Kaldıraç dekoru nedir, Kaldıraç dekoru ne demek

Kaldıraç dekoru; Gösteri, Tiyatro alanlarında kullanılan bir sözcüktür.

Tiyatro'daki anlamı:

Tiyatro sahnesinde dekor değiştirmeye yarayan eski bir yöntem. Daha çok eski ingiliz sahnelerinde görülür. Sahne dibinde iki yanda duran birer makaradan birinden ötekine sarılmakla değiştirilebilen resimli dekor bezi.

Teknik terim anlamı:

Eski ingiliz tiyatrolarında eski bir dekor değiştirme yöntemi. Sahne yanlarında duran birer makaradan, birinden ötekine sarılmakla değiştirilebilen resimli dekor bezi.

Kaldıraç dekoru kısaca anlamı, tanımı

Dekor : Tiyatro, sinema ve televizyonda sahneye konulan eserin yazıldığı yerin ve geçtiği çağın özelliklerini belirleyen perde, aksesuar vb. ögelerin bütünü. Görünüş, manzara. Bir yere süsleme amacıyla verilen düzen

Kaldıraç : Az bir kuvvet ile büyük bir yükü kaldırmaya yarayan, bir dayanma noktası üzerinde hareket edebilen, inip kalkabilen sert çubuk, manivela.

Değiştirme : Değiştirmek işi, tebdil, tahrif.

Değiştiri : Bir öbek nesnenin ya da bir dizi niceliğin oluşturdukları düzenlenimdeki öğelerinin birbirlerinin yerlerini alarak yeni düzenlenimler oluşturması, örneğin 1, 2, 3, sayılarının altı değiştirisi vardır.

Sarılmak : Sarma işi yapılmak. Hemen yapmaya koyulmak, girişmek. Bir şeyin üzerine bir veya birkaç kez dolanmak. Kollarını dolamak, kucaklamak. Büyük bir istekle kendini vermek, benimsemek. Bütün gücü ile ele almak.

 

Sarılma : Sarılmak işi.

İngiliz : İngiltere halkından olan kimse.

Tiyatro : Dram, komedi, vodvil vb. edebiyat türlerinin oynandığı yer. Bu türleri, izleyiciler önünde sahnede oynayan grup. Sahnelenmek için yazılmış oyunların tümü.

Resimli : İçinde resimler bulunan, musavver.

Makara : Üzerine iplik, tel, şerit vb. sarılan, kenarları çıkıntılı, ekseni boyunca delik silindir, bobin. Sürme kapak rayları üzerinde hareket edecek biçimde metal veya plastikten yapılmış değişik tiplerdeki sürme kapak aleti. Bir yükün yukarıya kaldırılmasını sağlayan araç. Ağır yüklerin kaldırılma ve indirilmesinde kullanılan, birbirine paralel iki veya daha çok tabla arasında dönen, kenarı çepeçevre oluklu tekerlek veya tekerleklerden oluşmuş mekanik alet.

Yöntem : Bir amaca erişmek için izlenen, tutulan yol, usul, sistem, prosedür, politika. Bilimde belli bir sonuca erişmek için bir plana göre izlenen yol, metot.

İngili : Ağaç tepesi.

İngil : Küçük baş hayvanlara takılan ip ya da kayış tasma: Köpek boğazındaki ingili kırmış. Çocuk başlığı ya da şapkanın çene altından geçen bağcığı. İplik. Kibir: Fatma nine çok ingillidir. Kuşku. Çok zayıf insan ya da hayvan. Sümük. Koyun ve kuzunun boynuna geçirilen tasma.

Duran : Topraktan yapılmış yayık. Dağ yolu. Yaşayan, varlığını sürdüren. Kalan. Dingin, sakin, huzurlu. Kastamonu kenti, Çatalzeytin ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Şanlıurfa ilinde, Harran ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

 

Resim : Varlıkların, doğadaki görünüşlerinin kalem, fırça gibi araçlarla kâğıt, bez vb. üzerinde yapılmış olan biçimleri. Bazı eşyadan ve işlerden alınan vergi veya harç. Tören. Fotoğraf. Bunu yapmak için gerekli yöntemleri öğreten sanat. Açık gösterge, kesin sonuç.

Yanda : Yanından.

Sahne : İzleyicilerin kolayca görebilmeleri için genellikle yerden belli bir ölçüde yüksek yapılan, oyun, müzik vb. gösteri yapmaya uygun yer, oyunluk. Bir oyun veya filmin başlıca bölümlerinden her biri. Bir konu veya çalışma çevresi, çalışma dalı. Görüntü. Tanık olunan, gözlenen olay.

Değiş : Değme işi. Değişim.

Öteki : Diğeri, öbürü. Öbür, diğer. Sözü edilen veya benzer iki nesneden önem ve konum bakımından uzakta olan. Mevcut kültürün içinde dışlanmış olan.

Diğer dillerde Kaldıraç dekoru anlamı nedir?

İngilizce'de Kaldıraç dekoru ne demek ? : barrel system