Pamuk tahtakurusu nedir, Pamuk tahtakurusu ne demek

Teknik terim anlamı:

Yarımkanatlılardan, pamuk, bamya ve hatmilerimize, yumuşak tohumları emerek zarar veren esmer böcek.

Pamuk tahtakurusu anlamı, kısaca tanımı

Pamuk : Ebegümecigillerden, koza biçimindeki meyvesi üç, dört, beş dilimli olan, sıcak bölgelerde yetişen tarım bitkisi (Gossypium). Bu tellerin işlenmiş biçimi. Yere serili halı, kilim vb. yaygıların üzerinde oluşan, uçuşabilen toz kümecikleri, hav. Bu bitkinin işlenmiş biçiminden yapılmış. Bu bitkinin tohumlarının çevresinde oluşmuş ince, yumuşak tellerin adı

Taht : Hükümdarların oturduğu büyük, süslü koltuk. Hükümdarlık makamı, hükümdarlık.

Tahta : Çeşitli işlerde kullanılmak üzere düz, enlice, uzun ve az kalın biçimde işlenmiş ağaç parçası. Bu ağaçtan yapılmış. Çimlenen tohumlar için bahçede hazırlanan uzun tarh. Bu malzemeden oluşmuş yüzey, döşeme, ağaç. Sebze bahçelerinde ayrılan küçük yer. Kara tahta.

Tahtakurusu : Yarım kanatlılardan, uzunluğu 3-5 milimetre, vücudu oval ve yassı, kanatları körelmiş, oturulan, yatılan yerlerde üreyen, kan emerek beslenen, pis kokulu böcek, tahta biti (Cimex lectularius).

Yarımkanatlılar : Kan ve bitki özsuyu emerek yaşayan, birinci çift kanatlarının son yarısı, ikinci çiftin tümü zarsı olan hortumlu böcekler topluluğu. (Tahtakurusu gibi kanadı büsbütün körelmiş türleri vardır.). (Hemiptera), su akrebi (Nepa cinerea) iyi bilinen türleridir.

 

Tohumlar : Ankara şehrinde, Karaali nahiyesine bağlı bir yer. Bilecik kenti, Yenipazar ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

Yumuşak : Dokunulduğunda veya üzerine basıldığında çukurlaşan, eski biçimini kaybeden, katı karşıtı. Kolay çiğnenen, kolay kesilen. Kaba, hırçın, sert olmayan, kolay yola gelen, uysal. Ilıman (iklim), sert karşıtı. Dokunulduğunda hoş bir duygu uyandıran. Okşayıcı, tatlı, hoş. Ciğerlerden gelen havanın ses yolundaki sivrilmiş ve gerilmiş kapalı bir engele çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimli, sürekli, ötümlü, tonlu, sedalı. Kolaylıkla işlenebilen. Sessiz, hafif. Kolaylıkla bükülen, buruşmayan, sert karşıtı.

Emere : Ortaya bir iş çıkarmak, başarmak.

Zarar : Bir şeyin, bir olayın yol açtığı çıkar kaybı veya olumsuz, kötü sonuç, dokunca, ziyan, mazarrat.

Veren : Yokuş. Çürük, yıkılmış, çökmüş yapı ve benzerleri için.

Yumuş : İş, hizmet buyruğu: Bu çocuk hiç yumuş tutmuyor, ne yapacağız?. Toplantı, topluluk. İş, hizmet buyruğu. Vazife, hizmet, buyrulan iş, söz. Görev, vazife (Çayağzı). Ödünç alınan şey. İş, hizmet, ödev, vazife. İş, güç, çalışma.

Bamya : Ebegümecigillerden, sıcak ve ılıman yerlerde yetişen bir bitki (Hibiscus esculentus). Bu bitkinin hem taze hem kurutularak yenilen ürünü.

Yarım : Bütün bir şeyin ayrıldığı iki eşit parçadan her biri. Tam ve istenildiği gibi olmayan, eksik, noksan. Saatte on iki otuz. Hastalıklı, sakat, sağlıksız. Bir bütünün yarısı olan miktar.

 

Tohum : Bitkilerde döllenme sonunda yumurtacıktan oluşan ve yeni bir bitki oluşmasını sağlayan tane. Ortaya bir sonuç çıkaran, bir sonucun oluşmasına sebep olan şey. Soy sop, döl, nesil, sülale. Spermatozoit.

Esmer : Siyaha çalan buğday rengi. Teni ve saçları karaya çalan, koyu buğday rengi olan (kimse), yağız. Bu renkte olan. Kurşuni renk.

Böcek : Eklem bacaklıların, altı bacaklı, çoğu kanatlı ve vücutları baş, göğüs, karın olarak eklemlerden oluşmuş hayvan sınıfı, haşere. Istakoza benzer, uzunluğu 30-40 santimetre kadar olan, sarı renkli, kısa kıskaçlı, yenilen bir deniz hayvanı. Kelebek, kurt ve tırtılın dışında kalan küçük hayvancıklar.

Hatmi : Ebegümecigillerden, bazı cinslerinin kök ve çiçekleri hekimlikte kullanılan, çok yıllık otsu bir süs bitkisi, ağaçküpesi (Althaea officinalis).

Esme : Esmek işi.

Böce : Böcü. Börülce. Bit. [Bakınız: böcü]. Sırtlan. [Bakınız: böcük]. [Bakınız: böbö]. Kurt. Böcek, akrep, çıyan, örümcek v.s. Fasulye. Bu gece. Böcek.

Diğer dillerde Pamuk dikiş ipliği anlamı nedir?

İngilizce'de Pamuk dikiş ipliği ne demek ? : cotton suture