Keşen nedir, Keşen ne demek

Keşen; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de isim olarak kullanılır.

  • Zincirden yular veya ayak kösteği

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Peştemal, bir çeşit başörtüsü.

Tırmık.

Çeşit, tür.

Yayılmış, azmış yara.

[Bakınız: keşan].

Sürülen tarladaki iri toprak parçalarını ufaltmak için çekilen çalı, tahta sürgü.

Donmuş boz renkli toprak.

[Bakınız: keşenk].

Badana.

Su kovası.

Dert, sıkıntı.

Kırmızı, özlü yapışkan toprak.

Keşen anlamı, tanımı

Keşeneş olmak : Yaradaki irin koyulaşmak

Keşeniş : Kangren.

Keşenişe karmak : Kangren olmak : Yaraya iyi bak keşenişe karmasın. İş uzayıp olamaz duruma gelmek : Bu bizim iş artık keşenişe kardı.

Keşenk : Kırmızı, özlü yapışkan toprak.

Ayak kösteği : Karşı güreşçinin bir ayağını iki bacak arasına alıp kıstırma.

Ufaltmak : Büyük olan bir şeyi daha küçük duruma getirmek, küçültmek.

Yapışkan : Yapışma özelliği olan. Yapıştırıcı. Gitmek bilmeyen.

Kırmızı : Al, kızıl renk. Bu renkte olan.

Çekilen : Grip hastalığı: Çekilene tutuldum. Ortada çekilen var.

Sıkıntı : İşsizlik, tekdüzelik, bezginlik vb. sebeplerden doğan ruhsal yorgunluk, cefa, eziyet. Bir bozukluğun, karışıklığın sebep olduğu etkili ve sürekli yorgunluk, mihnet. Bulunmama durumu. Yokluk ve parasızlığın yol açtığı geçim darlığı. Sorun, mesele, sendrom, problem.

 

Başörtü : Başörtüsü.

Ufaltma : Ufaltmak işi.

Zincir : Birbirine geçmiş bir sıra metal halkadan oluşan bağ. Altın ya da gümüşten yapılmış takı. Taşıtların kar veya buzda kaymaması için tekerleklerine takılan alet. Hükümlülerin eline, ayağına vurulan demir bağ. Art arda gelen şeylerin oluşturduğu dizi.

Tırmık : Tırnak beresi. Kabartılmış toprağın taşını, çöpünü ayıklamak için kullanılan seyrek dişli, tarak biçiminde araç.

Toprak : Yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik cisimlerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü. Memleketli. Kara. Yer kabuğunun bu bölümünden yapılmış. Arazi, tarla. Ülke.

Renkli : Beyaz dışında başka rengi veya renkleri olan. Doğadaki renkleri olduğu gibi görüntüye aktarmayı gözeten film. Neşeli, canlı, ilgi çekici. Kendine özgü, ilginç, çarpıcı nitelikleri olan (kimse).

Kırmız : Kırmız böceğinden çıkarılan parlak al boya, çiçek boyası.

Badana : Duvarları boyamak için kullanılan sulandırılmış kireç veya boya.

Parçal : Kesinti, ulak. Kalan, faiz: Niye paranın parçalını alıyı?.

Diğer dillerde Kestirme deney anlamı nedir?

İngilizce'de Kestirme deney ne demek ? : straight-forward experiment