Karıklı nedir, Karıklı ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Buğday, arpa ve çavdar karışımı.

Arpa ve buğday karışımından yapılan un.

Bol, çok.

Zengin.

Birbirine karışmış, karışık.

Karıklı anlamı, tanımı

Karı : Bir erkeğin evlenmiş olduğu kadın, eş, refika, zevce. Kadın. Yaşlı, ihtiyar

Karık : Kar yağmış bir alana bakma sonucu ortaya çıkan göz kamaşması. Karlı bir alana bakma sonucu kamaşmış (göz). Sabanla açılan çizi. Ark. Arklar arasında kalan toprak parçası.

Karıklık : Kar ve güneş gözlüğü.

Karışım : Birden çok şeyin karıştırılmasıyla elde edilen veya ortaya çıkan şey. İki veya daha çok maddenin kimyasal tepkimeye girmeden bir araya gelmesi, mahlut.

Karışık : Ayrı nitelikteki şeylerden oluşmuş. Düzensiz, dağınık, intizamsız. Dolu. Karışmış. Saf olmayan. Halk inancına göre cin ve perilerle ilişkisi olan. Çalkantı, kargaşa, gerginlik içinde olan. Anlaşılması güç olan, açık seçik olmayan, çapraşık.

Birbiri : Karşılıklı olarak bir diğeri.

Zengin : Parası, malı çok olan, varlıklı, varsıl, variyetli, fakir, yoksul karşıtı. Verimli. Yararlı veya kendisinden beklenilen, istenilen nitelikleri çok olan. Çok, bol. Gösterişli.

Buğday : Buğdaygillerin örnek bitkisi (Triticum). Bu bitkinin başaktan ayrılıp öğütülmesiyle elde edilen tanesi.

 

Birbir : Yabancı olmayan, akraba, yakın. Akraba, yakın.

Çavdar : Buğdaygillerden, unlu tane veren bir bitki (Secale cereale). Bu bitkinin esmer ve uzun tanesi.

Buğda : Buğday. Eski türkçe buğday: bk. ayrıca kıriyh.

Karış : Parmaklar birbirinden uzak duracak biçimde gergin duran elde, başparmak ile serçe parmağın uçları arasındaki açıklık.

Zengi : Değirmen oluğunun altına konulan tek parça ağaç. Üzengi. Sivas şehrinde, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Yapı : Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina. Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme. Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür. Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün. Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür. Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon. Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür. Bir hücrede, bir dokuda, karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni.

Arpa : Buğdaygillerden bir bitki (Hordeum vulgare). Rüşvet. Bu bitkinin ekmek ve bira yapımında kullanılan, hayvanlara yem olarak verilen taneleri.

Bol : İçine girecek şeyin boyutlarından daha büyük veya geniş olan, dar karşıtı. Nicelik bakımından olağandan veya alışılandan çok, kıt karşıtı. Özel bir cam içinde likör, şarap, meyve ve maden suyu karıştırılarak hazırlanan içki.

Çok : Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı. Aşırı bir biçimde.

Un : Öğütülerek toz durumuna getirilmiş tahıl ve başka besin maddeleri.

Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.

Diğer dillerde Karı değiş tokuşu anlamı nedir?

İngilizce'de Karı değiş tokuşu ne demek ? : wife exchange