Monofiletik sınıflandırma nedir, Monofiletik sınıflandırma ne demek

Monofiletik sınıflandırma; Biyoloji alanında kullanılan bir kelimedir.

Biyoloji'deki anlamı:

Birbirine benzeyen yakın türlerin cinsi, cinslerin familyayı, familyaların takımı, takımların sınıfı, sınıfların dalı meydana getirdiği sınıflandırma hiyerarşisi.

Monofiletik sınıflandırma anlamı, tanımı

Mono : Ötücü kuşlar (Passeriformes) takımının, bağırganlar (Clamatores) üst sınıfının, monogiller (Pipridae) familyasından, 12 cm boyunda, Güney Amerika'da yaşayan bir tür. (Manacus manacus), Ötücü-kuşlar (Passeriformes) takımının bağırganlar (Clamatores) üst-familyasının monogiller (Pipridae) familyasından bir kuş türü. Uzunluğu 12 cm. Güney Amerikada yaşar

Monofiletik : Tek bir ortak atadan gelme; kan hücrelerinin aynı öncü hücreden farklılaşarak oluşması teorisi. Ünipotent. Tek atadan köken almış, unipotent.

Sını : Ağaçtan yapılmış yayık. “Tuluhdan, sınısıdan yayduh.”. Sini, yemek sofrası.

Sınıf : Öğrencilerin yıllık öğrenime göre ayrıldıkları bölümlerden her biri. Takımlardan oluşan birlik, dalların alt bölümü. Çeşitli amaçlarla oluşmuş kümeler. Derslik. Belli ortak belirtileri olan tek tek nesneler öbeği. Önemlerine, niteliklerine göre kişi veya nesnelerin yerleştirildiği kategorilerden her biri. Bir toplumda, aynı görevi yapan, aynı yararı sağlayan, aynı şartlarda yaşayan büyük insan grubu, klas.

 

Sınıflandırma : Sınıflandırmak işi.

Hiyerarşi : Aşama sırası.

Familya : Aile. Karı, eş. Birçok ortak özelliği sebebiyle bir araya getirilen cinslerin topluluğu, fasile.

Birbiri : Karşılıklı olarak bir diğeri.

Birbir : Yabancı olmayan, akraba, yakın. Akraba, yakın.

Meydan : Alan, saha. Fırsat, imkân ya da vakit. Bulunulan yer ve çevresi, ortalık. Mevlevi tekkelerinde ayin yapılmış olan yer. Yarışma, eğlence veya karşılaşma yeri.

Takım : Bir işte veya bir yerde kullanılan eşya ve aletlerin tamamı, ekipman. Bir filmin çevriminde görüntüleri alma, aydınlatma, ses alma gibi belli başlı çalışmaları yapmak için gerekli en küçük teknikçiler topluluğu. Meslek, davranış, durum vb. yönlerden birbirine uyan kimselerin oluşturduğu topluluk. Aşağılayıcı ve küçümseyici anlamda topluluk. Hayvanlarda yemek borusu, akciğer ve karaciğere genel olarak verilen ad. Birlikte oynayan, kazanmak için birlikte çalışan sporcu topluluğu. Görev bakımından birbirini tamamlayan kimselerin topluluğu, grup, ekip, trup. Bölüğü oluşturan birliklerden her biri. Takım elbise. Bir oyunda sahaya çıkan belli kuruluşlara bağlı oyuncular topluluğundan her biri. Birbirini tamamlayan şeylerin tümü. Sigara ağızlığı. Canlıların bölümlendirilmesinde familya ile sınıf arasında yer alan, yakın benzerlikler gösteren organizmaların oluşturduğu birlik.

Yakın : Az bir ara ile ayrılmış olan (zaman veya yer), uzak karşıtı. Erişmesi, olması zaman bakımından yaklaşmış olan. Uzak olmadan. Aralarında sıkı ilgi bulunan. Aralarında sıkı ilişki olan arkadaş, dost veya akraba. Benzeyen, andıran, yaklaşan. Uzak olmayan yer. Küçük, önemsiz değişikliklerle birbirinden ayrılan.

 

Cinsi : Cinsel.

Hiye : Evet.

Takı : Çoğunlukla evlenen veya nişanlanan birine armağan olarak verilen küpe, bilezik, yüzük, zincir gibi şeylerin tümü. Adın başka bir kelime ile ilgi kurmak üzere aldığı durum eki. Cümleler ile kelimeler arasında ilişki kurmaya yarayan kelimeler. Kadınların ziynet eşyası, asım takım.

Cins : Tür, çeşit. Soy, kök, asıl. Pek çok ortak özellikleri bulunan türler topluluğu. Diğerlerine göre üstün nitelikleri olan. Garip, tuhaf.

Yakı : Bazı hastalıkları tedavi etmek amacıyla bir bez üzerine yayılıp deri üzerine uygulanan, beden ısısıyla vücuda yapışan eczalı parça.

Diğer dillerde Monofiletik sınıflandırma anlamı nedir?

İngilizce'de Monofiletik sınıflandırma ne demek ? : monophyletic classification