Kaza güvencesi nedir, Kaza güvencesi ne demek

Kaza güvencesi; Maliye alanında kullanılan bir terimdir.

Teknik terim anlamı:

Kişinin bir kaza sonucu sakatlanması, dış organlarından birisini yitirmesi ya da ölmesi gibi olaylarda kendisine ya da yasal kalıtçılarına belirli bir ödeme yapılmak üzere taraflarca karşılıklı yapılan anlaşma.

Yaşam, yangın ve deniz dokuncaları dışında kalan kazalar için yapılan güvence.

Kaza güvencesi kısaca anlamı, tanımı

Güve : Kurtçuğu yapağı, yünlü kumaş ve dokuma yiyen pul kanatlılardan bir böcek (Tine pellionella)

Güven : Korku, çekinme ve kuşku duymadan inanma ve bağlanma duygusu, itimat. Yüreklilik, cesaret.

Güvence : Bir antlaşmada taraflardan birinin sorumluluğu üzerine alması, inanca, teminat, garanti. Birinin şüphelerini dağıtmak için söylenen inandırıcı söz, teminat. Alınan sorumluluğa karşı olarak ortaya konulan şey.

Kaza : İstem dışı veya umulmayan bir olay dolayısıyla bir kimsenin, bir nesnenin veya bir aracın zarara uğraması. Kadılık görevi. Yargı. Vaktinde kılınmayan namazı veya tutulmayan orucu sonradan yerine getirme. İlçe, kaymakamlık.

Deniz dokuncaları : Deniz taşıtlarında yanların istemi dışında beliren ve gerçekleşebilen olağanüstü dokuncalar. (Güvenceciler bunların tümünü değil ancak bir bölümünü kabul ederler.).

 

Sakatlanma : Sakatlanmak işi.

Karşılıklı : İki kişi veya iki topluluğun arasında geçen ve karşılaşılan harekete eş değer bir hareketle beliren, mütekabil. Birbirine karşı bulunan. Birbiriyle ilgili olarak. Birbirlerine karşı bir biçimde.

Karşılık : Bir davranışın karşı tarafta uyandırdığı, gerektirdiği başka davranış, mukabele. Bir iş için ayrılmış para, ödenek, tahsisat. Bir şey alınırken karşı tarafa verilen başka şey, bedel. Cevap, yanıt. Bir dildeki bir sözü başka bir dilde aynı anlamda karşılayan söz.

Yapılmak : Yapma işine konu olmak. Gerçekleştirilmek, ortaya çıkarılmak.

Dokunca : Kötülüğe yol açan, sağlığı bozan şey. Zarar.

Kendisi : Kendisi.

Anlaşma : Anlaşmak durumu. Devletler arası siyasal, ekonomik, kültürel vb. alanlarda yapılmış olan uzlaşma ve bu uzlaşmanın tespit edildiği belge, uyuşma, itilaf, antant, konvansiyon. Sözleşme.

Yitirme : Yitirmek işi.

Belirli : Açık ve kesin olarak sınırlanmış veya kararlaştırılmış olan, muayyen.

Kalıtçı : Bir kalıttan yasalar gereğince yararlanan kimse, mirasçı, vâris.

Yapılma : Yapılmak işi. Yapılmış.

Kazala : Beyaz ve sarı tüylü, gagası sarı ve siyah renkli bir cins yaban ördeği.

Sonucu : Sonunda, sonra. Netice, nihayet, en son, âkıbet, en sonra, sonunda.

Yangın : Zarara yol açan büyük ateş. Hastalıkta ateş. Coşkunluk. Tutkun, düşkün, âşık.

Diğer dillerde Kaza güvencesi anlamı nedir?

İngilizce'de Kaza güvencesi ne demek ? : accident insurance