Kazıbilimsel alan nedir, Kazıbilimsel alan ne demek

Kazıbilimsel alan; Şehir alanında kullanılan bir terimdir.

Teknik terim anlamı:

Özellikle eski kentlerin içinde ve çevresinde, kazıbilimcilerin kazı eylemlerini sürdürmeleri için yetkili örgenlerce saptanan ve bireysel çıkarlar için kullanılması olurlanmayan bölge.

Kazıbilimsel alan kısaca anlamı, tanımı

Kazıbilim : Kalkolitik ve daha sonraki çağların kültürlerini kendine özgü yöntemler yardımıyla inceleyerek ilgili sorunları aydınlatmaya çalışan bilim bk. dipbudunbilim. karşılığı budunbilim. halkbilim. Tarih öncesi uygarlıkları, özellikle kazılar yoluyla elde edilen özdeksel kalıntılarını yorumlayarak inceleyen bilim dalı

Alan : Düz, açık ve geniş yer, meydan, saha. Eski Roma'da açık hava gösterisi yapılmış olan geniş yer. Yarışmaların, karşılaşmaların ve oyunların yapıldığı yer, saha. Orman içinde düz ve ağaçsız yer, düzlük, kayran. Yüz ölçümü. Bir çalışma çevresi. Bir alıcı merceğinin net bir görüntü sağlayabildiği derinlik ve genişliğin bütünü. İçinde birtakım kuvvet çizgilerinin yayılmış bulunduğu varsayılan uzay parçası.

Kazı : Bir yeri kazma işi, hafriyat. Hak (II). Yer altındaki tarihsel değeri olan şeyleri, yapıları ortaya çıkarmak amacıyla arkeologlarca toprağın belli kurallara ve yöntemlere göre kazılması, araştırılması.

 

Kullanılma : Kullanılmak işi.

Eski kent : Sonradan büyüyüp, çevresine doğru genişleyen kentlerin, dar sokakları, tarihsel yapıları ile ilgiyi çeken, ve kentin ilk kurulduğu kesimlerini içine alan bölümü. İçinde yaşadığımız yüzyıldan daha önceleri kurulmuş bulunan kent. 2 -Bir kentin, ilk kurulduğu çağdaki çekirdeği çevresinde, ona daha sonraki çağların ve uygarlıkların kattığı ekinsel değerlerle bir bütün oluşturan, genellikle ekin ve turizm amaçlarıyla korunan kent kesimi.

Sürdürme : Sürdürmek işi.

Bireysel : Bireyle ilgili olan, bireye özgü olan, ferdî.

Özellik : Bir şeyin benzerlerinden veya başka şeylerden ayrılmasını sağlayan nitelik, hususiyet, hasiyet, hassa, mahsusluk, spesiyalite.

Yetkili : Herhangi bir işte yetkisi olan (kimse), salahiyetli, salahiyettar. Mezun.

İçinde : Süresince, zarfında. ile dolu bir biçimde. Ortamında.

Çıkar : Dolaylı bir biçimde elde edilen kazanç, menfaat, yarar.

Çevre : Bir şeyin yakını, dolayı, etraf, periferi. Bir birimden önce veya sonra gelen aynı türden birimlerin tümü, bunların oluşturduğu küçük grup, kontekst. Kişinin içinde bulunduğu toplumu oluşturan ortam. Hayatın gelişmesinde etkili olan doğal, toplumsal, kültürel dış faktörlerin bütünlüğü. Bir kimse ile ilişkisi bulunanlar, muhit. Yağlık. Düzlem üzerindeki bir şekli sınırlayan çizgi. Aynı konu ile ilgisi bulunan kimselerin tümü, muhit.

Bölge : Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka. Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye.

 

Örgen : Organ, uzuv.

Birey : Kendine özgü nitelikleri yitirmeden bölünemeyen tek varlık, fert. Bir türün kapsamı içine giren somut varlık. Doğa bilgisinde türü oluşturan tek varlıklardan her biri. Toplumları oluşturan ve düşünsel, duygusal, iradeyle ilgili nitelikleri toplum içinde belirlenen insanların her biri, fert. İnsan topluluklarını oluşturan, insanların benzer yanlarını kendinde taşımakla birlikte, kendine özgü ayırıcı özellikleri de bulunan tek can, fert.

Yetki : Bir görevi, bir işi yasaların verdiği imkânlara göre, belli şartlarla yürütmeyi sağlayan hak, salahiyet, mezuniyet.

Eylem : Eyleme işi, fiil, hareket, aksiyon. Fiil. Bir durumu değiştirme veya daha ileriye götürme yönünde etkide bulunma çabası.

Eyle : Öyle. O şekilde, bk. ele, öle, ôyle. öyle.

Çıka : Kız çocuğu. Yaramaz çocuk.

Diğer dillerde Kazıbilimsel alan anlamı nedir?

Osmanlıca Kazıbilimsel alan : arkeolojik saha