek Görülecek bir yer olarak anlamı:

Giresun şehri, Bulancak ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Kırklareli şehri, İnece nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

İnece ile ilgili Cümleler

  • Otobüsten nerede ineceğimi bilmediğim için sürücüye sordum.
  • Bu hafta teröristler dağlardan inecekler.
  • İnsanlar nedense daha ziyade ne bulacaklarını tahmin ettikleri şeyleri araştırmayı tercih ediyorlar. Dibinde bir ejderhanın yaşadığı bilinen bir kuyuya inecek bir kahraman bulmak, muhakkak ki, dibinde ne olduğu hiç bilinmeyen bir kuyuya inmek cesaretini gösterecek bir insan bulmaktan daha kolaydır.
  • Otobüsten nerede ineceğimi bilmiyordum.
  • Yarın, aya inecek.
  • Sanırım bir sonraki istasyonda ineceğiz.
  • O yarın Ay'a inecek.
  • Lütfen ne zaman ineceğimi bana söyler misiniz?
  • Uçak saat kaçta inecek?
  • Ali bir buçuk saat içinde Boston'a inecek.

İnece kısaca anlamı, tanımı

İnecek : Merdiven. Seyyar merdiven. Mağaralardaki basamak. Taş merdiven. (Başkışla Karaman Konya)

Kırklareli : Türkiye'nin Marmara Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Yerleşim : Yerleşme, iskân.

Bulancak : Genellikle bulanık akan su. Giresun iline bağlı ilçelerden biri.

Kırklar : Kırk kişilik evliya topluluğu.

 

Giresun : Türkiye'nin Karadeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Merkez : Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri. Biçim, tarz. Bir işin öğretildiği yer. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası. Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek. Belirli bir yerin ortası. Polis karakolu. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer.

Nahiye : Bucak. Bölge.

Bağlı : Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.

Birim : Bir kümenin her elemanı. Dilin, oluşturduğu yapı içinde, belli bir düzlemde yer alan öbür ögelerle kurduğu bağıntılarla tanımlanan ayrı nitelikli öge, ünite. Herhangi bir kuruluştaki alt bölümlerden her biri. Bir çokluğu oluşturan varlıkların her biri, ünite. Bir niceliği ölçmek için kendi cinsinden örnek seçilen değişmez parça, vahit.

Bölge : Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka. Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye.

Gire : Pazar günü: Yarın gire. Pazar günü.

Merk : Evlek. Yara ya da çıban yangısı. Bir kabın, borunun içindeki tortu, pas. Tarla içindeki her bir bölüm (Erzincan Merkez).

Bula : Yenge, amca ya da dayı karısı.

 

İlçe : Yönetim bakımından yurt bölümlemesinde ilden sonra gelen bölüm, kaymakamlık, kaza.

Biri : Bir tanesi. Bilinmeyen bir kimse.

Kırk : Otuz dokuzdan sonra gelen sayının adı. Bu sayıyı gösteren 40 ve XL rakamlarının adı. Dört kere on, otuz dokuzdan bir artık.

Buca : İzmir iline bağlı ilçelerden biri.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

Diğer dillerde İndüktör anlamı nedir?

İngilizce'de İndüktör ne demek ? : inductor