Polinükleotit kinaz nedir, Polinükleotit kinaz ne demek

Polinükleotit kinaz; Biyoloji alanında kullanılan bir kelimedir.

Biyoloji'deki anlamı:

ATP' den bir fosfat grubunu RNA'nın ya da DNA çift sarmalının 5' ucuna ekleyen enzim.

Polinükleotit kinaz anlamı, kısaca tanımı

Kinaz : ATP'den bir fosfor grubunu alıcıya taşıyan herhangi bir enzim. Hekzokinaz gibi, fosfat transfer eden enzim grubunun son eki. Aktif bir enzim içine bir zymogon transfer eden veya aktive eden, canlı dokuda bir madde. Proenzimi aktive ederek onun enzim hâlinde görev yapmasını sağlayan madde. ATP’den bir fosfor grubunu alıcıya taşıyan herhangi bir enzim

Poli : Çok, fazla. Bütün alt birimleri sitozin olan homopolimer. Bütün alt birimleri timin olan homopolimer. Bütün alt birimleri urasil olan homopolimer.

Polinükleotit : Ondan fazla nükleotidin 3', 5'-fosfat diester bağlarıyla bağlanarak meydana getirdikleri bir polimer. Nükleotitlerin birbirine fosfodiester bağlarıyla bağlanmasıyla oluşan uzun nükleotit zinciri.

Çift sarmal : Baz çiftlerinin hidrojen bağları ile birbirine bağlanmasıyla oluşan iki sarmallı DNA yapısı.

Çift sarma : Karşı güreşçinin beline oturup çift ayakla vurulan sarma.

Fosfat : Yapay gübre ve bazı ilaçların yapımında kullanılan fosforik asidin tuzu veya esteri.

Sarmal : Dolana dolana oluşmuş, birbirini izleyen, helisel, helezonlu, helezoni. İçinden çıkılmaz (durum).

 

Ucuna : Köpeği sürü başına çağırma ünlemi.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Sarma : Sarmak işi. Lahana, pazı ve üzüm yaprağının hazırlanan içle sarılmasıyla yapılmış olan etli veya zeytinyağlı yemek. Bir ayakta alınan, paralel veya dik olarak dikmelerin üzerine yerleştirilen direk. Saran, içine alan şey, zarf. Sarılarak yapılan. Çevirme.

Enzim : Bir kimyasal tepkimeyi gerçekleştiren ve onu hızlandıran, çoğunlukla protein yapısında olan organik madde.

Çift : Birbirini tamamlayan iki tekten oluşan (nesneler). Bir erkek ve bir dişiden oluşan iki eş. Toprağı sürmek için birlikte koşulan iki hayvan. Küçük maşa ya da cımbız.

Den : [Bakınız: dene]. Ekmek ve yemek kırıntısı. Derece. Tane. Tahıl. Kabuğu dövülerek soyulmuş buğday, aşlık. Hububat tanesi, örgüde ilmik. Tane fasulye. Tane, tohum. Buyurun(yemek için): Den bakalım yemek yiyelim. [Bakınız: dendi]. Haydi.

Atp : [Bakınız: adenozin trifosfat]. Adenozin trifosfat.

Dna : [Bakınız: deoksiribonükleik asit]. Deoksiribonükleik asit.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

Da : Doğrulama, uygun bulma, evet. [Bakınız: dahacık, dâhacık]. Daha anlamında kullanılır. Şaşma bildirir ünlem. Değil mi ya anlamında kullanılır. İşte, orada, şurada. Genellikle cümle sonlarında çeşitli anlamlarda kullanılan ünlem. Bağlama ve kuvvetlendirme edatı. Daha, henüz. Da, dahi (bk. de). Dağ. Dahi, da. Henüz. Dağı. Dağa. Daha.

 

Ya : "Ey, hey" anlamlarında bir seslenme sözü. Bazı çekimli zamanlardan sonra gelerek anlamı pekiştiren, kuvvetlendiren bir söz: Yediydin ya. Oturmuşum ya. Şaşma, şaşkınlık bildiren bir söz. Bilinen, görülen, hatırlanıp anlatılan bir olay dolayısıyla da sorulan başka bir konu için kullanılan bir söz. Gereklik ve onay bildiren cümlelerde yargının onaylandığını bildiren bir söz. Cevap niteliğinde olan cümlenin sonuna getirildiğinde asıl yargının arkadan gelen cümle ile anlatılacağını belirten bir söz. Evet. Dilek ve geniş zaman kiplerinde yargıyı güçlendiren bir söz. Bir düşüncede sıra ile yer alan ayrı cins ögelerden biri ötekilerden üstün görüldüğünde "hele, özellikle" anlamlarında kullanılan bir söz. Bir düşüncenin karşıtı düşünülürken kullanılan bir söz.

Diğer dillerde Polinükleotit kinaz anlamı nedir?

İngilizce'de Polinükleotit kinaz ne demek ? : polynucléotide kinase