Opsonizasyon nedir, Opsonizasyon ne demek
Opsonizasyon; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.
Veterinerlikte sözlük anlamı:
Bakteri veya antijenlerin makrofaj ve nötrofiller tarafından fagasitozunu kolaylaştırmak için antikor veya kompleman gibi opsonin denilen maddelerle bağlanması olayı.
Teknik terim anlamı:
Opsoninleşme.
Opsonizasyon tanımı, anlamı
Kolaylaştırmak : Kolay bir duruma getirmek, güçlükleri ortadan kaldırmak. Bir işi sonuna yaklaştırmak
Kolaylaştırma : Kolaylaştırmak işi. Üstün tutma, benimseyerek koruma, kişiye yapılacak işlemde kolaylık gösterme. Küme çözümleme yordamlarında gözlemcinin özgür tartışmalar, kendiliğindenli ilişkilerin örtük anlamlarını açığa çıkarma ve sorunları ya da ilişki düğümlenmelerini, çözümleme de üstlendiği yardım ve ayrıştırma işi.
Opsoninleşme : Opsoninlerin birikmesiyle fagositozun kolayca yapılması. Bir mikroorganizmanın yüzeyine antikor veya komplemanın C3b komponentinin yapışmasıyla fagositozun artması, opsonizasyon.
Kompleman : Normal serumda bulunan, enzim etkinliği gösteren, bağışıklık sistemi içerisinde yapısal ve düzenleyici görevleri olan birtakım proteinler. Komplement sistemi dokuz fonksiyonel bileşen taşır ve bunlar C1den C9 a kadar sembollerle gösterilir.
Bağlanma : Bağlanmak işi veya durumu.
Nötrofil : Stoplazmasında nötral boyalarla boyanma özelliğine sahip tanecikler bulunan parçalı çekirdekli lökositler. Kanda akyuvarların çoğunluğunu oluşturan, sitoplazmasında menekşe renkte granüller içeren, çekirdekleri 2-5 parçalı olan ve etkin hareket yeteneği olan, bakteri enfeksiyonlarında fagositoz yeteneğiyle vücudun savunma sisteminin önemli bir parçasını oluşturan hücreler. Akut enfeksiyonların ilk döneminde, ateşli hastalıklarda, kanamalarda ve kötücül tümörlerde sayıları artar. Nötr boyalarla boyanan.
Makrofaj : Kan dokusundaki monositlerden farklılaşarak oluşan, bağ dokusunda makrofaj, akciğerlerde alveolar makrofaj, merkezi sinir sisteminde mikroglia, kemik dokusunda osteoklâstlarla aynı olduğu düşünülen, zarında mannozil glikozu reseptörü ile mikroorganizmaların yakalanıp fagosite edilmesini sağlayan, ayrıca zarında gram negatif bakteriler için CD 14 reseptörü, immünoglobulin G antikoru reseptörleri, kompleman reseptörleri olan, faaliyete geçen makrofajlarda lökosit fonksiyon antijeni, doku uyuşurluk antijeni ve benzerleri reseptörleri olan, sabit (histiyosit) ve hareketli tipleri bulunan bağ dokusu hücresi. Kan dokusundaki monositlerden farklılaşarak oluşan, bağ dokusunda makrofaj, akciğerlerde alveolar makrofaj, merkezi sinir sisteminde mikroglia ve kemik dokusundaki osteoklastlarla aynı olduğu düşünülen, mikroorganizmaları fagosite edip yok eden bağ dokusu hücresi. Organizmanın hücresel savunmasında başlıca rolü üstlenen, yangı bölgesindeki bağ doku hücreleri ve monositlerin farklılaşmasıyla oluşan bir çeşit akyuvar, büyük fagositik hücre, mononükleer fagositler. Kornea ve kalp kapakları gibi damarsız dokuların yangısında, fagositoz yapan hücreler sadece makrofajlardır.
Antijen : Vücuda girişi kendisine karşı antikor oluşmasına sebep olan protein yapısında madde.
Opsonin : Fagositozu kolaylaştıran antikor, kompleman komponenti C3b gibi maddeler. Bakteriyotropin, tropin. Bakteriyotropin. Normal kan serumunda bulunan ve bakterilerin akyuvarlar tarafından fagositozunu koaylaştıran antikor veya C3b gibi termolabil madde.
Antikor : Vücuda giren antijenlere karşı oluşan bağışıklık proteini.
Bakteri : Toprakta, suda, canlılarda bulunan, çürüme, mayalanma veya hastalıklara yol açan, küresel, silindirimsi, kıvrık biçimli olan, bölünerek çoğalan, klorofilsiz, tek hücreli canlı.
Bağlan : Sev, sevdiğine bağlı kal anlamında kullanılan bir isim . Diyarbakır şehri, Kayacık nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Iğdır şehri, Tuzluca ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
Komple : Dolu. Bütünü aynı şeyden olup bir takım oluşturan. Üstün nitelikleri kendinde toplayan, mükemmel. Eksiksiz, gerekli her şeyi tamam olan, tam.
Bağla : Buğday ve arpanın içinde bulunan burçak, mercimek şeklinde siyah tanecikler. Bakla yaprağına benzeyen ve pişirilip yenilen bir bitki. Fasulye. Değirmen çarkını firenleyen ağaç. Su bendi tıkacı. Ufak göl. Akarsuların seviyesini yükseltmek, suları toplamak veya başka yöne çevirmek için yapılan bent. Duvarların arasına yatay olarak konulan ağaç. Çoban köpeklerinin boynuna takılan, üzerinde sivri dişler bulunan demir halka. (Adalıkuzu, Hacılar Güdül Ankara) (bakla) : (Akbaş Güdül Ankara).
Taraf : Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri. Bir şeyin belli bölümü, kısmı. Yöre, yer. Yön, yan, doğrultu. İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri. Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi.
Kolay : Sıkıntı çekmeden, yorulmadan yapılabilen, emeksiz, zahmetsiz, güç ve zor karşıtı. Kolaylık. Kolayca, sıkıntısız bir biçimde, basitçe.
Antik : İlk Çağdaki uygarlıklarla, özellikle eski Yunan ve Roma uygarlıkları ile ilgili olan, antika.
Madde : Duyularla algılanabilen nesne. Bir cismi oluşturan öge, öz. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Para, mal vb. ile ilgili şey. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım. Molekül.
Makro : Büyük, geniş, mikro karşıtı.
Tara : 1.Bağ budamaya ya da ağaç kesmeye yarayan, eğri bir çeşit bıçak. 2.Ağaç kökü çıkarmaya yarayan bir araç. Süpürge sapı. Odun keskisi, satır.
Diğer dillerde Opsonizasyon anlamı nedir?
İngilizce'de Opsonizasyon ne demek ? : opsonization

Bu kısımda Opsonizasyon nedir? Opsonizasyon ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Opsonizasyon tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Opsonizasyon hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.