Mimber nedir, Mimber ne demek

Mimber; Güzel Sanatlar alanında kullanılan bir terimdir.

Güzel Sanatlar'daki anlamı:

(Mimarlık) Camilerde vaaz veren kişinin çıkıp hutbe okuduğu, kapısı, merdiveni, sahanlığı olan üstü külâhlı yer.

Mimber anlamı, tanımı

Merdiven : Bir yere çıkmaya veya bir yerden inmeye yarayan basamaklar dizisi, basak

Mimarlık : Mimar olma durumu, mimarın işi ve mesleği. Belirli ölçü ve kurallara göre yapılar yapma sanatı, mimari.

Külahlı : Külahı olan. Koni biçiminde tavanı olan. Sivas ilinde, Gürün belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Mimar : Yapıların planını yapıp bunların gerçekleşmesini sağlayan kimse.

Sahan : Derinliği az olan kap.

Kapıs : Karpuz.

Külah : İçine bazı şeyler koymak için huni biçiminde bükülmüş kâğıt kap. Erkeklerin giydiği genel olarak keçeden, ucu sivri veya yüksek başlık. Bu kabın alabileceği miktarda olan. Oyun, hile.

Veren : Yokuş. Çürük, yıkılmış, çökmüş yapı ve benzerleri için.

Merdi : Oklava. Mertlik, erlik. Cesaret, yüreklilik. İnsanlık.

Hutbe : Cuma ve bayram namazlarında minberde okunan dua ve verilen öğüt.

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

Vere : Bir kalenin veya tahkim edilmiş bir yerin teslimi.

Saha : Alan. Takım oyunlarında karşılaşmaların yapıldığı yer.

 

Kapı : Bir yere girip çıkarken geçilen ve açılıp kapanma düzeni olan duvar veya bölme açıklığı. Osmanlı Devleti'nde resmî görev yeri. Bu açıklıktaki açılıp kapanan kanat. Gelir, geçim, kısmet sağlayan yer, kaynak veya imkân. Ev gezmesi için gidilen yer. Devlet dairesi. Tavla oyununda iki pul üst üste getirilerek karşı oyuncunun o haneyi kullanmasına engel olunan yer. Sadece bir konuda yoğunlaşmış bilgilerin yer aldığı Genel Ağ sayfası, portal. Gidere yol açan gereksinim.

Çıkı : Çıkın.

Kişi : Kadın veya erkeğe verilen genel ad, şahıs, zat, nefer. Eş, koca. Çekimli fiillerde ve zamirlerde konuşan, dinleyen, sözü edilen varlık, şahıs. Erkek. Oyun, roman, hikâye vb.nde yer alan kimse.

Cami : Müslümanların ibadet etmek için toplandıkları yer. Toplayan, bir araya getiren, bir arada bulunduran.

Vaaz : Cami, mescit vb. yerlerde vaizlerin yaptığı, genellikle öğüt niteliği taşıyan dinî konuşma.

Yer : Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân. Yerküre. Gezinilen, ayakla basılan taban. Önem. Ekime elverişli toprak parçası, arazi. Görev, makam. Durum, konum, vaziyet. Ülke. Durum, konum. İz. Üzerine yapı kurulmaya elverişli arazi, arsa. Otel, motel vb.nde kalınacak oda. Bulunulan, yaşanılan, oturulan bölge. Bir olayın geçtiği veya geçeceği bölüm, alan, mahal.

Diğer dillerde Mim pür anlamı nedir?

Almanca'da Mim pür ne demek ? : reine mimen kunst