Kuşgöz nedir, Kuşgöz ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Başı, yalnız sağ gözü açıkta bırakır durumda örtme biçimi.

Kuşgöz anlamı, kısaca tanımı

Kuşgözü akçaağaç : Kesilmiş gövde yüzeyinde kuşgözüne ya da budağa benzeyen noktalar bulunan akçaağaç türü

Kuşgözü kaplama : Kuşgözü akçaağaçtan çıkarılan ve genellikle soyma yöntemi ile elde edilen bir tür kaplama.

Kuşgözü : Ev, villa vb. konutların çatı katlarını aydınlatmaya yarayan küçük pencere.

Gözü açık : Uyanık, becerikli (kimse).

Gözü aç : Açgözlü.

Yalnız : Yanında başkaları bulunmayan. (ya'lnız) Yalnızca. Ama. (ya'lnız) Yanında başkaları olmayarak. Toplumsal ilişkilerden yoksun veya yoksun bırakılan kişi.

Bırakı : Bırakılmış, terkedilmiş, eskimiş, beğenilmeyip atılmış, artık.

Biçim : Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz.

Örtme : Örtmek işi. Başörtüsü. Üstü kapalı, önü açık yer.

 

Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.

Biçi : Erkek çocuk.

Duru : Bulanıklığı olmayan, temiz, berrak. Pürüzsüz (ten). Arınmış, karışık olmayan (dil, üslup vb.).

Bıra : Birader, kardeş. Bu yer, bk. bire, bura.

Açık : Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.

Sağ : Vücutta kalbin bulunduğu tarafın karşısında olan, sol karşıtı. Boksta sağ yumrukla vuruş. Sağlam, esen. Ekonomi ve siyasette gelenekçi (görüş). Bu taraftaki yön. Yaşamakta olan. Katkısız.

Diğer dillerde Kuşdili anlamı nedir?

İngilizce'de Kuşdili ne demek ? : idiglassia, idiglalia

Osmanlıca Kuşdili : mantık-ut-tayr