Nöromodülatör nedir, Nöromodülatör ne demek

Nöromodülatör; Veteriner alanında kullanılan bir terimdir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Ana sinapsta ileti aşırımını ayarlayan, presinaptik ucun veya zarın uyarılabilirliğini değiştirerek presinaptik ucun veya postsinaptik zarın cevap verme ihtimalini değiştiren madde.

Nöromodülatör anlamı, kısaca tanımı

Nörom : Sinir hücrelerinden gelişen herhangi bir tümör

Postsinaptik zar : Sinaps sonrası zar.

Postsinaptik : Sinir sisteminde ya da sinirin kasa temas ettiği yerde impulsun alındığı bölge (dendrit zarı veya kas zarı gibi).

Presinaptik : Sinaps bölgesinde impulsun diğer hücre ya da hücre kısmına aktarıldığı bölge.

İhtimali : Olabilen, olasılı, belkili. Belkili. olasıl.

İhtimal : Bir şeyin olabilmesi durumu, olabilirlik, olasılık. Belki, ola ki.

Aşırım : İri, seyrek dikiş. Kaynama, sıvının bir defalık kaynayışı.

Sinaps : Sinir hücrelerinin uzantılarının diğer sinir hücrelerinin akson, dendrit ya da gövdesi ile ya da epitel, kas ve bez hücreleri ile anatomik olarak temas yerleri. Kimyasal sinapslarda impuls nörotransmitterlerle, elektrik şinapslarında presinaptik ve postsinaptik hücre zarlarındaki aralıklı birleşme yerleri aracılığı ile iletilir. Sinir hücrelerinin uzantılarının diğer sinir hücrelerinin akson, dentrit ve gövdesile veya epitel, kas ve bez hücreleriyle anatomik olarak temas yerleri. Sinir sinyallerinin, bir sinir hücresinden diğer sinir hücresine iletildiği veya baskılandığı iki sinir hücresinin birbiriyle bağlantı kurduğu yer, kavşak, sinapsis.

 

Sinap : İçel kenti, Elvanlı nahiyesine bağlı bir bölge.

Uyarı : Herhangi bir konu, sorun üzerine ilgi çekme, ikaz, ihtar, tembih. Organizmada uyarım yaratan güç.

Verme : Vermek işi.

Madde : Duyularla algılanabilen nesne. Bir cismi oluşturan öge, öz. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Para, mal vb. ile ilgili şey. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım. Molekül.

Aşırı : Alışılan veya dayanılabilen dereceden çok daha fazla, taşkın. Gereğinden fazla, çok. Gereğinden fazla olarak, çokça. Bir şeye gereğinden çok fazla bağlanan, önem veren, müfrit, ekstrem. Ötede, ötesinde.

Cevap : Bir soruya, bir isteğe, bir söz, bir davranış veya yazıya verilen karşılık, yanıt.

Değiş : Değme işi. Değişim.

İleti : Yazı veya sözle verilen, gönderilen bilgi, mesaj.

Uyar : Uygun, denk. [Bakınız: uyaroğlu]. Kolay uzlaşılabilen, geçimli, uysal. (Söz sanatı terimi) Kapalı iğretilemede iğretinin yerine, onunla ilgili olmak üzere, kullanılan söz. Gözümden uyku akıyor misalinde suyun yerine kullanılan akıyor sözü gibi. Kapalı eğretilemede benzetmeyi sağlayan sözcük. Uygun, yerinde. Boyun eğen, uysal, nazik kimse.

 

Zarı : Evet, olasılıkla. Her halde, evet öyle.

Sina : Göğüs. Arap Yarımadasının Mısır ile birleştiği yerde bir üçgen oluşturan yarımada. Bu yarımadada bulunan ve Hz. Musa´ya Tanrı sözlerinin burada geldiğine inanılan dağ.

Veya : Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut. Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olduğunda kullanılan bir söz.

Diğer dillerde Nöromodülatör anlamı nedir?

İngilizce'de Nöromodülatör ne demek ? : neuromodulator