Parçalanmış mallar nedir, Parçalanmış mallar ne demek
Parçalanmış mallar; İktisat alanında kullanılan bir terimdir.
İktisat terim anlamı:
Üretimi alt süreçlere ayrıştırılabilen ve maliyet üstünlüğüne göre farklı mekanlarda parça parça üretilebilen mallar.
Parçalanmış mallar anlamı, kısaca tanımı
Mallar : Emvâl. Yararlanılabilecek ve kullanılabilecek nitelikte olan taşınır mallar
Parç : Şişman adam. Topraktan yapılmış yoğurt kabı. Emzikli testi, topraktan yapılmış ibrik. Bakır su tası. Bakır su tası, maşrapa. Su tası. Bakır su bardağı. (Başkışla Karaman Konya).
Parçal : Kesinti, ulak. Kalan, faiz: Niye paranın parçalını alıyı?.
Parça : Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan ya da artakalan şey. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Nesne. Tane. Güzel, alımlı kız veya kadın. Müzik eseri. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Pasaj.
Parça parça : Parçalanmış bir durumda, lime lime. Azar azar, bölüm bölüm.
Maliyet : Üretimde bir mal elde edilinceye değin harcanan değerlerin toplamı.
Maliye : Kamu ile ilgili işlerin yürütülmesi için gerekli gelirleri ve harcanan paraları düzenleyen kuralların bütünü. Devlet gelir ve giderlerini yöneten kuruluş. Konusu bu kuralları incelemek olan bilim dalı.
Üretim : Belirli faaliyet ve işlemler sonucu yeni bir mal veya hizmet meydana getirme, istihsal, tüketim karşıtı.
Farklı : Farkı olan, aralarında fark bulunan, değişik, ayrımlı.
Süreç : Aralarında birlik olan veya belli bir düzen veya zaman içinde tekrarlanan, ilerleyen, gelişen olay ve hareketler dizisi, vetire, proses.
Üstün : Benzerlerine göre daha yüksek bir düzeyde olan, onları geride bırakan. Arap harfli metinlerde bir ünsüzün a, e seslerinden biriyle okunacağını gösteren işaret, fetha. Birine veya bir şeye göre nitelik bakımından daha yüksek, daha elverişli olan, faik.
Mekan : Yer, bulunulan yer. Ev, yurt. Uzay.
Fark : Bir kimse veya nesnenin bir başkasıyla karıştırılmamasını sağlayan ayrılık, benzer şeyleri birbirinden ayıran özellik, başkalık, ayrım, nüans. Çıkarma işleminin sonucu. Ayrım.
Ayrı : Başka, başka türlü. Aynı yerde kalan. Yalnız, tek başına.
Süre : Bir olayın başı ile sonu arasında geçen zaman parçası, zaman aralığı, zaman bölümü, müddet. Gelin giysisi yapılan bir çeşit kumaş : Sürenin arşınını iki kaymeye aldım. 1.Yüreklilik, yiğitlik. 2.Dayanıklılık : Şu adamın süresi yok. Arapça kökenli sûre: sure. Bir sesin çıkarılmasına verilen zaman. müddet. Tecimsel belgitlerin sayışımlarındaki paraların ödenmeleri için saptanan gün. Bir işin yapılması ya da bir borcun ödenmesi için gösterilen süre. [Bakınız: gösterim süresi]. [Bakınız: yayın süresi].
Göre : Bir şeye uygun olarak, bir şey uyarınca, gereğince. Bakılırsa, hesaba katılırsa, göz önünde tutulunca, bakarak, nazaran.
Mali : Mal ile ilgili. Parasal. Maliyeye ilişkin, maliye ile ilgili.
Diğer dillerde Parçalanmış mallar anlamı nedir?
İngilizce'de Parçalanmış mallar ne demek ? : fragmented goods

Bu kısımda Parçalanmış mallar nedir? Parçalanmış mallar ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Parçalanmış mallar tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Parçalanmış mallar hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.