Pirpiri nedir, Pirpiri ne demek

Pirpiri; tarih, Tarih alanlarında kullanılan bir terimdir. Dil bilgisi yönünden Türkçe'de isim olarak kullanılır.

  • Pırpırı

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Temiz, titiz, derli toplu kişi.

İvecen.

Bir işi iyi yapan, usta : O adam bu oyunların pirpirisi.

Semizotu.

Giyimine özen gösteren.

Tarih terimi olarak anlamı:

Yeniçerileri salma erlerinin giydikleri kırmızı çuhadan yapılmış cüppe.

Bizans altınlarının bir türü.

Teknik terim anlamı:

Derbeder, perişan.

Pirpiri tanımı, anlamı

Pirpir : Cılız, ufak tefek. Gözünü sık sık kırpan kişi. Küçük lamba, idare lambası. Semizotu

Pirpirim : Semizotu. Çok yaşlı kişi. Çok eski, eskilikten paramparça olmuş eşya, giyecek. Kıvrım kıvrım : Pirpirimli bir etek. Gözyaşı için: Gözlerinden pirpirim gibi döktü, ağladı. Semiz otu. Pirifani'nin eşanlamlısı.

Pirpirim olmak : Yaşlanmak. Solmak. Çok yaşlı olmak, perişan olmak.

Derli toplu : Düzenli, dağınık olmayan, düzen verilmiş. Düzenli bir biçimde.

Gösteren : Gösterilenle birleşerek göstergeyi oluşturan ses veya sesler bütünü.

Semizotu : Semizotugillerden, etli ve mayhoş yaprakları sebze olarak yenilen otsu bir bitki, semizot (Portulaca oleracea).

Derbeder : Yaşayışı ve davranışı düzensiz (kimse).

Altınlar : Balıkesir şehri, Yağcılar Bucağı.

 

Yeniçeri : Kapı kulu teşkilatının piyade sınıfı. Bu asker sınıfından olan er.

Pırpırı : Yeniçeri salma erlerinin giydikleri kırmızı çuhadan yapılmış cübbe, pirpiri. Uçarı, hovarda. Bir tür Bizans altını.

Semizot : Semizotu.

Perişan : Dağınık, düzensiz, karmakarışık. Acınacak durumda olan, zavallı.

Kırmızı : Al, kızıl renk. Bu renkte olan.

Kırmız : Kırmız böceğinden çıkarılan parlak al boya, çiçek boyası.

İvecen : Aceleci.

Pırpır : Tek veya çift motorlu küçük uçak. Yelle dönen bir çocuk oyuncağı, fırıldak. Yıldız. [Bakınız: pırıldak]. Vantilatör. Kadın giysilerini süslemekte kullanılan boncuk ya da kumaş parçası. Uçurtmalara takılan kâğıt süs (yel vurdukça ses çıkartır). Kadifenin işlenmesi sırasında simin üzerine çekilen bükümlü gümüş tel. (Seydişehir Eskişehir). [Bakınız: pırlağuç]. Düzce kenti, Çilimli ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Göster : Gösteriş eyleminin yapılması için kılıçoyunu öğretmenince verilen komut.

Titiz : Çok dikkat ve özenle davranan veya böyle davranılmasını isteyen (kimse), memnun edilmesi güç, müşkülpesent. Temizliğe aşırı düşkün olan (kimse).

Temiz : Kirli, lekeli, pis, bulaşık olmayan, arı, pak, münezzeh, hijyen, hijyenik. Kirli, lekeli, bulaşık olmayan bir biçimde. Sabıkasız. Ahlakça lekesiz, necip, nezih. Özenle yapılmış. Çok az kullanılmış veya hiç kullanılmamış olan, özrü olmayan.

Diğer dillerde Pirotoplazma anlamı nedir?

İngilizce'de Pirotoplazma ne demek ? : protoplasm