Keratomalasi nedir, Keratomalasi ne demek
Keratomalasi; Veteriner alanında kullanılan bir sözcüktür.
Veterinerlikte sözlük anlamı:
Korneanın beslenme bozukluğu sonucu yumuşayıp yaralar göstererek stromasının erimesi. Mikrobiyal, lökositik veya korneal kökenli proteazların ve kollajenazların etkisiyle biçimlenir.
Keratomalasi tanımı, anlamı
Kera : Ocağın temel taşı. Bir çeşit turfanda armut. Ucu çengelli çoban değneği. Kere, defa
Kerat : Aşağılık, iğrenç kişi.
Keratom : Korneayı kesme işleminde kullanılan cerrahi bıçak.
Keratoma : Kerafilosel.
Beslenme bozukluğu : Bazı organ ve dokularda veya organizmanın bütününde şekil veya çalışma düzensizliği meydana getiren, bir veya birkaç beslenme görevinin bozulması.
Proteazlar : Peptit bağlarının hidrolizini katalize ederek proteinleri peptit ve amino asitlere parçalayan, hayvan beslemede yem katkı maddesi olarak kullanılan ve yem proteinlerinin sindirimi üzerine etkili olan, endopeptidaz ve ekzopeptidazları kapsayan hidrolaz sınıfına ait enzimler, peptit hidrolazlar, proteinazlar, peptidazlar, proteolitik enzimler. Kemotaktik etkiye ve nötrofıl granülositlerin kümelenmesine neden olan bir grup yangısal aracı.
Mikrobiyal : Mikropların sebep olduğu olay. Mikroorganizmaların neden olduğu olay.
Kollajenaz : Bazı bakterilerde bulunan ve özel olarak kollajeni parçalayan enzim.
Kollajen : Deri, kıkırdak, kemik, tendon ve ligament gibi bağ ve destek dokunun esas yapısını oluşturan ve üçlü heliks biçiminde fibröz yapıdaki protein. Hücreler arası maddede bulunan, prolin, hidroksiprolin ve glisin amino asitlerinden oluşan, üç polipeptit zincirinin üçlü sarmal biçiminde önce tropokollajen birimlerini bunlarında özel bir dizilişle polarize mikroskopla görülebilen çizgili bir yapı oluşturduğu, deride çeşitli yönlerde, tendonlarda aynı yönde uzanan fibriller biçiminde, bazal laminada tabaka biçiminde bulunabilen, tip I-V gibi gruplandırılan bir cins protein. Yara iyileşmesinde veya dikiş materyali olarak kullanılan, tendolardan elde edilen doğal materyal.
Beslenme : Vücut için gerekli besin maddelerini alma.
Kökenli : Asıllı. Belli bir kaynaktan çıkmış olan, bir kaynağa dayanan.
Lökosit : Akyuvar. [Bakınız: akyuvar].
Proteaz : [Bakınız: proteinaz]. Proteinlerin peptit bağlarını kopararak yıkılmasından sorumlu olan enzimler, peptidaz, proteinaz, proteolitik enzim. Proteinleri peptonlara ve amino asitlerine çeviren enzimler; pepsin, tripsin, peptidazlar gibi.
Göster : Gösteriş eyleminin yapılması için kılıçoyunu öğretmenince verilen komut.
Sonucu : Sonunda, sonra. Netice, nihayet, en son, âkıbet, en sonra, sonunda.
Stroma : Birçok organlarda içinde damarların ve sinirlerin uzandığı yumuşak doku. Kemik iliğinde ve lenfatik dokularda retiküler teller ile primitif retiküler hücreler ve sabit makrofajlardan yapılmış bir ağ şeklinde olan, ağın boşluklarında kan hücrelerini veren ana hücreler (hemositoblâst) ile diğer teşekkül etmiş kan hücreleri bulunan doku. Kloroplâstlarda ve mitokondrilerde iç zarın içinde kalan kısım. 3.Mantar hücreleri ile konak dokusu arasında spor taşıyan yapıların meydana getirdiği doku. 4.Kırmızı kan hücrelerinin hemoglobin ayrıldıktan sonra kalan saydam ince çerçevesi. Ovaryumda foliküllerin gömülü olduğu yumuşak, damarlı, ağsı yapı. Gözde saydam tabakanın kısımlarından biri. Kloroplast ve mitokondrilerde iç zarın içinde bulunan kısım. Birçok organda içinde damar ve sinirlerin uzandığı yumuşak doku. Kloroplastlarda ve mitokondrilerde iç zarın içinde kalan kısmı. Mantar hücrelerle konak dokusu arasında spor taşıyan yapıların meydana getirdiği doku. Bir organ veya oluşumda görev yapan unsurların oluşturduğu hücre kümesini çevreleyerek ona destek sağlayan bağ dokusundan oluşan iskelet, temel doku. Herhangi bir organın bağ dokusundan oluşan ve organa bağ ve destek sağlayan kesimi. Göze içindeki stroma; eritrosit stroması.
Kornea : Saydam tabaka.
Mikrob : Mikrop.
Mikro : Küçük, dar, makro karşıtı.
Bozuk : Bozulmuş olan. Kızgın, sıkıntılı. Madenî para, bozuk para. Görevini yapamaz duruma gelmiş (organ). Türk halk müziğinde, bağlamadan biraz büyük ve meydan sazından küçük dokuz telli bir saz. Kötümser, gergin, huzursuz, karışık.
Diğer dillerde Keratomalasi anlamı nedir?
İngilizce'de Keratomalasi ne demek ? : keratomalacia

Bu kısımda Keratomalasi nedir? Keratomalasi ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Keratomalasi tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Keratomalasi hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.