Koyuk nedir, Koyuk ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Etkili, dokunaklı, acıklı, içli (ses, şarkı vb.).
Dağın ve kayanın kuytu yeri.
Boşluk, kovuk.
Teknik terim anlamı:
Hazin, müessir, dokunaklı.
Koyuk anlamı, kısaca tanımı
Koyu : Yoğunluğundan dolayı güç akan, sulu karşıtı. Yazı karakterinin daha belirgin olarak yazılmış biçimi. Rengi açık olmayan, daha belirgin, açık karşıtı. Derin, hararetli. Aşırı (davranış, düşünce vb.)
Koyuk koyuk : Yanık yanık, içli içli.
Etkili doku : Dokunun, Rockwell C-50 değerindeki sertliğe dek olan kalınlığı.
Dokunaklı : Etkili, insanın içine işleyen, müessir, patetik.
Müessir : Dokunaklı. Etkili. Etken.
Etkili : Etkisi olan, tesirli, müessir, patetik.
Boşluk : Oyuk, çukur, kapanmamış yer. Boş olma durumu. Boş olan yer. Eksiklik, yoksunluk duygusu. Kesinti, kopukluk. Boş geçen süre.
Acıklı : Acındıracak, acı verecek nitelikte olan, dokunaklı, üzücü, koygun. Acı görmüş, yaslı, kederli.
Dağın : Çitlembik ağacı ve meyvesi.
Kovuk : Bir şeyin oyuk durumunda bulunan iç bölümü.
Şarkı : Tonlama değişiklikleriyle çeşitli duygular uyandıran uyumlu, ezgili insan sesleri dizisi. Divan edebiyatında, bestelenmek için dörtlükler biçiminde ve uyaklı olarak yazılmış olan şiir biçimi. Klasik Türk müziğinde aşk üzerine söylenen, nakaratı ve ara nağmesi olan parça. Ezgi, müzik parçası, melodi, liet.
Kuytu : Issız, sessiz ve göze çarpmayan, tenha (yer). Uğrak olmayan, içerlek, sapa (yer). Güneş ışığı veya rüzgâr almayan (yer).
Kayan : Kayarak yer değiştiren. Dağdan inen sel. Yassı, düz, kat kat oluşmuş taş.
Hazin : Hüzünlü.
Dağı : Tarlalarda biten yabani otları yok etme. Eş erke ve oylumlu dizgelerden hangisinin daha çok olasılığı bulunduğunu ölçen temel ısıldevim-bilimsel nicelik. [Bakınız: dakı].
Etki : Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir. Bir kimse üzerinde bırakılan izlenim. Bir etken veya bir sebebin sonucu, yardım.
Doku : Bir vücudun veya bir organın yapı ögelerinden birini oluşturan hücreler bütünü, nesiç. Bir bütünün yapısı ve özelliği.
Kovu : Çekiştirme, yerme, kötüleme, dedikod. Çukur ve bataklık yer. Dedikodu, yergi. [Bakınız: kov].
Acık : Dağlarda yetişen bir çeşit yabani elma. Biraz, azıcık, pekaz. Öç, intikam, kin, garaz. İnat, zıddiyet, nisbet. Keder, ıstırap, elem. Merhamet, şefkat. Hiddet, gazap, öfke. [Bakınız: acığ]. Sıkıntı, eziyet: Şu işi görürken bana acık etme. [Bakınız: acalma]. Yaban armudu, ahlat. Sumak yaprağı, nar, ceviz, palamut kabuğu, şap gibi şeylerden yapılan ve içine boyanacak bez atılan sıvı. Azıcık, biraz. Acı, dert, ıstırap.
Kaya : Büyük ve sert taş kütlesi. Kayaç.
Diğer dillerde Koyu tutkal anlamı nedir?
Osmanlıca Koyu tutkal : koyu tutkal

Bu kısımda Koyuk nedir? Koyuk ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Koyuk tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Koyuk hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.