Keseneye vermek nedir, Keseneye vermek ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Götürü vermek : Bağı keseneye verdiniz mi?.

Teknik terim anlamı:

Bir şeyin hasılatını önceden götürü olarak satmak.

Keseneye vermek anlamı, tanımı

Kese : Cepte taşınan, içine para, tütün vb. konulan, kumaştan veya örgüden küçük torba. Kısa, kestirme (yol). Beş yüz kuruşluk para birimi. Bazı şeylerin üzerine geçirilen, kumaştan çanta biçiminde kap. Bir kimsenin mal varlığı. Su bitkilerinde içi hava ile dolu olan ve bitkinin suda yüzer durumda kalmasını sağlayan şişkinlik. Organizmanın bazı boşlukları. Bu küçük torba miktarında olan. Yıkanırken kir çıkartmak için ele geçirilen, vücudu ovmaya yarayan, bürümcükten, cep biçiminde bez

Kesen : Kesme işini yapan. Bir şekli özellikle bir üçgenin kenarlarını kesen doğru.

Kesene : Sözleşme, yazılı anlaşma. Götürü ya da toptan satış.

Verme : Vermek işi.

Vermek : Üzerinde, elinde ya da yakınında olan bir şeyi birisine eriştirmek, iletmek. Kök veya gövdeleri sonuna -ı (-i, -u, -ü) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek tezlik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Sahip olmasını sağlamak. Düşünce veya bilgi anlatan şeyleri başkalarına iletmek, bildirmek. Herhangi bir duruma yol açmak. Tespit etmek. Herhangi bir şey ortaya çıkarmak, oluşturmak. Kazandırmak, katmak. Doğurmak. Ondan bilmek, atfetmek. Döndürmek, çevirmek, yöneltmek. Cinsel yönden kendisini kullandırmak. Kızı, kadını biriyle evlendirmek. Ödemek. Ayırmak, harcamak. Bırakmak veya bağışlamak. Bitki ve ağaç, ürün üretmek. Yaymak. Bir şey üzerinde etki yapmak, biçimini değiştirmek. Dayamak. Satmak. Hepsini herhangi bir duruma sokmak.

 

Hasılat : Ürün. Gelir, kazanç.

Önceden : Başlarken, başlangıçta, daha önce, evvelce.

Satmak : Bir değer karşılığında bir malı alıcıya vermek. Bir yolunu bularak birinden ayrılmak. Bir kimse, kendini veya başkasını olduğundan daha önemli, yetkili ve değerli göstermek. Kendinde olmayan bir şeyi var gibi göstermek, taslamak. Bir çıkar karşılığında bir şeyi gözden çıkarmak, feda etmek.

Götürü : Fiyatı veya ücreti toptan belirlenen (iş vb.). Fiyatını toptan belirleyerek.

Hasıla : Bir işten elde edilen sonuç.

Verdi : Bir borudan bir saniyede geçen suyun miktarı. Bir iletken telden bir saniyede geçen elektriğin miktarı.

Hasıl : Olan, ortaya çıkan, görünen.

Satma : Satmak işi.

Götür : Gider.

Hası : Hangisi?. Altı ayı geçmiş ve enenmiş keçi.

Olar : Onlar. Onlar (III. çokluk şahıs zamiri).

Diğer dillerde Keseneli sözleşmesi anlamı nedir?

İngilizce'de Keseneli sözleşmesi ne demek ? : subscription policy