Ota boğdurma nedir, Ota boğdurma ne demek

Ota boğdurma; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

hlk. Metastrongylus tedavisinde, havaların elverişli olduğu zamanlarda hayvanların çiğ düşmüş veya yüksek meralara sokulmak suretiyle, buralardaki soğuk otların yedirilerek öksürtülmesi sonucunda, üst solunum yollarına yerleştikleri kabul edilen larvaların atılmasını sağlamaya yönelik uygulama.

Ota boğdurma kısaca anlamı, tanımı

Boğdu : Boyuna, kulağa, başa sarılan sargı, örtü, yazma, çatkı

Ota : Orta.

Boğdurma : Boğdurmak işi.

Metastrongylus : Metastrongylidae ailesinde bulunan, domuzlarda verminöz bronşite neden olabilen nematod cinsi.

Elverişli : Uygun, müsait. İşe yarayan, ergonomik.

Suretiyle : Yoluyla, biçimiyle.

Hayvanlar : (Animalia), Canlı varlıklardan bitkiden farklı olarak yer değiştirebilen, uyartılara cevap veren, besinlerini vücudu içinde sindirebilenleri içine alan bir âlemdir. Birgozeliier (Protozoa) ve çokgözeliler (Metazoa) olmak üzere 2 altâlemi vardır.

Sokulmak : Sokma işine konu olmak. Yanaşmak, yaklaşmak. Girmek.

Uygulama : Uygulamak işi, tatbikat, tatbik, pratik. Yürütüm. Bir sanat ve bilim dalının ilkelerini düşünce alanından uygulama alanına geçirip gerçekleştirme işi, kılgı, tatbik, ameliye, pratik. Kuramsal bir bilgiyi, ilkeyi, düşünceyi herhangi bir alanda hayata tatbik etme, tatbik.

 

Zamanla : Aradan süre geçtikçe, giderek.

Sokulma : Sokulmak işi.

Sağlama : Sağlamak işi. Bir problemin çözümü veya bir hesabın doğruluğunu denetlemek için yapılmış olan kontrol işlemi, mizan.

Yönelik : Belli bir yöne çevrilmiş olan, müteveccih.

Solunum : Bütün canlılarda, oksijen alıp karbondioksit verme biçiminde görülen hareket, teneffüs. Bitkilerde geceleri oksijen alıp karbondioksit verme, gündüzleri ise karbondioksit alıp oksijen verme biçiminde görülen hareket.

Hayvan : Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).

Tedavi : Çeşitli yöntemlerle hastalığı iyi etme, iyileştirme, sağaltım, sağaltma, terapi. Aksayan bir şeyi düzeltme, iyileştirme.

Yüksek : Altı ile üstü arasındaki uzaklık çok olan, alçak karşıtı. Yukarıda, üst tarafta olan yer. Toplum içinde para, ün vb. bakımından üstünlüğü olan. Normal değerlerin üstünde olan. Belirli bir yere göre daha yukarıda bulunan. Güçlü, şiddetli. Derece ya da makamı bakımından üstün. Erdemli, faziletli. Etkili.

Sonucu : Sonunda, sonra. Netice, nihayet, en son, âkıbet, en sonra, sonunda.

Havala : Sıkıntı: Aman beni havala bastı. Düğünde son gün yapılan toplantı. Duvak. Havale.

Sağlam : Dayanıklı, kolay bozulmaz, yıkılmaz, stabil. Sakatlık veya hastalığı bulunmayan, sağlıklı, sıhhatli. Gerçek, inanılır bir temeli olan. (sa'ğlam) Her hâlde, muhakkak. Zarar görmemiş, bozulmamış. Güvenilir.

Diğer dillerde Ot silajı anlamı nedir?

İngilizce'de Ot silajı ne demek ? : grass silage