Kasarlamak nedir, Kasarlamak ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Bezi beyazlatmak, ağartmak.
Kilim, çul, çuvalı akarsuda sabunsuz, bolca yıkamak.
Kasarlamak tanımı, anlamı
Kasar : Savrulmuş tahılın başaklı kısmı. Harmandan sonra toprakta kalan ve yeniden biten samanlı tane. [Bakınız: kaser]. Ruhsal güç, moral : Çocuğun kasarı kırıldı. İri. Kez, kere. Kumaşı beyazlatma, ağartma işi. Bezi beyazlatmakta kullanılan madde, kireç kaymağı. Hatır, gönül. Kirli giysilerin küllü suyla yıkanması. Kireçkaymağı ve benzerleri ağartıcı özelliği olan boya. Giysileri ve dokuma ipliklerini ağartmak için kireçkaymağına yatırma işlemi. Tetanos. Aydın şehri, Çine ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer. Manisa ili, Köprübaşı ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri
Kasa : Para veya değerli eşya saklamaya yarayan çelik dolap. Birbiri üzerine istif edilerek yüksekliği ayarlanabilen atlama aracı. Ticarethanelerde para alınıp verilen yer. Basımcılıkta dizgi harflerinin konulduğu gözlerden oluşan tabla. Bazı oyunlarda oyunu yönetme veya para karşılığında fiş verme işi. Kapı ve pencerelerin sabit olarak tutturulduğu asıl çerçeve. Varlıklı kişinin harcamalarını yapan kimse. Tahta veya sentetik maddelerden yapılmış, dört köşe, sağlam ambalaj parçası, sandık. Vagon, kamyon veya traktörün yük taşımak için şasiye bağlanmış üst bölümünü oluşturan parça.
Beyazlatmak : Beyaz duruma getirmek, ağartmak.
Beyazlatma : Beyazlatmak işi, ağartma. Kâğıtçılıkta parlaklığın iyileştirilmesi için hamur bileşenlerinin renginin az veya çok oranda değiştirilmesi, giderilmesi.
Ağartmak : Ak duruma getirmek, beyazlatmak. Kuyumculukta gümüşü temizlemek.
Sabunsuz : İçinde sabun bulunmayan. Sabun sürülmeden.
Yıkamak : Su veya başka bir sıvı kullanarak bir şeyi temizlemek. Çözünmeyen bir çökeltiden ayrılması istenen suda çözünür maddeleri, yıkama yoluyla temizlemek.
Ağartma : Ağartmak işi.
Yıkama : Yıkamak işi. Film üzerinde kalması istenmeyen kimyasal maddelerin akıtılması için arı suyla yapılmış olan temizleme. Bir eriticideki bir veya birkaç çözünür birleşeni ayırmak amacıyla, eriticiyi, toz durumuna getirilmiş bir maddenin içinden yavaş yavaş geçirme.
Akarsu : Yeryüzünde, yer altında belirli bir yatak içinde, eğim boyunca sürekli veya zaman zaman akan su. Tek sıra elmastan gerdanlık.
Sabun : Kirli ve yağlı şeyleri temizlemekte kullanılan, türlü yağlarla alkaliler birleştirilerek yapılmış olan madde. Bu maddenin kalıp durumunda olan biçimi.
Kilim : Döşeme, divan gibi yerlere serilen, genellikle desenli, havsız, kalın, kıl veya yün dokuma.
Çuval : Pamuk, kenevir veya sentetik iplikten dokunmuş büyük torba. Bu torbanın alabileceği miktarda olan.
Bolca : Oldukça geniş. (bo'lca) Çokça. Oldukça çok.
Beyaz : Ak, kara, siyah karşıtı. Baskıda normal karalıkta görünen harf türü. Bu renkte olan. Beyaz ırktan olan kimse. Beyaz zehir.
Kili : Bağ ve bahçe duvarı. Tarla sınırı. Kabuksuz ceviz. Eşyanın ince, zayıf kısmı. Dört ölçek : Beş kili buğdayım var. Sonra.
Sabu : Aklı ermeyen küçük çocuk.
Bezi : Yufka açmadan önce, hamurun ayrıldığı toparlakların her biri, pazı. [Bakınız: beze]. Bir çeşit kocakarı ilâcı. Yara veya çıban dolayısıyla vücudun herhangi bir yerinde meydana gelen şişkinlik, beze. Yufka açmak için topaklanmış hamur parçaları. Bazı. Tek bir yufka ekmeği hamuru (Ç. Çiftliği).
Ağar : Ağaç gövdesinden oyulan su yalağı. Ahır. Ağır, yavaş. Ağır. Ağır, karşılığı ar. Sadık, doğru sözlü. Yükselir, yücelir.
Beya : Bayağı.
Diğer dillerde Kasapsinek anlamı nedir?
İngilizce'de Kasapsinek ne demek ? : screwworm fly

Bu kısımda Kasarlamak nedir? Kasarlamak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kasarlamak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kasarlamak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.