Likidite oranı nedir, Likidite oranı ne demek
Likidite oranı; İktisat alanında kullanılan bir sözcüktür.
İktisat terim anlamı:
Bir işletmenin kısa dönemde likit varlıklarının cari yükümlülüklerine oranı biçiminde hesaplanan, kısa dönemli borçların ödenebilme gücünü gösteren ölçüt.
Likidite oranı anlamı, kısaca tanımı
Oran : Büyüklük, nicelik, derece bakımından iki şey arasında veya parça ile bütün arasında bulunan bağıntı, nispet, rasyo. İki şeyin birbirini tutması, karşılıklı uygunluk, tenasüp. İki büyüklük, iki nicelik arasındaki bağıntı. Akıl yoluyla gerçeğe yakın olduğuna inanılarak verilen yargı, tahmin.
Cari yükümlülükler : İşletmenin bir yıl içerisinde ödemesi gereken borç ve hissedarlarının mülkiyet hakları toplamı.
Likit varlıklar : Birinci dereceden likit varlıklar ve ikinci dereceden likit varlıklar toplamı. [Bakınız: birinci dereceden likit varlıklar].
Yükümlülük : Yapılması zorunlu olan iş veya bir işi yapma zorunluluğu, yükümlülük, yüküm, mükellefiyet, mecburluk, mecburiyet.
Kısa dönem : Firmanın üretim sürecinde kullandığı girdilerin bir kısmının miktarını, dolayısıyla üretim miktarını değiştirebileceği kadar kısa bir zaman aralığı. karşılığı çok kısa dönem, uzun dönem.
Varlıklar : Bir tecimenin ya da ortaklığın para ile değerlendirilebilen malları ve haklarının toplamı. Bir tecimen ya da ortaklığın toplanabilecek alacaklarını da kapsamak üzere belirli bir süredeki taşınır ve durağan mallarının tümünün para olarak karşılanabilen değeri.
Gösteren : Gösterilenle birleşerek göstergeyi oluşturan ses veya sesler bütünü.
İşletmen : Bilgisayar vb. teknik aletleri işleten kimse, operatör.
Yükümlü : Bir şeyi yapma zorunluluğu olan, memur, mükellef.
İşletme : İşletmek işi. İş yeri. Tarım, sanayi, ticaret, bankacılık vb. iş alanlarında, kâr amacıyla bir sermaye yatırılarak kurulan kurum. Bir kuruluşu verimli bir duruma getirip kazanç sağlama yöntemi.
Dönemli : Devri. -edimler: devri edâlar. Belli zaman aralıklarında eş özellikleri yineleyen olayların genel niteliği.
Varlık : Var olma durumu, mevcudiyet. Kalıcı olan, gelip geçici olmayan şey. Para, mal, mülk, zenginlik, variyet. Var olan her şey. Canlı varlıkların sayısal yoğunluğu veya dağılımı, popülasyon. Önemli, yararlı, değerli şey. Ömür, hayat.
Göster : Gösteriş eyleminin yapılması için kılıçoyunu öğretmenince verilen komut.
Yüküm : Yükümlülük.
Varlı : Varlıklı. [Bakınız: varlu]. Kars kenti, Digor ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
Biçim : Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz.
Ölçüt : Bir yargıya varmak veya değer vermek için başvurulan ilke, kıstas, mısdak, kriter.
Dönem : Belli özellikleri olan zaman parçası, periyot. Bir çağ içinde belli özellikleri olan sınırlı süre. Yarıyıl. Yasama meclisinin iki seçilişi arasındaki süre, devre.
Hesap : Aritmetik. Bankadaki işlemlerin yapılabilmesi için kişi, kurum ve kuruluşlar adına düzenlenen çizelge. Alacaklı ya da borçlu olma durumu. Ödenecek ücretin dökümünü ve tutarını gösteren kâğıt, hesap pusulası, adisyon. Oranlama, tahmin. Bir girişimin, bir işin başarıya ulaşması için alınan önlemlerin bütünü. Matematiksel işlem. Tutum, durum, anlayış.
Diğer dillerde Likidite oranı anlamı nedir?
İngilizce'de Likidite oranı ne demek ? : liquidity ratio


Bu kısımda Likidite oranı nedir? Likidite oranı ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Likidite oranı tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Likidite oranı hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.