İşlenee nedir, İşlenee ne demek

İşlenee; Matematik alanında kullanılan bir kelimedir.

Matematik'te terim anlamı:

İşlevlerin türevleri, tümlevleri ve bunlara ilişkin kavramlar ile bunların uygulamalarını konu edinen üzbilim dalı. Anlamdaş. sonsuz küçükler işlencesi.

İşlenee anlamı, tanımı

İşle : Nakış: İşle ipliğini aldım

Sonsuz küçükler işlencesi : [Bakınız: işlence].

Sonsuz küçük : Sıfıra eşit olmamak şartıyla, herhangi bir sayıdan daha çok sıfıra yakın olabilen değişken.

Uygulama : Uygulamak işi, tatbikat, tatbik, pratik. Yürütüm. Bir sanat ve bilim dalının ilkelerini düşünce alanından uygulama alanına geçirip gerçekleştirme işi, kılgı, tatbik, ameliye, pratik. Kuramsal bir bilgiyi, ilkeyi, düşünceyi herhangi bir alanda hayata tatbik etme, tatbik.

Anlamdaş : Eş anlamlı.

Küçükler : Yaşları 15-17 arasında olan genç yarışçılar. Balıkesir şehrinde, Kireç nahiyesine bağlı bir yer. Uşak şehrinde, Banaz belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

İlişkin : İlgisi, ilişiği olan, bağlı, ilgili, ait, merbut, müteallik.

Bunlar : Bu zamirinin çokluk biçimi.

Tümlev : Değişken aralıkları ile her aralık ortasındaki işlev değerleri çarpımları toplamının aralıklar küçüldükçe vardığı erey. Bir işlevin, bağlı olduğu değişkenlerin küçük değişimleri için aldığı değerin, değişim aralıkları ile çarpımları toplamının sonsuz küçük değişim aralığı için vardığı erey. Belgin tümlev ya da belgisiz tümlev.

 

Sonsuz : Sonu olmayan, bitmeyen, ebedî. Ölçülemeyecek kadar çok veya büyük olan. Çok. Sonu ve sınırı olmayan şey. Birçok. Sonu olmayan, her niceliği aşabilen değişken (nicelik).

İlişki : İki şey arasında karşılıklı ilgi, bağ, münasebet, temas. Bağlantı, temas.

Kavram : Bir nesnenin veya düşüncenin zihindeki soyut ve genel tasarımı, mefhum, fehva, konsept, nosyon. Karın zarı, periton. Nesnelerin veya olayların ortak özelliklerini kapsayan ve bir ortak ad altında toplayan genel tasarım, mefhum, konsept, nosyon. Tutam, avuç dolusu.

Bunla : Bunlar.

Kavra : Büyük eğe.

İşlev : Bir nesne veya bir kimsenin gördüğü iş, iş görme yetisi, görev, fonksiyon. Bir yapının gerçekleştirilebileceği ve onu başka yapılardan ayırt etme imkânı veren eylem türü, fonksiyon. Bir deneyi yaparken izlenen yol, izlev.

Türev : Türemiş ya da üretilmiş şey. Değişken artması sıfıra giderken, fonksiyonun artmasının değişken artmasına oranının limiti. Yapım ekiyle kurulmuş kelime, müştak: Sev-gi, sev-in-mek, göz-lük gibi. Bir madde üzerinde yapılmış olan kimyasal işlemler sonucu elde edilen bir başka madde.

Küçük : Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Geri aşamada. Değersiz, önemsiz. Niceliği az olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Yaşı daha az olan. Niteliği aşağı olan, bayağı. Kısık, parlak olmayan (ses). Küçük abdest.

Anlam : Bir kelimeden, bir sözden, bir davranış veya olgudan anlaşılan şey, bunların hatırlattığı düşünce veya nesne, mana, meal, fehva, deme, mazmun, medlul, valör. Bir önermenin, bir tasarının, bir düşüncenin veya eserin anlatmak istediği şey.

 

Küçü : Dokuma tezgâhlarında arış ipliklerini açıp kapayan tarak. Gücü (dokuma aygıtında). Dokumacılıkta arış ipliklerini aralayan iplik tarak.

Uygu : [Bakınız: bağıntı]. Uyum, uygunluk.

Diğer dillerde İşlenee anlamı nedir?

İngilizce'de İşlenee ne demek ? : calculus