Kolumnar nedir, Kolumnar ne demek

Kolumnar; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Silindirik.

Hücreleri kolonlar biçiminde olan epitel dokusu. Hücreler yan yana duran domino taşlarına benzer.

Teknik terim anlamı:

Hücreleri sütun biçiminde olan epitel doku.

Kolumnar tanımı, anlamı

Kolumna : Direk, sütun, kolon

Kolumnaris hastalığı : Tatlı su ve deniz balıklarında Cytophaga columnaris ve Flexibacter maritimus’un neden olduğu vücüdun baş, solungaç, yüzgeçler dorsal ve lateral bölgelerinde etrafı kırmızı bir haleyle çevrili, yuvarlak veya oval gri beyaz lekeler, ülserler ve lezyonların oluşmasıyla karakterize bulaşıcı ve öldürücü bakteriyel enfeksiyon.

Zona kolumnaris ani : Anüsün Linea anorectalis denilen çizgiyle rektumdan ayrılan kısmı.

Epitel doku : Embriyonun endoderm, ektoderm ve mezoderm tabakalarından köken alan, örtü epiteli, bez epiteli, kassı epitel (miyoepitel) ya da duyu epiteli (nöroepitel) olarak sınıflandırılan, birbirine sıkıca bağlanmış hücreler ve az miktardaki hücreler arası maddeden oluşan doku. Embriyonun endoderm, ektoderm ve mezoderm katmanlarından köken alan, örtü epiteli, salgı epiteli, kassal epitel, duyu epiteli ve emilmeyi sağlayan epitel olarak sınıflandırılan, hücrelerin yan yana ve üst üste dizilmeleriyle oluşan, hücreler arası maddesi az olan ve hücre farklılaşması sonucu biçimlenen dört dokudan biri.

 

Silindirik : Silindirle ilgili, silindir biçiminde.

Yan yana : Birbirinin yanında olan. Biri ötekinin yanında olarak.

Silindir : Alt ve üst tabanları birbirine eşit dairelerden oluşan bir nesnenin eksenini dikey olarak kesen, birbirine paralel iki yüzeyin sınırladığı cisim, üstüvane. Motorlu taşıtların motorunda pistona güçlü bir itiş sağlamak için gaz karışımının yandığı veya patladığı yer. Metalleri inceltme, kumaşları parlatma, kâğıt üzerine baskı yapma vb. işler için sanayide kullanılan merdane, silindir makinesi. Silindir şapka. Yol yapımında toprağı sıkıştırarak düzleştirmek için kullanılan genel olarak motorlu araç.

Yan yan : Yanlamasına.

Epitel : Tek veya çok hücreden oluşan, vücudun bütün dış ve iç yüzeylerini kaplayan doku, epitelyum.

Domino : Üzerleri noktalarla işaretli dikdörtgen biçiminde yirmi sekiz taşla masa üzerinde oynanan bir oyun. Maskeli balolarda giyilen kukuletalı uzun giysi.

Benzer : Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil. Benzeşim. Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör.

Duran : Topraktan yapılmış yayık. Dağ yolu. Yaşayan, varlığını sürdüren. Kalan. Dingin, sakin, huzurlu. Kastamonu kenti, Çatalzeytin ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Şanlıurfa ilinde, Harran ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Dokus : Dokuz.

Sütun : Herhangi bir maddeden yapılan, zaman zaman üstünde çıkıntılı bir bölüm olan, genel olarak bir altlığa, bazen doğrudan doğruya yere dayalı silindir biçiminde düşey destek, kolon. Oldukça yükseğe çıkan ve silindire benzeyen şey. Alt alta sıralanmış şeyler dizisi. Gazete, dergi, kitap vb. yazılı şeylerde, sayfanın yukarıdan aşağıya doğru ayrılmış olduğu dar bölümlerden her biri, kolon. Bir tablo veya grafikte düşey durumdaki yüzey.

 

Biçim : Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz.

Hücre : İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi, göze. Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda. Küçük oda. Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk.

Kolon : Sütun. Katlardaki döşemeleri birbirlerine bağlayan düşey boru. Kalın bağırsağın gödenden önceki bölümü.

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

Epit : Araba tekerleğini meydana getiren ağaçlar.

Kolo : Boynuzlu olması gerektiği halde, boynuzsuz ya da kısa ve kırık boynuzlu olan hayvan.

Diğer dillerde Kolumnar anlamı nedir?

İngilizce'de Kolumnar ne demek ? : columnar