İskamboz nedir, İskamboz ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Kürek takmak için kayığın iki yanına vurulan tahta çivi.

İskamboz anlamı, tanımı

İska : Tohumluk küçük soğan, arpacık soğanı

Takmak : Bir şeyi başka bir yere uygun bir biçimde tutturmak, iliştirmek, geçirmek. Borç bırakmak. Düğün vb. törenlerde takı armağan etmek. Sınavını başaramamak. Ad, lakap koymak. Kendisiyle birlikte götürmek, yanına almak veya arkasından izletmek. Önemsemek, önem vermek, tınmak. Biriyle olumsuz olarak uğraşmak. Kuşanmak.

Tahta : Çeşitli işlerde kullanılmak üzere düz, enlice, uzun ve az kalın biçimde işlenmiş ağaç parçası. Bu ağaçtan yapılmış. Çimlenen tohumlar için bahçede hazırlanan uzun tarh. Bu malzemeden oluşmuş yüzey, döşeme, ağaç. Sebze bahçelerinde ayrılan küçük yer. Kara tahta.

Takma : Takmak işi. Gerçeğinin yerine konulan, eğreti, müstear. Eksik bir organın yerini tutmak, bir organın sakatlığını örtmek amacıyla yapılmış olan (organ veya parça), protez.

Yanın : Gaz tenekesinin yarısı oylumunda bir tahıl ölçeği.

Kürek : Toprak, kömür vb.ni bir yerden bir yere alıp atmaya, taşımaya yarayan ve yayvan bir bölümü, buna bağlı uzun bir sapı bulunan araç. Kürek cezası. Küçük deniz teknelerini yürütmeye yarayan, bir ucu yassı, uzun ağaç.

 

Vuru : Kalbin, gevşeyip kasılmasından ileri gelen atım hareketi.

Yanı : Yana, konusunda: Ahmet'ten yanı sana birşey demem. Yani. Yani, bk. yani. Yahni, et yemeği.

Taht : Hükümdarların oturduğu büyük, süslü koltuk. Hükümdarlık makamı, hükümdarlık.

İçin : Amacıyla, maksadıyla. Düşüncesince, kendince, göre. Özgü, ayrılmış. Ant deyimleri yapan bir söz. Karşılığında, karşılık olarak. Oranla, göz önünde tutulursa. Uğruna, yoluna. -den dolayı, -den ötürü. Neden ve sonuç belirten bir söz. Hakkında. Süre belirten bir söz.

Çivi : İki şeyi birbirine tutturmak, bir nesneyi bir yere sabitlemek için çakılan, ucu sivri, başlı, metal veya ağaçtan yapılmış ufak çubuk, mıh. Kalkan balığının üzerindeki düğmeye benzer kemiksi oluşum.

Kayı : Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri.

Küre : Bütün noktaları merkezden aynı uzaklıkta bulunan bir yüzeyle sınırlı cisim. Madenci ocağı, maden fırını. Yeryüzü, dünya. Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri.

İki : Birden sonra gelen sayının adı. Birden bir artık. Bu sayıyı gösteren 2 ve II rakamlarının adı.

Diğer dillerde İskambil bakısı anlamı nedir?

İngilizce'de İskambil bakısı ne demek ? : cartomancy