Mankurtlaşmak nedir, Mankurtlaşmak ne demek

  • Ulusal kimlikten uzaklaşmak, içinde bulunduğu topluma yabancılaşmak

Mankurtlaşmak anlamı, tanımı

Mank : Sersem, ahmak. Ağır başlı kişi. Durgun, rüzgârsız hava. Ahmak, akılsız, mankafa, sersem

Mankur : Sığırları boyunduruğa bağlamaya yarayan ve boyunlarına geçirilen “u” biçimindeki ağaç. Bir ucunu hayvanın boynuna, öteki ucunu yere çakmaya yarayan odun kazığa bağlı hayvan bağı.

Mankurt : Ulusal kimlikten uzaklaşan, içinde bulunduğu topluma yabancılaşan.

Mankurtlaşma : Mankurtlaşmak durumu.

Yabancılaşmak : Tanımaz, bilmez duruma gelmek, yabancı olmak, bigâne düşmek. Alışamamak, yadırgamak, yabancılık çekmek.

Yabancılaşma : Yabancılaşmak işi. Belli tarihsel şartlarda insan ve toplum etkinlikleri ürünlerinin, bu etkinliklerden bağımsız ve bunlara egemen olan ögelerin değişik biçimde kavranması.

Uzaklaşmak : Bir şeyden, bir yerden veya kimseden ayrılıp uzağa gitmek. Yabancılaşmak, ilgisi azalmak.

Uzaklaşma : Uzaklaşmak durumu.

Yabancıl : Uzak, yabancı ülkelerle ilgili, bu ülkelerden getirilmiş, egzotik.

Yabancı : Başka bir milletten olan, başka devlet uyruğunda olan (kimse), bigâne, ecnebi. Aynı türden, aynı çeşitten olmayan. Belli bir yere veya kimseye özgü olmayan. Bir konuda bilgisi, deneyimi olmayan. Aileden, çevreden olmayan (kimse veya şey), özge. Başka bir milletle ilgili olan. Tanınmayan, bilinmeyen, yad.

 

Ulusal : Millî.

Kimlik : Toplumsal bir varlık olarak insanın nasıl bir kimse olduğunu gösteren belirti, nitelik ve özelliklerin bütünü. Kişinin kim olduğunu tanıtan belge, kimlik belgesi, tanıtma kartı, hüviyet. Herhangi bir nesneyi belirlemeye yarayan özelliklerin bütünü.

İçinde : Süresince, zarfında. ile dolu bir biçimde. Ortamında.

Toplum : Aynı toprak parçası üzerinde bir arada yaşayan ve temel çıkarlarını sağlamak için iş birliği yapan insanların tümü, cemiyet. Topluluk.

Yaban : İnsan yaşamayan ıssız yer. Yabancı, el, yerli halktan olmayan kimse. Vahşi olan, evcil olmayan canlı. Aile ocağından uzak olan yer. Kendi kendine yetişen bitki. Issız.

Toplu : Topu olan. Topunu, tamamını, bütününü içine alan. Düzenlenmiş, dağınık olmayan. Hepsi bir arada bulunan, toplanmış. Bir arada, bütün, kombine. Vücutça dolgun.

Uzak : Gidilmesi çok süren, çok ötelerde bulunan, ırak, yakın karşıtı. Yakın olmayan yer. Eli, gücü ya da hükmü yetişmez. Ayrı, birbiriyle yakın ilgisi olmayan. İhtimali az olan. Arada çok zaman bulunan.

Ulus : Millet. Bartın iline bağlı ilçelerden biri.

İçin : Amacıyla, maksadıyla. Düşüncesince, kendince, göre. Özgü, ayrılmış. Ant deyimleri yapan bir söz. Karşılığında, karşılık olarak. Oranla, göz önünde tutulursa. Uğruna, yoluna. -den dolayı, -den ötürü. Neden ve sonuç belirten bir söz. Hakkında. Süre belirten bir söz.

Yaba : Harman savurmakta kullanılan, çatal biçiminde, tahtadan tarım aracı.

Diğer dillerde Mankafa hastalığı anlamı nedir?

İngilizce'de Mankafa hastalığı ne demek ? : dummy disease