Kopuklu nedir, Kopuklu ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Halı dokunurken toz ve kırpıntının içine karışan kopuk iplikler.

Kopuklu tanımı, anlamı

Kopuk : Kopmuş. Toplum kurallarına aldırmayan erkek, işsiz, güçsüz, serseri

Kopukluk : Kopuk olma durumu. Kopuğa yaraşır davranış.

Kırpıntı : Kırpılan şeyden kalan küçük parça.

İçine : İçin edatı.

Karış : Parmaklar birbirinden uzak duracak biçimde gergin duran elde, başparmak ile serçe parmağın uçları arasındaki açıklık.

İplik : Pamuk, keten, yün, ipek, naylon vb. dokuma maddelerinin uzun, ince liflerinden her biri. Bu liflerin birlikte bükülmüş ve çekilmiş durumu. Fasulye, bakla vb. sebzelerin veya bazı meyvelerin lifi.

Kırpı : Ekin biçilirken tarlaya dökülen başaklar. Kıyı kırpı, köşe bucak.

Kırp : Donmuş kar. Havanın biraz ısınmasiyle satıhtan erimeye başlamış, fakat, yeni bir soğukla buzlaşmış kar; üzerinde yüründüğünde yalnız ayakların bastığı kısımlar çöker, ve çökerken 'kırp' diye ses çıkarır.

Doku : Bir vücudun veya bir organın yapı ögelerinden birini oluşturan hücreler bütünü, nesiç. Bir bütünün yapısı ve özelliği.

İçin : Amacıyla, maksadıyla. Düşüncesince, kendince, göre. Özgü, ayrılmış. Ant deyimleri yapan bir söz. Karşılığında, karşılık olarak. Oranla, göz önünde tutulursa. Uğruna, yoluna. -den dolayı, -den ötürü. Neden ve sonuç belirten bir söz. Hakkında. Süre belirten bir söz.

 

Karı : Bir erkeğin evlenmiş olduğu kadın, eş, refika, zevce. Kadın. Yaşlı, ihtiyar.

Halı : Yere veya mobilya üstüne serilmek, duvara gerilmek için, genellikle yünden dokunan, kısa ve sık tüylü, nakışlı, kalın yaygı.

Toz : Çok küçük ve hafif parçacıklara bölünmüş toprak. Çok küçük parçacıklara bölünmüş olan herhangi bir madde. Bu durumda olan.

Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.

Diğer dillerde Koprozoik anlamı nedir?

İngilizce'de Koprozoik ne demek ? : coprozoic