Margo oksipitalis nedir, Margo oksipitalis ne demek

Margo oksipitalis; Anatomi, Veteriner alanlarında kullanılan bir terimdir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

1. Duvar kemiğinin art kafa kemiğiyle birleşen kenarı.

Şakak kemiğinin art kafa kemiğine sınır olan kenarı.

Margo oksipitalis tanımı, anlamı

Margo : Bitkilerde geçit zarındaki torusun etrafındaki ince bölge. Kenar, kıyı

Oksi : Oksijen köprüsünü (-O-) gösteren ön ek, ara ek, son ek. Örneğin ; etoksi, metoksi, vb.

Oksipitalis : Arka kafaya ait, art kafayla ilgili olan.

Art kafa kemiği : Kafatasının art tarafındaki kemik. Oksipital kemik. Kafa iskeletinin ense kısmında yer alan tek kemik, os oksipitale. (karşılık: oksipital kemik),Kafatasının ard parçasını meydana getiren bileşik bir kemik.

Duvar kemiği : Kafa iskeletinin çatısını ve yan kısımlarını oluşturan, sığırda yan ve ense kısmına kaymış olan çift kemik, os pariyetale.

Şakak kemiği : Neurocranium’un kısmen yan, kısmen de alt kısmının oluşumuna katılıp art kafa, kamamsı, alın ve duvar kemiğiyle sınırlanmış olan kemik, os temporale.

Birleşen : Birbirini kesen, bir noktada kesişen (doğru, yay).

Şakak : Göz, alın ve yanak arasında, elmacık kemiğinin üstünde bulunan çukurumsu bölge.

Birle : Zaman anlamına gelip fiillerin sonunda takı gibi kullanılır: Babam geldiği birle ağabeyim sigarayı atar. İle.

 

Kenar : Bir şeyin, bir yerin bitiş kısmı veya yakını, kıyı, yaka. Bir şeyi çevreleyen çizgi. Bir biçimi sınırlayan çizgilerden her biri. Yan. Merkezden uzak olan, kuytu, ıssız, sapa, tenha yer. Pervaz, çizgi, antika, baskı vb. çevre süsleri.

Duvar : Bir yapının yanlarını dışa karşı koruyan, iç bölümlerini birbirinden ayıran, taş, tuğla vb. gereçlerden yapılmış olan veya örülen dikey düzlem. Sonuç alınamayan yer. Bir toprak parçasını sınırlayan taş, tuğla, kerpiçten yapılmış olan engel. Voleybolda ağ üzerinde karşı takım oyuncusunun vuruşuna karşı koyma. Engel.

Sınır : İki komşu devletin topraklarını birbirinden ayıran çizgi, hudut. Değişken bir büyüklüğün istenildiği kadar yaklaşabildiği durağan büyüklük, limit. Komşu il, ilçe, köy veya kişilerin topraklarını birbirinden ayıran çizgi. Bir şeyin yayılabileceği veya genişleyebileceği son çizgi, uç. Uç, son. Bir şeyin nicelik bakımından inebileceği veya çıkabileceği en alt ve en üst yer, limit.

Şaka : Güldürmek, eğlendirmek amacıyla karşısındakini kırmadan yapılan hareket veya söylenen söz, latife. İri ve güzel aşık. İri bulgur. Dörtte bir. Şaka, bk. şakka// şaka şenlik: bk. yanğur yunğur. Güldürmek amacıyla, birilerini kırmaksızın şaşırtmak ya da aldatmak için söylenen söz, koşuk. bk. takılma.

Kafa : İnsan başı, ser. Kavrama ve anlama yeteneği, zekâ, zihin, bellek. Hayvanlarda genellikle ağız, göz, burun, kulak vb. organların bulunduğu vücudun en ön bölümü. Görüş ve inançların etkisi altında beliren düşünme ve yargılama yolu, zihniyet. Çocuk oyunlarında kullanılan zıpzıp taşının veya cevizin büyük boyu. Mekanik bir bütünün parçası.

 

Sını : Ağaçtan yapılmış yayık. “Tuluhdan, sınısıdan yayduh.”. Sini, yemek sofrası.

Kemi : Büyük, iri fare. Yerelması.

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

Duva : Dua.

Art : Arka, geri. Arkada bulunan. Bir şeyin öbür yüzü.

Diğer dillerde Margo mezovarikus anlamı nedir?

İngilizce'de Margo mezovarikus ne demek ? : margo mesovaricus