Mimik nedir, Mimik ne demek

Mimik; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Yüz, el, kol hareketleriyle düşünceyi anlatma sanatı
  • Duyguları, düşünceleri belirtecek biçimde yüzde beliren kımıldanışlar, hareketler.

"Mimik" ile ilgili cümle

  • "Bütün rolleri şahısların sesleri, tavırları, mimikleriyle tek başına oynamıştı." - Y. Z. Ortaç
  • "Bu özelliği anıldığında hanımlar tiksinti ve korku mimikleri yaparlardı." - H. Taner

Yerel Türkçe anlamı:

Horoz, tavuk ve benzeri hayvanların ibiği.

Gösteri Sanat terimi olarak anlamı:

Düşünceleri, duyguları yüz ve gövde anlatımı ile verme sanatı.

Tiyatro'daki terim anlamı:

Yunanca "mimos sözcüğünden gelir. Düşünceleri, duyguları yüz ve gövde anlatımı ile vermek sanatı.

İngilizce'de Mimik ne demek? Mimik ingilizcesi nedir?:

mimicry

Mimik hakkında bilgiler

Mimik bir duygu ve düşüncenin kaş, göz, ağız, yüz hareketleriyle anlatılmasıdır. Mimikler, bir duyguyu veya düşünceyi anlatmak ve duyguları pekiştirmek için kullanılmaktadır. Mimik ve jestlerin kullanılmasıyla yapılmış olan sanata "Pandomim", mimik ve jestlerle yapılmış olan iletişime de "Beden dili" veya "Vücut dili" adı verilmektedir.

Mimiklerin sanal tasvirleri olan "smiley" ise sanal ortamda mimik yerine kullanılmaktadır.

İnsan yüzünün görünürdeki hareketleri mimik olarak tanımlanmaktadır (yüz ifadesi veya yüz ifadesel oyunlar olarak da adlandırılır). Yüz kaslarının her bir hareketi saliseler içinde değiştiği için çoğu durumda her bir mimikten ortak bir ifade ortaya çıkmaktadır. Jestlerde olduğu gibi mimik diğer davranış biçimleriyle ve tutumlarla sözsüz iletişimin önemli bir unsuru olabilir. Yüzün ifadesi, mimik kaslarının kaynaşmasına dayanmaktadır. Özellikle de gözler ve ağız yoluyla yüzün en hareketli kısımları olarak öne çıkmaktadır.

 

Mimik tanımı, anlamı:

Hareket : Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon. Deprem. Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılmış olan ilerlemeler, akım. Davranış, tutum. Kas ve eklemlerin, belli doğal şartlar içerisinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi. Devinim. Yola çıkma. Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri. Bir parçanın yavaşlık, çabukluk derecesi. Vücudu oynatma, kıpırdatma veya kımıldanma.

Düşünce : Dış dünyanın insan zihnine yansıması. Niyet, tasarı. İlke, yönetici sav. Tasa, kaygı, sıkıntı. Uzay ve zamanın ötesinde, öznenin dışında, kendiliğinden var olan, duyularla değil, yalnızca ruhen algılanabilen asıl gerçeklik, mütalaa, fikir, ide, idea.

Sanat : Bir duygu, tasarı, güzellik vb.nin anlatımında kullanılan yöntemlerin tamamı veya bu anlatım sonucunda ortaya çıkan üstün yaratıcılık. Belli bir uygarlığın veya topluluğun anlayış ve zevk ölçülerine uygun olarak yaratılmış anlatım. Zanaat. Bir şey yapmada gösterilen ustalık. Bir meslekte uyulması gereken kuralların tümü.

 

Duygu : Kendine özgü bir ruhsal hareket ve hareketlilik. Nesneleri veya olayları ahlaki ve estetik yönden değerlendirme yeteneği. Duyularla algılama, his. Önsezi. Belirli nesne, olay veya bireylerin insanın iç dünyasında uyandırdığı izlenim.

Biçim : Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Herhangi bir şeyin benzeri. Biçme işi. Tarz. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil.

Anlatma : Anlatmak işi, ifham, ilam, tefhim.

Düşüncel : Gerçekte olmayıp yalnızca düşüncede, tasarım içinde var olan. Yalnız düşünce ile kavranabilen.

Kımıl : Yarım kanatlılardan, sap, çiçek, yaprak ve başakları emerek veya yiyerek ekin hastalığına yol açan, vücudu kalkana benzeyen zararlı bir böcek (Aelia rostrata).

Anlatı : Roman, hikâye, masal vb. edebî türlerde bir olay dizisini anlatma biçimi, hikâyeleme, hikâye etme, tahkiye. Ayrıntılarıyla anlatma.

Anlatmak : Bilgi vermek, izah etmek. Nakletmek. Bir konu üzerinde açıklama yapmak, açıklamada bulunmak.

Pekiştirmek : Güçlendirmek. Sağlamlaştırmak, tahkim etmek. Sertleşmek, katılaştırmak.

Kullanılmak : Kullanma işine konu olmak.

Mimik bozukluğu : Mimiklerle el kol hareketlerinin konuşmada duyguları yansıtma ve belirtme yeterliğini yitirmesi.

Mimik gebelik : Kısraklarda ultrasonografik muayene sırasında belirlenen endometriyal bezlerin kisti ve lenfatik kistlerin erken gebelikle ilgili bulgularla karıştırılması durumu.

Mimika balı : Meyve ağaçlarında görülen yapışkan sıvı.

Mimikri : Bir türün, yapı, ses, habitat ve renk bakımından başka bir türe benzemesi ve böylece kendini düşmanlarından koruması. [Bakınız: benzerlik]

Diğer dillerde Mimik anlamı nedir?

İngilizce'de Mimik ne demek? : [Mimik (die) ] n. gesture, movement of the body which expresses an idea or emotion, gesticulation; facial expression, look on one's face, emotions manifested on the face

Fransızca'da Mimik : mimique

Almanca'da Mimik : n. Mienenspiel, Mimik

adj. mimisch

Rusça'da Mimik : n. мимика (F)