Parlak yumuşak tel nedir, Parlak yumuşak tel ne demek

Parlak yumuşak tel; Metalürji alanında kullanılan bir terimdir.

Metalürji'deki terim anlamı:

Parlak sert tel elde etmede uygulanana benzer ve ayrıca yumuşaklık sağlayıcı yöntemle elde edilen tel.

Parlak yumuşak tel anlamı, kısaca tanımı

Parla : “Işık saç, ışılda, ün kazan, tanın” anlamlarında kullanılan bir isim”

Yumuş : İş, hizmet buyruğu: Bu çocuk hiç yumuş tutmuyor, ne yapacağız?. Toplantı, topluluk. İş, hizmet buyruğu. Vazife, hizmet, buyrulan iş, söz. Görev, vazife (Çayağzı). Ödünç alınan şey. İş, hizmet, ödev, vazife. İş, güç, çalışma.

Parlak : Parlayan, ışıldayan. Temiz ve ışıklı. Göze çarpacak kadar başarılı. Yüzü güzel (oğlan).

Tel : Türlü metallerden yapılmış, kopmaya karşı bir direnç gösteren ince uzun nesne. Bu nesneden yapılmış veya bu nesne biçiminde olan. Bazı organizmaların demet durumundaki oluşumunu meydana getiren ipçiklerin her biri, lif. İnsan saçını oluşturan ipçik. Tencere, çaydanlık vb.ni ovarak temizlemek için kullanılan nesne. Telgraf.

Yumuşak : Dokunulduğunda veya üzerine basıldığında çukurlaşan, eski biçimini kaybeden, katı karşıtı. Kolay çiğnenen, kolay kesilen. Kaba, hırçın, sert olmayan, kolay yola gelen, uysal. Ilıman (iklim), sert karşıtı. Dokunulduğunda hoş bir duygu uyandıran. Okşayıcı, tatlı, hoş. Ciğerlerden gelen havanın ses yolundaki sivrilmiş ve gerilmiş kapalı bir engele çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimli, sürekli, ötümlü, tonlu, sedalı. Kolaylıkla işlenebilen. Sessiz, hafif. Kolaylıkla bükülen, buruşmayan, sert karşıtı.

 

Parlak sert tel : Bir çubuktan doğrudan çekilerek ve bir ara tavlaması görmeden elde edilmiş sert tel.

Yumuşaklık : Yumuşak olma durumu, mülayemet.

Yöntem : Bir amaca erişmek için izlenen, tutulan yol, usul, sistem, prosedür, politika. Bilimde belli bir sonuca erişmek için bir plana göre izlenen yol, metot.

Ayrıca : Ayrı olarak, başkaca, antrparantez. Bundan başka. Ayrı bir önem verilerek.

Benzer : Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil. Benzeşim. Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör.

Etme : Etmek işi.

Uygu : [Bakınız: bağıntı]. Uyum, uygunluk.

Edil : Roma tiyatrosunda oyunları parasal ve yönetsel açıdan koruyanlara verilen ad. Oyunları denetleyip gösteri günlerini ve daha başka kayıtları saptayanlara verilen ad. Roma tiyatrosunda maddi manevi oyunları destekleyip koruyanlar. Oyunları denetleyip temsil tarihlerini ve daha başka kayıtları saptayanlar (bk. diadaskalia). Sinop ili, Boyabat ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Ayrı : Başka, başka türlü. Aynı yerde kalan. Yalnız, tek başına.

Sert : Çizilmesi, kırılması, buruşması, kesilmesi veya çiğnenmesi güç olan, pek, katı, yumuşak karşıtı. Kolay dayanılmayan, zor katlanılan, etkili, yumuşak karşıtı. Gönül kırıcı, katı, ters. Ciğerlerden gelen havanın ağız boşluğundaki tam kapalı veya yarı kapalı engellere çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimsiz, süreksiz, ötümsüz, tonsuz, sedasız. Güçlü kuvvetli. Sarsıcı niteliği olan, çarpıcı, keskin, hafif karşıtı. Gönül kırıcı, katı, ters bir biçimde. Esnekliği az olan, kolayca eğilip bükülmeyen. Hırçın, öfkeli, hiddetli. Titizlikle uygulanan, sıkı. Bağışlaması, hoşgörüsü olmayan.

 

Elde : Çarpma ve toplama işlemlerinde bir sonraki sıranın rakamlarına katılacak olan sayı.

Diğer dillerde Parlak yumuşak tel anlamı nedir?

İngilizce'de Parlak yumuşak tel ne demek ? : bright soft wire