Meşrutiyet nedir, Meşrutiyet ne demek

Meşrutiyet; bir tarih terimidir. Dil bilgisi yönünden Türkçe'de özel olarak kullanılır. kökeni arapça dilinden gelmektedir.

"Meşrutiyet" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Meşrutiyete uygun yönetim, yurt hainlerinin döküntüleriyle kurulamaz." - H. C. Yalçın

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

İstanbul şehrinde, Şile belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Meşrutiyet hakkında bilgiler

Meşrutiyet , hükümdarın yetkilerinin anayasa ve halk oyuyla seçilen meclis tarafından kısıtlandığı yönetim biçimi. Meşrutiyet, bir hükümdarın başkanlığı altında parlamento yönetimine dayanan yönetim biçimidir.

İngiltere'de 1215 yılında Magna Carta ile kurulan siyasi düzen tarihteki ilk meşruti monarşi rejimi olarak anılır. Fransa'da 1830 Devrimi'nden sonra kurulan Anayasal Monarşi, cumhuriyet ile mutlak krallık arasında bir "orta yol" olarak benimsenmiştir.

Osmanlı Devleti’nde anayasa (Kanun-ı Esasî) ve parlamenter rejim (Meclis-i Mebusan) tartışmaları 1830'larda başlayıp 1860'larda yoğunlaşmış ve nihayet 23 Aralık 1876'da Meşrutiyet ilan edilmiştir. 1878'de II. Abdülhamit tarafından, 93 Harbi' nin çıkmasına neden olduğu için Meclis kapatılmış ve Anayasa'nın bazı bölümleri askıya alınmış ise de, teorik olarak Meşruti rejimin devam ettiği kabul edilmiştir.

 

24 Temmuz 1908'de yapılmış olan ihtilalle Kanun-ı Esasi'nin yeniden yürürlüğe konması İkinci Meşrutiyet döneminin başlangıcı sayılır. Bu dönem Osmanlı Devletinin sona erdiği 1 Kasım 1922 tarihine kadar sürmüştür.

Meşrutiyet kısaca anlamı, tanımı:

Hükümdar : Padişah, kral, hakan gibi taht sahibi devlet başkanı.

Başkan : Bazı ülkelerde devletin ve hükûmetin başı. Bir topluluğun, bir toplantının veya bir derneğin başında bulunan kimse, reis, reis bey.

Altın : Bu elementten yapılmış. Altından yapılmış sikke. Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au). Üstün nitelikli, değerli.

Parlamento : Başlıca görevi yasama, devlet bütçesini çıkarma, hükûmeti denetleme olan ve üyeleri halkoyu ile belirli bir süre için seçilen meclis veya meclisler, yasama kurulu, yasama meclisi, yasama organı.

 

Yönetim : Yönetme işi, çekip çevirme, idare. Dümen.

Biçim : Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Biçme işi. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Herhangi bir şeyin benzeri. Tarz. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl.

Osmanlı : XIII. yüzyılda Osman Gazi tarafından Anadolu'da kurulan ve Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra dağılan büyük Türk imparatorluğunun uyrukları. Düşündüğünü çekinmeden, açıkça söyleyen, bulunduğu toplulukta yetki sahibi olan.

Devlet : Mutluluk. Büyüklük, mevki. Toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlık. Bu tüzel varlığın yönetim organları. Talih.

Anayasa : Temel, esas. Bir devletin yönetim biçimini belirten, yasama, yürütme, yargılama güçlerinin nasıl kullanılacağını gösteren, yurttaşların kamu haklarını bildiren temel yasa, kanunuesasi.

Meşruti : Meşrutiyetle ilgili olan.

Dönem : Bir çağ içinde belli özellikleri olan sınırlı süre. Yasama meclisinin iki seçilişi arasındaki süre, devre. Yarıyıl. Belli özellikleri olan zaman parçası, periyot.

Meşrut : Şartlı.

Meşru : Yasal.

Meşrutiyetçi : Meşrutiyet yanlısı olan, lejitimist.

Meşrutiyetçilik : Meşrutiyetçi olma durumu.

Hükümdarlık : Hükümdar olma durumu. Hükümdarla yönetilen ülke.

Ülke : Bir özelliği ön plana çıkarılarak düşünülen bölge. Devlet. Bir devletin egemenliği altında bulunan toprakların tümü, diyar, memleket.

Mütareke : Ateşkes.

Yetki : Bir görevi, bir işi yasaların verdiği imkânlara göre, belli şartlarla yürütmeyi sağlayan hak, salahiyet, mezuniyet.

Halk : Bir ülkedeki yurttaşların bütünü, kamu. Belli bir bölgede veya çevrede yaşayanların bütünü, ahali. Aynı ülkede yaşayan, aynı kültür özelliklerine sahip olan, aynı uyruktaki insan topluluğu, folk. Bir ülke içerisinde yaşayan değişik soylardan insan topluluklarının her biri. Yaratma. Aynı soydan gelen, ayrı ülkelerin uyruğu olarak yaşayan insan topluluğu.

Meclis : Dostlar toplantısı. Bu toplantının yapıldığı yer, şûra. Bir konuyu konuşmak veya görüşmek için yapılmış olan toplantı. Bir konuyu konuşmak veya görüşmek için bir araya gelmiş kimseler topluluğu.

Taraf : İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri. Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri. Yöre, yer. Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi. Yön, yan, doğrultu. Bir şeyin belli bölümü, kısmı.

Meşrutiyet dönemi : Osmanlı tarihinde, 23 temmuz 1908 ile 29 ekim 1918 arasındaki koşullu yönetim dönemi.

Diğer dillerde Meşrutiyet anlamı nedir?

İngilizce'de Meşrutiyet ne demek? : n. constitutionalism

Almanca'da Meşrutiyet : die Gesetzmässigkeit, die Legalität

Rusça'da Meşrutiyet : n. конституция (F)