Kuruluşçuluk nedir, Kuruluşçuluk ne demek

Kuruluşçuluk; Edebiyat alanında kullanılan bir sözcüktür.

Edebi anlamı:

Yirminci yüzyıl başlarında çıkan ve sanatta bir şeyin parçalarından ziyade bütününün kuruluşuna önem veren öncü haraket.

Kuruluşçuluk tanımı, anlamı

Kuru : Suyu, nemi olmayan, yaş ve nemli karşıtı. Katıksız, yanında başka şey olmayan (yiyecek). Zayıf, çelimsiz, arık, sıska, kaknem. Canlılığını yitirmiş (bitki). Daha sonra kullanılmak için kurutulmuş, taze ve yeşil karşıtı. Heyecanı, tadı olmayan, tekdüze. Kuru fasulye. Salgısı olmayan. Etkisi ve sonucu olmayan. Döşenmemiş, çıplak. Yağış almayan veya üzerinde bitki olmayan. Akıcı olmayan, duygudan yoksun

Kurul : Bir işi yapmak, yönetmek veya bir kurum ve kuruluşu temsil etmek için görevlendirilmiş kişilerden oluşmuş topluluk, heyet, konsey, asamble.

Kurulu : Kurulmuş olan, yerleşmiş, oturmuş.

Kuruluş : Kurulma işi. Yapı, yapılış, bünye. Bir sefer kuvvetini oluşturan birliklerin yapısı. Kasılma. Topluma hizmet, üretim, tüketim vb. amaç ve görevlerle kurulan her şey, tesis.

Yirminci : Yirmi sayısının sıra sıfatı, sırada on dokuzuncudan sonra gelen.

Yüzyıl : Yüzyıllık süre, asır. İçinde yaşanılan zaman. Milat başlangıç alınarak 1-100, 101-200, 201-300 vb. olarak sayılan yüzyıllık dönem.

 

Ziyade : Çok, daha çok, daha fazla.

Parçal : Kesinti, ulak. Kalan, faiz: Niye paranın parçalını alıyı?.

Başlar : Meşru olmayan çocuk, piç. Antalya kenti, İbradı ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Yirmi : On dokuzdan sonra gelen sayının adı. Bu sayıyı gösteren 20 ve XX rakamlarının adı. İki kere on, on dokuzdan bir artık.

Başla : Yönetmenin oyunculara bir çevirimin başında verdiği komut; oyuna başlama komutu. Yumruklaşma oyununa başlatmak için orta hakemin verdiği komut.

Harak : Üzerinde küçük dalcıklar bulunan kesilmiş ağaç dalı: Kirezi budadım, dallarını harak halinde kapıya getirdim.

Veren : Yokuş. Çürük, yıkılmış, çökmüş yapı ve benzerleri için.

Sanat : Bir duygu, tasarı, güzellik vb.nin anlatımında kullanılan yöntemlerin tamamı veya bu anlatım sonucunda ortaya çıkan üstün yaratıcılık. Bir şey yapmada gösterilen ustalık. Bir meslekte uyulması gereken kuralların tümü. Zanaat. Belli bir uygarlığın veya topluluğun anlayış ve zevk ölçülerine uygun olarak yaratılmış anlatım.

Çıkan : Çıkarma işleminde bütünden alınan sayı.

Parça : Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan ya da artakalan şey. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Nesne. Tane. Güzel, alımlı kız veya kadın. Müzik eseri. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Pasaj.

Bütün : Eksiksiz, tam. Bozuk olmayan (para). Birlik, tamlık. Parçalanmamış. Çok sayıdaki varlık ve nesnelerin hepsi.

Diğer dillerde Kuruluşçuluk anlamı nedir?

Fransızca'da Kuruluşçuluk nedir ? : structuralisme