Kaydalanmak nedir, Kaydalanmak ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Kıvrak, çalımlı, sekerek yürümek.
Yavaş sesle türkü, şarkı söylemek, mırıldanmak.
Kaydalanmak kısaca anlamı, tanımı
Kayd : Düşünce, endişe; emel, arzu; iş güç
Kayda : Ahenk, beste. Nerede. Gayda.
Mırıldanmak : Alçak sesle kendi kendine bir şeyler söylemek. Ancak yanındakinin duyabileceği bir biçimde konuşmak. Alçak sesle şarkı söylemek.
Mırıldanma : Mırıldanmak işi.
Söylemek : Düşündüğünü ya da bildiğini sözle anlatmak. Herhangi bir şeyi bildirmek, anlatmak, demek istemek, hatırlatmak. Türkü, şarkı vb. okumak. Önceden bildirmek, tahmin etmek. Yapılmasını istemek. Yazmak, düzmek. Haber vermek. Sipariş etmek. Bir düşünceyi ileri sürmek, ortaya atmak.
Yürümek : Adım atarak ilerlemek, gitmek. Yol almak. Faiz, hesap edilmek, işlemek. Karada ya da suda, herhangi bir yöne doğru sürekli olarak yer değiştirmek. Bir yere gelmek, bir yere ulaşmak, kaplamak. Geçmek, ilerlemek, değişmek. Çocuk ayakları üzerinde gezecek duruma gelmek. Yayan gezmek, yayan gitmek. Gereği gibi yapılmak veya ilerlemek. Ölmek. Bir işte ileri gitmek. Üzerine doğru gitmek, akın etmek, saldırmak, hücum etmek.
Söyleme : Söylemek işi.
Çalımlı : Gösterişli, kurumlu, afralı tafralı. Başı yüksek, yapısı dar gemi.
Yürüme : Yürümek işi.
Kıvrak : Canlı, hareketli, atik. İnce tülbent ya da ipekli başörtüsü. Güzel, şık, yakışıklı. Aceleci. Akıcı, işlek. Yerli dokuması kara bezden yapılmış köylü kadın yeldirmesi.
Söylem : Söyleyiş, söyleniş, sesletim, telaffuz. Bir veya birçok cümleden oluşan, başı ve sonu olan bildiri, tez. Kalıplaşmış, klişeleşmiş söz, ifade.
Yavaş : Hızlı olmayan, ağır, çabuk karşıtı. Alçak, hafif bir biçimde. Yumuşak huylu, yumuşak başlı. Alçak, hafif. Hızlı olmayarak.
Türkü : Hece ölçüsüyle yazılmış ve halk ezgileriyle bestelenmiş manzume.
Mırıl : İyi olmayan, işe yaramayan. Kof ceviz, içi boş mısır. Palto. Çamurlu yer, bataklık. Bulanık suların dibine çöken çamur. Sellerin getirdiği çamur, mil. Pislik, çöplük. Bulanık su. Üzüm, dut ve benzerleri meyvelerin sıkılıp şırası alındıktan sonra kalan posası. Bataklık çamuru.
Çalım : Karşıdakini etkilemek amacıyla yapılmış olan abartılı davranış, kurum, caka, afra tafra, afur tafur, zambır. Geminin su kesiminden aşağı bölümünün baş ve kıç bodoslamasına doğru darlaşması. Bir oyuncunun topu elinden veya ayağından kaçırmadan karşısındaki oyuncuları kıvrak hareketlerle geçmesi. Biraz benzeme, andırma. Menzil, erim. Kılıcın keskin yanı.
Şarkı : Tonlama değişiklikleriyle çeşitli duygular uyandıran uyumlu, ezgili insan sesleri dizisi. Divan edebiyatında, bestelenmek için dörtlükler biçiminde ve uyaklı olarak yazılmış olan şiir biçimi. Klasik Türk müziğinde aşk üzerine söylenen, nakaratı ve ara nağmesi olan parça. Ezgi, müzik parçası, melodi, liet.
Seke : Odanın ayakkabı konulan yeri, eşik. Pike, yatak örtüsü. [Bakınız: seki]. Yuvarlak, tatlı bir çeşit armut. Alçak ayaklı, arkalıksız iskemle. Tahta sıra. Peyke.
Yürü : devam et, git anlamında kullanılan bir söz. [Bakınız: yürüyş]. Haydi.
Yava : Peltek, kekeme. Geveze. Sürüden ayrılan hayvan. Yitik. Dışardan gelip bir yere yerleşen. İşsiz. Kaplumbağa. Yahu. [Bakınız: yaba]. Zayi, yitik, kaybolmuş. Başıboş gezen, sahipsiz. Muğla kenti, Yatağan belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
Türk : Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan halk ve bu halktan olan kimse. Dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşayan, Türkçenin değişik lehçelerini konuşan soy ve bu soydan olan kimse.
Diğer dillerde Kayda bağlı dışsatım anlamı nedir?
İngilizce'de Kayda bağlı dışsatım ne demek ? : registered export

Bu kısımda Kaydalanmak nedir? Kaydalanmak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kaydalanmak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kaydalanmak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.