Piperidolat nedir, Piperidolat ne demek

Piperidolat; Veteriner alanında kullanılan bir sözcüktür.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Atropin benzeri etkileri yanında yerel anestezik ve spazm çözücü etkileri de olan; kalp spazmı da dâhil, mide bağırsak ve idrar torbasının spazmlı durumlarında kullanılan parasempatolitik bir ilaç.

Piperidolat anlamı, kısaca tanımı

Yerel anestezik : Belirli bölgelerde sinir lifleriyle uygun konsantrasyonlarda temasa geldiklerinde bu liflerdeki uyarı iletimini geriye dönüşümlü olarak bloke eden ilaç

Yerel anestezi : Yalnız operasyon yapılacak bölgenin dokularındaki sinir uçlarının geçici olarak duyarsız duruma getirilmesi, lokal anestezi.

İdrar torbası : Vücuttan dışarıya atılacak olan idrarın toplandığı bölüm, sidik kavuğu, sidik torbası, kavuk, mesane. Hastalarda idrarın bir boru aracılığıyla vücut dışında toplanmasına yarayan plastik maddeden üretilmiş torba.

Kalp spazmı : Kalbi besleyen damarlardan birinde veya birkaçında meydana gelen irade dışı kasılma sonucu kalp kasının beslenememesi.

Anestezik : Eter, kloroform gibi uyuşturma özelliği olan. Anestetik.

Anestezi : Canlı vücudunun tümünde veya bir bölgesinde ağrı, ısı, ışık ve dokunma gibi tüm duyuların ortadan kaldırılması, duyu yitimi. Belirli bir sinirin hasarına bağlı olarak vücutta ilgili bölgede ortaya çıkan duyu olmaması.

 

Bağırsak : Sindirim organının mideden anüse kadar olan, ince bağırsak ve kalın bağırsaktan oluşan bölümü.

Yanında : Bir şeye, bir kimseye göre, nispetle.

Etkiler : Bir filmin görüntülerinde, doğal kaynakların dışında elde edilmiş sonuçlar. Optik, mekanik, kimyasal yöntemlerle gerçekleştirilmiş, görüntüyle ilgili ya da gürültü, doğa sesleri gibi sesle ilgili sonuçlar. Benzer sonuçların televizyonda elektronik yöntemlerle gerçekleştirilenleri.

Benzeri : Aynı.

Atropin : Güzelavrat otundan çıkarılıp hekimlikte kullanılan zehirli bir madde.

Çözücü : Başka bir maddeyi çözme özelliği olan şey. Elektronik alıcılar için şifre veya bilgi çözücü, dekoder.

Benzer : Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil. Benzeşim. Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör.

Spazm : Özellikle kalp, mide, bağırsak ve kasların elde olmadan kasılması.

Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.

Dahil : Bir işe karışmış olma, karışma.

Bağır : Göğüs. Ciğer, bağırsak vb. vücut boşluklarında bulunan organların ortak adı, ahşa. Ok yayı ve dağda orta bölüm.

Yanın : Gaz tenekesinin yarısı oylumunda bir tahıl ölçeği.

Torba : Genellikle pamuk ve kıldan dokunmuş, türlü boy ve biçimde, ağzı büzülüp bağlanabilen araç. Er bezi, husye, testis. Vücutta meydana gelen şişlik. Genellikle plastikten veya kâğıttan yapılmış, içine öteberi koymaya yarayan, çeşitli büyüklükte olabilen taşıma gereci, poşet.

 

Yerel : Yöresel. Sınırlı bir yerle ilgili olan, lokal. Gözlem yerine veya gözlemcinin bulunduğu yere göre tanımlanan.

Diğer dillerde Piperidolat anlamı nedir?

İngilizce'de Piperidolat ne demek ? : piperidiolate