Ortadamla nedir, Ortadamla ne demek

Ortadamla; Yerleşim Merkezi olarak kullanılan bir sözcüktür.

Gezilecek Görülecek bir yer olarak anlamı:

Ağrı ilinde, Dedeli nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Ortadamla hakkında bilgiler

Ortadamla, Ağrı ilinin Patnos ilçesine bağlı bir köydür. Köy eski bir yerleşmeye sahip ova üzerinde kurulmuş bir yerleşim birimidir. Genel itibarıla ilk bahar günlerinde şenlikler düzenlemektedir. Yemeklerden en meşhur keledoş ve nonınivişk yemeğidir. Ağrı iline 101 km, Patnos ilçesine 21 km uzaklıktadır.

Ortadamla kısaca anlamı, tanımı

Ortada : Sonucu belli olmayan (karşılaşma). Topluluk içinde, arasında. Görünür yerde, göz önünde

Orta : Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer. İyi ile kötü arasındaki durum. Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece. Yeniçeri Ocağında tabur. Çankırı iline bağlı ilçelerden biri. Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan. Ne büyük ne küçük, midi. Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm. Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer. Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen. İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat. Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş. Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre. Ne uzun ne kısa, midi. Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri. Orantı.

 

Düzenlemek : Düzenli, düzgün duruma getirmek, düzen vermek, tanzim etmek. Düzenleme yapmak. Müzik aletlerini akort etmek. Yapmak, hazırlamak.

Düzenleme : Düzenlemek işi, tertip, organizasyon. Düzene koyma, kodifikasyon, regülasyon. Belirli sesler, çalgılar veya topluluklar için yazılmış bir eserin, başka sesler, çalgılar veya topluluklar tarafından söylenip çalınabilmesi için o eserde yapılmış olan değişiklik, aranjman. Belirli bir düzene göre bir araya getirilmiş olan nesne, aranjman. Yayımlanan mevzuatın derlenip toplanması ve mevzuatta yapılmış olan değişikliklerin ilgili ana mevzuata işlenmesi, kodifikasyon.

Yerleşim : Yerleşme, iskân.

Üzerinde : Üstünde. ile ilgili, üzerine.

Yerleşme : Yerleşmek işi. Yerleşim alanı veya merkezi.

Uzaklık : Uzak olma durumu, ıraklık. İki nokta arasındaki uzay ölçümü, mesafe.

Keledoş : Yağda kavrulmuş soğan, mercimek, ceviz ve benzerleri şeylerden yapılan bir çeşit yemek.

İtibar : Saygınlık. Borç ödemede güvenilir olma durumu, kredi.

Meşhur : Ünlü, tanınmış, herkesçe bilinen, angın (kimse).

Nahiye : Bucak. Bölge.

Patnos : Ağrı iline bağlı ilçelerden biri.

Dedeli : Ağrı şehrinde, Dedeli nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Giresun ilinde, Görele ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Gümüşhane ili, Torul belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Kırşehir ili, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Konya ili, Halkapınar ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Ordu ili, Uzunisa nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Samsun şehrinde, Bafra ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Sivas ilinde, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Tokat ilinde, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Yozgat kenti, Şefaatli ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

 

Şenlik : Şen olma durumu, şetaret. Sevinç, neşe. Belli günlerde yapılan, coşku veren eğlendirici gösterilerin tümü, bayram. Festival.

Köydür : Uzun floş eteklik.

Üzeri : Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı. Bazı tamlamalarda zaman bildiren bir söz. Vücut, beden. Artan, geriye kalan bölüm. Bir şeyin dış yüzü, yüzey.

Kurul : Bir işi yapmak, yönetmek veya bir kurum ve kuruluşu temsil etmek için görevlendirilmiş kişilerden oluşmuş topluluk, heyet, konsey, asamble.

Genel : Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Bir genelleme sonucunda elde edilen. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan.

Sahip : Herhangi bir şey üstünde mülkiyeti olan, onu yasaya uygun bir biçimde dilediği gibi kullanabilen kimse, iye, malik. Koruyan, arka çıkan, gözeten kimse. Herhangi bir niteliği olan kimse, ehil. Bir iş yapmış, üstlenmiş veya bir eser ortaya koymuş kimse.

Diğer dillerde Ortadamaksıl abanık anlamı nedir?

Fransızca'da Ortadamaksıl abanık nedir ? : consonne cacuminale, cérébrale ou médiopalatale