Kıdır nedir, Kıdır ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Zayıf, iyi gelişmemiş.

Kısa boylu, tıkız kişi.

Kıdır anlamı, tanımı

Kıdı : Çam kozalağı. Koyun, keçi ve benzerleri hayvanların yuvarlak, katı pisliği. Topraktan yapılmış küçük süt kabı. Köpek yavrusu

Kıdır kıymık : Zorla, güçlükle (geçinmek için): Ahmet kıdır kıymık geçiniyor.

Kıdırcık : Manisa ilinde, Köprübaşı belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Kıdırı : Çömlek.

Kıdırım : Uçurum.

Kıdırım olmak : Sıkıntıdan bunalmak, sıkılmak : Yalnız evde otura otura kıdırım oldum.

Kıdırış : Saçsız, kel. [Bakınız: kıbış]. Yüzü buruşuk adam. İyi gelişmemiş, kötü : Bizim ekin çok kıdırış.

Kıdırmak : Zayıflamak. Kız aramak, araştırmak. Görücü gitmek.

Kıt kıdırım : Kıtı kıtına : İplik gömleğe kıt kıdırım geldi.

Gelişme : Gelişmek işi, inkişaf, neşvünema, tekâmül, evolüsyon. Olan biten şey. Yazılarda giriş bölümlerinden sonra konunun türlü yönlerden açılıp genişlediği, zenginleştiği, olgunlaştığı bölüm.

Tıkız : Tıknaz. Yoğunluğu çok, katı. Çok sıkıştırılmaktan veya çok sıkı doldurulmaktan katılaşmış, sıkı.

Zayıf : Eti, yağı az olan, sıska, cılız, arık (insan veya hayvan). Görevini yapacak yeterli gücü olmayan. Bilgi yönünden yeterli olmayan, yeteneksiz. Kişilik ve ruhsal yönden gereği kadar güçlü olmayan. Enerjisi, etkisi, yoğunluğu az olan. Sağlamlığı, dayanıklılığı olmayan. Önemli, güvenilir olmayan. Çok az. Başarısızlığı gösteren not.

 

Boylu : Boyu olan. Boyu benzerlerinden uzun olan.

Geliş : Gelme işi.

Tıkı : Sağır, vurdumduymaz. Yağ çıkarılan araç, yayık. Küçük tencere. Parça, lokma, dilim(genellikle et, ekmek, peynir ve benzerleri için). Küçük yayık. Yaşı büyük, bedeni az gelişmiş, akıllı çocuk. Az, bir parça.

Boyl : Bu defa.

Geli : Gel. Ardıç ağacının meyvesi. Düğün çağırıcısı.

Kişi : Kadın veya erkeğe verilen genel ad, şahıs, zat, nefer. Eş, koca. Çekimli fiillerde ve zamirlerde konuşan, dinleyen, sözü edilen varlık, şahıs. Erkek. Oyun, roman, hikâye vb.nde yer alan kimse.

Kısa : Boyu, uzunluğu az olan, uzun karşıtı. Kısaca, kısaltarak. Ayrıntısı çok olmayan. Az süren, uzun olmayan. Kısa olan şey.

İyi : İstenilen, beğenilen nitelikleri taşıyan, beğenilecek biçimde olan, kötü karşıtı. Yerinde, uygun. Bol, çok, aşırı. Doğru olan. Öğrencinin değerlendirilmesinde kullanılan orta ile pekiyi arasındaki not. Uğurlu, hayırlı, iyilik getiren. Esen, sağlıklı. İstenilen, beğenilen, yerinde, yararlı, uygun bir biçimde. Yeterli, yetecek miktarda olan.

Diğer dillerde Kıdem temeli anlamı nedir?

İngilizce'de Kıdem temeli ne demek ? : longevity pay