Komşuluk hakkı nedir, Komşuluk hakkı ne demek

Komşuluk hakkı; Şehir alanında kullanılan bir kelimedir.

Teknik terim anlamı:

Bir komşuluk biriminde birbirine yakın yapılarda yaşayan ya da çok katlı bir barkta oturmakta olan kimselerin, komşularından kendi dirlik ve düzenliklerine, sessizlik ve sakınçlarına saygı göstermelerini beklemek yetkisi.

Komşuluk hakkı anlamı, kısaca tanımı

Hakk : Hak. Hak, hisse

Hakkı : Doğrulukla, hakla ve adaletle ilgili.

Komşu : Konutları yakın olan kimselerin birbirine göre aldıkları ad. Sınır ortaklığı bulunan, mücavir.

Komşuluk : Komşu olma durumu. Komşularla olan ilişki.

Komşuluk birimi : Dar bir alanda yer alan, daha çok yüzyüze ve kişisel ilişkilerin egemen olduğu, üyeleri, yürüme uzaklığı içindeki ilkokul, oyunyeri, gezilik, bakkal ve manav gibi ortak kent kolaylıklarından güçlük çekmeden yararlanabilen küçük yerleşme birimi. bk. mahalle.

Sessizlik : Ortalıkta gürültü olmama durumu, sükût.

Düzenlik : Geçim, uyuşma. Rahat, asayiş, barışıklık, dirlik, intizam.

Gösterme : Göstermek işi. Teşhir, sergileme.

Komşular : Zonguldak şehri, Devrek belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Beklemek : Bir iş oluncaya, biri gelinceye değin bir yerde kalmak, durmak. Karşılaşma ihtimali bulunmak. Süre tanımak, acele etmemek. Bir şeyi, bir kimseyi gözetmek, korumak, muhafaza etmek. Oyalanmak. Aramak, istemek. Ummak.

 

Düzenli : Düzeni olan, yerli yerinde, kararlı, tertipli, muntazam. Sistemli, nizamlı, metodik.

Bekleme : Beklemek işi.

Birbiri : Karşılıklı olarak bir diğeri.

Oturmak : Vücudun belden yukarısı dik duracak biçimde ağırlığı kaba etlere vererek bir yere yerleşmek. Toprak veya yapı çökmek, aşağı inmek. Benimsenmek, yerleşmek, kökleşmek. Yer almak, geçmek. Hiçbir iş yapmadan boş vakit geçirmek, boş durmak. Bir yerde sürekli olarak kalmak, ikamet etmek. Bir işi yapmakta olmak, bir işe başlamak üzere olmak. Sıvı tortuları dibe çökmek, dipte toplanmak. Bu biçimde yerleştiği yerde kalmak. Belli bir yörüngede dönmeye başlamak. Biriyle beraber yaşamak. Uygun gelmek, ölçüleri tam olmak. Herhangi bir durumda belli bir süre kalmak.

Oturma : Oturmak işi. Kısa süre için konukluğa gitme.

Birbir : Yabancı olmayan, akraba, yakın. Akraba, yakın.

Göster : Gösteriş eyleminin yapılması için kılıçoyunu öğretmenince verilen komut.

Sakınç : Bir konutta oturanların, dışardan ve komşu yapılardan belli bir görünme uzaklığında, barış ve sessizlik içinde bulunmalarını sağlayan niteliği.

Dirlik : Yaşayış, hayat, sağlık, varlık, geçim. Huzur, erinç. Osmanlı Devleti'nde bir hizmete karşılık olmak üzere bir kimseye devletçe verilen aylık veya bir yere bağlı gelir.

Diğer dillerde Komşuluk hakkı anlamı nedir?

İngilizce'de Komşuluk hakkı ne demek ? : vicinity rights