Otlatma kapasitesi nedir, Otlatma kapasitesi ne demek

Otlatma kapasitesi; Veteriner alanında kullanılan bir sözcüktür.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Bir meradaki ot kapasitesine bağlı olarak ne kadar hayvan otlatılacağının hesaplanması.

Otlatma kapasitesi tanımı, anlamı

Kapasite : Bir şeyi içine alma, sığdırma sınırı, kapsama gücü, sığa. Anlama, kavrama yeteneği. Bir işletmenin üretim miktarı. Bir kondansatörün elektrik yığma sınırı, sığa. Belli bir alana sığabilecek kişi veya nesne sayısı

Otlatma : Otlatmak işi.

Hesaplanma : Hesaplanmak işi.

Hayvan : Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).

Bağlı : Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.

Kadar : Ölçüsünde, derecesinde. Miktarda, derecede. Gibi. Denli. Büyüklüğünde, genişliğinde. Süre belirten bir söz. Bir sayıdan sonra geldiğinde kesinlikle belli olmayan bir niceliği belirten söz. Dek.

 

Hayva : Ayva. Tenekeyi lehimlemek için kullanılan bakır ya da demir araç. [Bakınız: hayva demiri].

Hesap : Aritmetik. Bankadaki işlemlerin yapılabilmesi için kişi, kurum ve kuruluşlar adına düzenlenen çizelge. Alacaklı ya da borçlu olma durumu. Ödenecek ücretin dökümünü ve tutarını gösteren kâğıt, hesap pusulası, adisyon. Oranlama, tahmin. Bir girişimin, bir işin başarıya ulaşması için alınan önlemlerin bütünü. Matematiksel işlem. Tutum, durum, anlayış.

Olar : Onlar. Onlar (III. çokluk şahıs zamiri).

Kada : Kardeş. Ağabey. Kız kardeş, abla. Küçük kardeş. Arkadaş. Teyze. Yeni doğmuş hayvan yavrusu. Gönül, naz. Konuşmaya engel olan dilbağı : Dili kadalı olduğundan konuşamıyor. Sıra: Ahmet'in kadasını sen mi savdın. Kadar (bk. gadâ, kada kadar). Kadar. Kadar, bk. kadê, kadâr.

Mera : Otlak.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

Ne : Türk alfabesinin on yedinci harfinin adı, okunuşu. Hangi. Şaşma veya abartı bildiren bir söz. Her şey. "Sana ne, bana ne" gibi sorularda "ne ilgisi var" anlamına gelen bir söz. Neon elementinin simgesi. Nasıl. Neden. Soru biçiminde şaşma bildiren ünlem. Hangi şey. Birçok şey.

Ot : Toprak üstündeki bölümleri odunlaşmayıp yumuşak kalan, ilkbaharda bitip bir iki mevsim sonra kuruyan küçük bitkiler. Esrar. Bu bitkilerle yapılmış veya bu bitkilerle doldurulmuş. Zehir. İlaç.

Diğer dillerde Otlatma kapasitesi anlamı nedir?

İngilizce'de Otlatma kapasitesi ne demek ? : grazing capacity