Ortopnö nedir, Ortopnö ne demek

Ortopnö; Veteriner alanında kullanılan bir terimdir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

İleri derecede kalp ve akciğer yetmezlikleri hâlinde görülen yardımcı kasların iştirakiyle güç ve sık olarak ve oturur durumda yapılabilen solunum şekli.

Ortopnö anlamı, kısaca tanımı

Orto : Yunanca düz anlamına gelen ön ek. Komşu ya da 1, 2 durumunu gösteren ön ek. Bir asit, tuz ya da esterin doğada özgürce birleşebileceği en çok suyu yapısına aldığını gösterir ön ek. Tek dönme nicem sayısı ve koşut çekirdek dönüsü koşulunu belirleyen ön ek. Komşuluğu veya 1-2 durumunu gösteren ön ek. Serbest, tuzu veya esteri şeklinde bilinen ve en çok hidrolizlenmiş asidi gösteren ön ek, ortosilisik asit gibi. Paralel spinleri gösteren ön ek. Bir asit, tuz ya da esterin doğada serbestçe birleşeceği en çok suyun yapısıda bulunduğunu gösteren ön ek

Yetmezlik : Yetmeme durumu. Kendisinden beklenen işlevi yerine getirememe. Eksiklik, noksanlık.

Yardımcı : Yardım eden veya gerektiğinde yardım edecek olan kimse vb., muavin, muin, yaver, asistan. Yardımı olan (şey).

İştirak : Ortaklık, ortak olma, paydaşlık. Bir işe, bir düşünceye katılma, katılım. Bir işte yer alma, paydaşlık etme. Katılma.

Akciğer : Göğüs kafesinin büyük bir bölümünü içten kaplayan, kanı temizleyen, sağlı sollu iki parçadan oluşan solunum organı. Bronşçukların son bölümü.

 

Solunum : Bütün canlılarda, oksijen alıp karbondioksit verme biçiminde görülen hareket, teneffüs. Bitkilerde geceleri oksijen alıp karbondioksit verme, gündüzleri ise karbondioksit alıp oksijen verme biçiminde görülen hareket.

Derece : Bir süreç içindeki durumlardan her biri, basamak, aşama, rütbe, mertebe. Bir çemberin üç yüz altmışta birine eşit olan açı birimi. Başarı gösterme. Bir çözeltinin yoğunluğunu ölçmede kullanılan birim. Ölçü aletlerinin ölçeğinde belirtilmiş bulunan başlıca bölümlerden her biri. Denli, kadar. Sıcaklıkölçer.

İştira : Satın alma.

Yardım : Kendi gücünü ve imkânlarını başka birinin iyiliği için kullanma, muavenet. Etki. Bir ülkeye bağış veya ödünç olarak verilen para ve ihtiyaç maddeleri. İşlerin daha etkin ve verimli olabilmesi için sağlanan katkı, destek. Bağış, iane.

İleri : Herhangi bir şeye göre daha ötede olan yer, geri karşıtı. Doğrusundan daha çok gösteren (saat). Temel duruşta ayak uçlarının gösterdiği yön. Önde bulunan. Öne doğru, ileri doğru. Benzerlerini geride bırakmış. Henüz gelmemiş zaman, gelecek, sonra. Bir şeyin ulaşılacak yönü. "Amaca doğru durmadan yürü" anlamında kullanılan bir seslenme sözü.

Kasla : Yalan.

Yetme : Yetmek işi.

Şekli : Havuç. Biçimle ilgili, biçimsel, formel.

Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.

 

Yardı : Ceza.

İştir : Sirken de denilen bir çeşit ot.

Şekl : Kıyafet, görünü.

İşti : İşte.

Olar : Onlar. Onlar (III. çokluk şahıs zamiri).

Dere : Genellikle yazın kuruyan küçük akarsu. Damlarda yağmur sularını toplayarak oluğa veren çinko veya kiremit yol. İki dağ arasındaki uzun çukur.

Diğer dillerde Ortopnö anlamı nedir?

İngilizce'de Ortopnö ne demek ? : orthopnea)