Kepçelemek nedir, Kepçelemek ne demek

Kepçelemek; spor alanında kullanılan bir kelimedir.

  • Yere düşmekte olan topu, iki eli kepçe biçimine getirip eğilerek yere değmeden kurtarmak

Kepçelemek tanımı, anlamı

Kepçe : Sulu yiyecekleri karıştırmaya ve dağıtmaya yarayan, uzun saplı, yuvarlak ve derince kaşık. Bu kaşığın alabildiği miktarda olan. Bu aracın alabildiği miktarda olan. Saplı bir çembere geçirilmiş olan, balık veya kelebek tutmada kullanılan ağ. Gemilerde, ortasında dümenevi bulunan yuvarlak kıç çıkıntısı. Güreşte hasmın arkasından bacakları arasına el sokma oyunu. Tahıl, kömür, kum vb.nin yüklenip boşaltılmasında kullanılan, tek veya iki çeneden oluşmuş motorlu araç. Erimiş madeni kalıba dökmek için kullanılan büyük kaşık

Kepçeleme : Kepçelemek işi.

Kurtarmak : Bir canlıyı bir felaketten, tehlikeden veya zor durumdan uzaklaştırmak. Birinin cezalandırılmasına engel olmak. Uzaklaştırmak. Kurtulmasını sağlamak. Kazandırmak, yeniden ele geçirmek. Bir şeye zarar gelmesini önlemek. Bir şeyin değerini karşılamak.

Kurtarma : Kurtarmak işi.

Değmede : Umulmaz, inanılmaz anlamında kullanılır: Gelecek seneye ucuzluk olacak diyorlar, değmede. Galiba, herhalde, zannederim. Güya, sanki: Değmede ben bununla zengin mi olacağım?. Her yerde, gelişigüzel yerde. Kolay kolay, her zaman. Her ne zaman.

 

Getiri : Faiz. Yarar. Kazanç.

Düşmek : Yer çekiminin etkisiyle boşlukta, yukarıdan aşağıya inmek. Fırsat çıkmak. Bazı deyimlerde "yürümek, birlikte gelmek" anlamlarında kullanılan bir fiil. Aşırı ilgi ya da sevgi göstermek. Vurmak, değmek, rastlamak. Bulunmak. Hızı, gücü, değeri azalmak. Yakışmak, uygun gelmek. Düşkünleşmek. Kötü bir sebeple istenmeden bir yerde bulunmak. Vücuda bol gelen giysi aşağı kaymak. Uğramak, kapılmak. Hava taşıtları kaza sonucu hızla yere inerek çarpmak. Yere devrilmek, yere serilmek. Atlanmak, aradan çıkmak, eksik kalmak. Eksilmek. Olmak, olumsuz bir duruma girmek. Bir yere ansızın gelmek, damlamak, tesadüfen gelmek. Telefon, sanal ağ vb. alanlarda bağlantı kurmak. Alışmak, müptela olmak. Belirli zamana rastlamak. Bayağılaşmak. Isı, basınç, ateş vb. eksilmek, azalmak. Bir bölüşme sonunda payına ayrılmak. İşbaşından uzaklaşmak. Yakışık almak. Vakti gelmeden ölü doğmak. Kötü yola girmek. Ödevi veya yetkisi içinde bulunmak. Savaşta savunulmaz duruma gelerek teslim olmak. Biriyle yaşama, çalışma, birlikte olma durumunda kalmak. Durduğu, bulunduğu, tutunduğu yerden ayrılarak veya dayanağını, dengesini yitirerek yukarıdan aşağıya inmek. Yağmak.

Biçim : Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz.

 

Değme : Değmek işi, temas. Seçkin, seçme. Her, herhangi bir, gelişigüzel, rastgele.

Düşme : Düşmek işi.

Kurt : Köpekgillerden, Avrupa, Asya ve Kuzey Amerika'da yaşayan, postu gri sarı renkli, yırtıcı, etçil memeli hayvan (Canis lupus). İşini iyi bilen, aldanmaz, kurnaz. Bir yeri, bir şeyi iyi bilen. Bazı böceklere veya bazı böcek kurtçuklarına verilen ad. Yumuşak vücutlu, uzun gövdeli, omurgasız, bacaksız, ayaksız veya çok ilkel ayaklı küçük hayvan. Güney gök küresinde, Akrep ile Boğa arasında bulunan takımyıldız.

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

Biçi : Erkek çocuk.

Topu : Hepsi.

Eğil : Diyarbakır iline bağlı ilçelerden biri.

İki : Birden sonra gelen sayının adı. Birden bir artık. Bu sayıyı gösteren 2 ve II rakamlarının adı.

Diğer dillerde Kepayang yağı anlamı nedir?

İngilizce'de Kepayang yağı ne demek ? : kepayang oil