Polinükleotit nedir, Polinükleotit ne demek

Polinükleotit; Biyoloji, Veteriner alanlarında kullanılan bir terimdir.

Biyoloji'deki anlamı:

Ondan fazla nükleotidin 3', 5'-fosfat diester bağlarıyla bağlanarak meydana getirdikleri bir polimer.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Nükleotitlerin birbirine fosfodiester bağlarıyla bağlanmasıyla oluşan uzun nükleotit zinciri.

Polinükleotit kısaca anlamı, tanımı

Poli : Çok, fazla. Bütün alt birimleri sitozin olan homopolimer. Bütün alt birimleri timin olan homopolimer. Bütün alt birimleri urasil olan homopolimer

Polinükleotit fosforilaz : Yalnızca bakterilerde bulunan RNA kalıbı olmadan RNA zincirini sentezleyebilen enzim.

Polinükleotit kinaz : ATP' den bir fosfat grubunu RNA'nın ya da DNA çift sarmalının 5' ucuna ekleyen enzim.

Nükleotit : DNA ya da RNA'nın tekrarlanan birimleri; riboz ya da deoksiriboz şekerine bağlı bir pürin ya da pirimidin bazından (adenin, guanin, sitozin, timin ya da urasil) oluşan nükleositin fosfat esteri. Pürin nükleotitler adenin ve guanin bazları, pirimidin nükleotitler sitozin, timin ya da urasil bazları içerir. Aynca adenozin trifosfat (ATP), guanozin trifosfat (GTP) gibi enerji taşıyıcısı ya da nikotinamit adenin dinükleotit (NAD), flavin adenin dinükleotit (FAD) gibi koenzimlerin yapısında bulunurlar. Nükleotid. İki şeker, bir pürin ve bir pürimidin bazından oluşan tek bir DNA sırası. Bir pürin veya pirimidin bazının bir riboz veya deoksiriboz şekerine bağlanmasıyla oluşan nükleositin bir fosfat esteri.

 

Bağlanma : Bağlanmak işi veya durumu.

Polimer : Tekrarlanan yapısal kümelerin oluşturduğu yüksek molekül ağırlıklı (birleşikler).

Birbiri : Karşılıklı olarak bir diğeri.

Zincir : Birbirine geçmiş bir sıra metal halkadan oluşan bağ. Altın ya da gümüşten yapılmış takı. Taşıtların kar veya buzda kaymaması için tekerleklerine takılan alet. Hükümlülerin eline, ayağına vurulan demir bağ. Art arda gelen şeylerin oluşturduğu dizi.

Meydan : Alan, saha. Fırsat, imkân ya da vakit. Bulunulan yer ve çevresi, ortalık. Mevlevi tekkelerinde ayin yapılmış olan yer. Yarışma, eğlence veya karşılaşma yeri.

Bağlar : Yapısındaki eksiciklerle öğeciklerarası kimyasal bağı güçlendirme niteliğinde olan. Diyarbakır kenti, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Erzincan ilinde, Tanyeri bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Hakkâri şehri, Şemdinli belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Muş ili, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.

Birbir : Yabancı olmayan, akraba, yakın. Akraba, yakın.

Bağlan : “Sev, sevdiğine bağlı kal” anlamında kullanılan bir isim “. Diyarbakır şehri, Kayacık nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Iğdır şehri, Tuzluca ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Fazla : Gereğinden, alışılmıştan çok, aşırı olan, ziyade. Artmış olan, ihtiyaçtan fazla olan. Daha çok, aşkın. Gereğinden, alışılmıştan çok olarak. Gereksiz, yersiz bir biçimde.

 

Bağla : Buğday ve arpanın içinde bulunan burçak, mercimek şeklinde siyah tanecikler. Bakla yaprağına benzeyen ve pişirilip yenilen bir bitki. Fasulye. Değirmen çarkını firenleyen ağaç. Su bendi tıkacı. Ufak göl. Akarsuların seviyesini yükseltmek, suları toplamak veya başka yöne çevirmek için yapılan bent. Duvarların arasına yatay olarak konulan ağaç. Çoban köpeklerinin boynuna takılan, üzerinde sivri dişler bulunan demir halka. (Adalıkuzu, Hacılar Güdül Ankara) (bakla) : (Akbaş Güdül Ankara).

Onda : O zaman.

Uzun : İki ucu arasında fazla uzaklık olan, kısa karşıtı. Ayrıntılı olarak, derinlemesine. Başlangıcı ile bitimi arasında fazla zaman aralığı olan, çok süren. Ayrıntılı.

Oluş : Olma işi, vuku. Oluşma, teşekkül, tekevvün. Bir durumdan öteki duruma geçiş.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

Diğer dillerde Polinükleotit anlamı nedir?

İngilizce'de Polinükleotit ne demek ? : polynucleotid, polynucleotide