Kalan ıı nedir, Kalan ıı ne demek
Kalan ıı; Matematik alanında kullanılan bir terimdir.
Matematik'te terim anlamı:
Bir nicelik ötekinden çıkarıldığında geriye kalan nicelik. Bir niceliğin ötekinden ne kadar büyük ya da küçük olduğu.
Kalan ıı tanımı, anlamı
Kalan ı : Bir tümsayı bir başka tümsayıya bölündüğünde arta kalan tümsayı. Bir çok terimli bir başka çok terimliye bölündüğünde arta kalan çok terimli. Bir yakınsak demeyin ilk n terimi atıldığında geriye kalan terimlerin toplamı.
Kala : Kaldığında.
Kalan : Kalma işini yapan. Artan, mütebaki. Bir çıkarmanın sonucu. Bölme işleminde bölünenden artan sayı.
Bir nice : Bir hayli, birçok.
Nicelik : Bir şeyin sayılabilen, ölçülebilen veya azalıp çoğalabilen durumu, kemiyet, miktar, kantite. Bir şeyin eşit parçalara bölünebilen ve ölçülebilir olan yanları. Genellikle sayılabilen, toplamı doğrudan sayı olarak belirtilebilen genel özellik.
Küçük : Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Geri aşamada. Değersiz, önemsiz. Niceliği az olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Yaşı daha az olan. Niteliği aşağı olan, bayağı. Kısık, parlak olmayan (ses). Küçük abdest.
Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.
Nicel : Nicelik bakımından, nicelikle ilgili, kantitatif.
Kadar : Ölçüsünde, derecesinde. Miktarda, derecede. Gibi. Denli. Büyüklüğünde, genişliğinde. Süre belirten bir söz. Bir sayıdan sonra geldiğinde kesinlikle belli olmayan bir niceliği belirten söz. Dek.
Büyük : Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı. Büyük abdest. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş. Önemli. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Üstün niteliği olan. Niceliği çok olan.
Öteki : Diğeri, öbürü. Öbür, diğer. Sözü edilen veya benzer iki nesneden önem ve konum bakımından uzakta olan. Mevcut kültürün içinde dışlanmış olan.
Çıkar : Dolaylı bir biçimde elde edilen kazanç, menfaat, yarar.
Ötek : Korkak. Çok öten kuş. Çok öten, çok ses çıkaran : Ötek araba. [Bakınız: ötân]. Geyik. Sürekli su çıkan yer.
Çıka : Kız çocuğu. Yaramaz çocuk.
Küçü : Dokuma tezgâhlarında arış ipliklerini açıp kapayan tarak. Gücü (dokuma aygıtında). Dokumacılıkta arış ipliklerini aralayan iplik tarak.
Kada : Kardeş. Ağabey. Kız kardeş, abla. Küçük kardeş. Arkadaş. Teyze. Yeni doğmuş hayvan yavrusu. Gönül, naz. Konuşmaya engel olan dilbağı : Dili kadalı olduğundan konuşamıyor. Sıra: Ahmet'in kadasını sen mi savdın. Kadar (bk. gadâ, kada kadar). Kadar. Kadar, bk. kadê, kadâr.
Nice : Kaç, ne kadar. (ni'ce) Uzun süreden beri. (ni'ce) Nasıl. Birçok.
Oldu : Evet. Başüstüne.
Diğer dillerde Kalan ıı anlamı nedir?
İngilizce'de Kalan ıı ne demek ? : difference


Bu kısımda Kalan ıı nedir? Kalan ıı ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kalan ıı tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kalan ıı hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.