Larus marinus nedir, Larus marinus ne demek

Larus marinus; Biyoloji, Zooloji alanlarında kullanılan bir terimdir.

Biyoloji'deki anlamı:

[Bakınız: büyük kara başlı martı].

Zooloji'deki anlamı:

[Bakınız: büyük kara-başlı martı].

Larus marinus hakkında bilgiler

Büyük kara sırtlı martı (Larus marinus), Avrupa ve Kuzey Amerika kıyıları ile Kuzey Atlantik adalarında görülen irice bir martı türüdür. Boyları 61-74 cm, kanat açıklıkları 1,4-1,7 m kadardır. İri ve güçlü bir gagaya sahiptirler. 3-5 yumurta bırakırlar.

Larus marinus tanımı, anlamı

Marin : Denize ait

Büyük kara başlı martı : Yağmur kuşları (Charadriiformes) takımının, martıgiller (Laridae) familyasından, 60-70 cm kadar uzunlukta, sırtı kara, karnı ak, ayakları et renginde, Kuzey Avrupa'da yaşayan bir tür. (Larus marinus) Yağmurkuşları (Charadriiformes) takımının martıgiller (Laridae) familyasından bir kuş türü. Uzunluğu 60-70 cm. Sırtı karamsı, karnı akdır. Ayakları et rengindedir. Kuzey Avrupada yaşar.

Kara başlı martı : Yağmur kuşları (Charadriiformes) takımının, martıgiller (Laridae) familyasından, 35 cm kadar uzunlukta, sırtı kül rengi, karnı ak, başı kara, gagası ve ayakları kırmızı olan, Akdeniz ve Karadeniz'de yaşayan bir tür. (Larus melanocephalus) Yağmurkuşları (Charadriiformes) takımının martıgiller (Laridae) familyasından bir kuş türü. Uzunluğu 35 cm. Sırtı külrengi, karnı ak, başı karadır. Gagası ve ayakları kırmızı olur. Akdeniz ve Karadenizde yaşar.

 

Açıklıkla : Açık bir biçimde, açık olarak.

Karabaşlı : Zonguldak ilinde, Devrek ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Kara baş : Dertli baş. Akılsız.

Karabaş : Çoban köpeği. Kışa dayanıklı sert buğday. Evlenmemiş, evlenmek istemeyen erkek. Rahip. Ballıbabagillerden, çiçekleri mavi veya menekşe renginde başakçıklar durumunda olan güzel kokulu bir bitki (Lavandula stoechas). Bir hücreli özel bir asalağın, hindinin karaciğerine yerleşerek yaptığı, büyük ölçüde ölümlere yol açan kümes hastalığı.

Yumurta : Bir dişinin vücudunda oluşan, yumurtlama ve döllenmeden sonra aynı türden bir canlı oluşturan hücre. Er bezi. Çorap onarmakta kullanılan, yumurta biçiminde, genellikle tahta veya mermerden kalıp. Tavuk yumurtası. Kanatlı hayvanların çoğalmasını sağlayan kabuklu bir besin maddesi.

Amerika : Dünya üzerinde yer alan bir kıta.

Açıklık : Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.

Avrupa : Dünya üzerinde yer alan kıtalardan biri.

Adalar : İstanbul iline bağlı ilçelerden biri.

Türüdü : 1.Başkasının sırtından geçinen. 2.Sonradan görmüş. 3.Saygısız, haylaz, serseri. 4.Soyu sopu belli olmayan. Hırsız.

Bırakı : Bırakılmış, terkedilmiş, eskimiş, beğenilmeyip atılmış, artık.

 

Başlı : Başı olan.

Kadar : Ölçüsünde, derecesinde. Miktarda, derecede. Gibi. Denli. Büyüklüğünde, genişliğinde. Süre belirten bir söz. Bir sayıdan sonra geldiğinde kesinlikle belli olmayan bir niceliği belirten söz. Dek.

İrice : İriye yakın, biraz iri.

Kanat : Kuşlarda ve böceklerde uçmayı sağlayan organ. Fırıldak biçiminde olan şeylerde kol. Meclis, parti vb. topluluklarda düşünce yönünden özellik gösteren taraflardan her biri. Balıklarda yüzgeç. Angıç. Yan, taraf. Futbol, hentbol vb. takım oyunlarında hücum hattının sağ ve sol bölümü. Bir uçağın havada durmasını sağlayan taşıyıcı aerodinamik güçlerin etkilediği yatay yüzey. Kapı, pencere, dolap gibi dikine açılıp kapanan şeylerin kapağı. Savaş düzenindeki ordunun iki yanından her biri, cenah.

Atlan : Ün, nam, şöhret. Değer, önem.

Kuzey : Sağını doğuya, solunu batıya veren kimsenin tam karşısına düşen yön, dört ana yönden biri, şimal, güney karşıtı. Yıldız. Bulunduğu noktaya göre kuzeyde kalan yer.

Diğer dillerde Large fret anlamı nedir?

Osmanlıca Large fret : geniş perde demiri