Meslek kursu nedir, Meslek kursu ne demek

Meslek kursu; Eğitim alanında kullanılan bir terimdir.

Eğitim alanındaki anlamı:

Henüz bir mesleğe girmemiş olanlar ile girdikleri halde mesleklerindeki yeterliklerini arttırmak isteyenleri eğitmek amacıyla düzenlenen kısa ya da uzun süreli kurs.

Meslek kursu anlamı, kısaca tanımı

Kurs : Ağırşak. Resmî ve özel kuruluşlarca ilgililere belirli bir konuda bilgi, beceri ve davranış kazandırmak amacıyla düzenlenen derslere dayanan ve belli bir süresi olan eğitim etkinliği. Bir gök cisminin teker biçimde görülen yüzü, çörek

Meslek : Belli bir eğitim ile kazanılan sistemli bilgi ve becerilere dayalı, insanlara yararlı mal üretmek, hizmet vermek ve karşılığında para kazanmak için yapılan, kuralları belirlenmiş iş. Dizge. Uğraş. Öğreti. Çığır, okul, ekol.

Uzun süreli : Her tür tecimsel belgit ya da diğer işlemler için karşı yan yararına uygulanan üç aydan daha uzun süre.

Arttırmak : Artırma işi yapılmak. Yükseltmek.

Arttırma : Arttırmak işi.

Yeterlik : Yeterlilik.

Yeterli : Bir işi yapma gücünü sağlayan özel bilgisi olan, kifayetli, ehliyetli. Gereksinimlere cevap veren, ihtiyaçları karşılayan. Bir görevi, işlevi yerine getirme gücü olan, etkisi olan.

Eğitmek : Birinin akla uygun, fiziksel ve moral gelişmesi üzerine etki yaparak çeşitli davranış yatkınlıkları, bilgi ve görgü aşılayarak önceden tespit edilmiş amaçlara göre onun belirli bir yönde gelişmesini sağlamak, terbiye etmek. Belli bir konuda yetiştirme. Hayvanı istenilen davranışları yapabilecek biçimde yetiştirmek.

 

Süreli : Belirli aralıklarla yapılan, çıkan, mevkut, periyodik.

Eğitme : Eğitmek işi, terbiye etme, oryantasyon.

Girme : Girmek işi.

Yeter : İhtiyacı karşılayacak kadar olan, kâfi. ünl. “Kâfi, yetişir, yeterli” anlamlarında bir söz.

Düzen : Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem. Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo. Dolap, hile. Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept. Bez dokuma tezgâhı. Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri. Yerleştirme, tertip. Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim. Müzik aletlerinde ses ayarı, akort. Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo. Alet edevat takımı.

Girdi : Bir üretimde yararlanılan para, gereç ve iş gücü, çıktı karşıtı.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Henüz : Az önce, daha şimdi, yeni. Daha, hâlâ.

Eğit : Kemençe. Kabadayı, yiğit.

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

Süre : Bir olayın başı ile sonu arasında geçen zaman parçası, zaman aralığı, zaman bölümü, müddet. Gelin giysisi yapılan bir çeşit kumaş : Sürenin arşınını iki kaymeye aldım. 1.Yüreklilik, yiğitlik. 2.Dayanıklılık : Şu adamın süresi yok. Arapça kökenli sûre: sure. Bir sesin çıkarılmasına verilen zaman. müddet. Tecimsel belgitlerin sayışımlarındaki paraların ödenmeleri için saptanan gün. Bir işin yapılması ya da bir borcun ödenmesi için gösterilen süre. [Bakınız: gösterim süresi]. [Bakınız: yayın süresi].

 

Diğer dillerde Meslek kursu anlamı nedir?

İngilizce'de Meslek kursu ne demek ? : cours professionnel