Posttranskripsiyonal modifikasyon nedir, Posttranskripsiyonal modifikasyon ne demek

Posttranskripsiyonal modifikasyon; Biyoloji alanında kullanılan bir sözcüktür.

Biyoloji'deki anlamı:

mRNA zinciri olgunlaşmadan önce zincirde meydana gelen herhangi bir değişiklik.

Posttranskripsiyonal modifikasyon anlamı, kısaca tanımı

Modi : İçinde ocak, tandır, mutfak bulunan küçük yapı

Modifikasyon : Değişke.

Post : Tüylü hayvan derisi. Bazı deyimlerde "can" anlamında kullanılan bir söz. Tarikatlarda şeyhlik makamı. Makam.

Değişiklik : Değişik olma durumu. Bir bütünün bir bölümünün değişmesiyle ortaya çıkan yeni durum. Amaca uygun biçime getirmek için yapılmış olan değiştirme, tadil. Farklılık.

Olgunlaşma : Olgunlaşmak işi.

Değişik : Değiştirilmiş, muaddel. Alışılmışın dışında bir özelliği bulunan. Çok hastalık geçirerek gelişmemiş çocuk. Farklı. Yedek iç çamaşırı, giyecek.

Zincir : Birbirine geçmiş bir sıra metal halkadan oluşan bağ. Altın ya da gümüşten yapılmış takı. Taşıtların kar veya buzda kaymaması için tekerleklerine takılan alet. Hükümlülerin eline, ayağına vurulan demir bağ. Art arda gelen şeylerin oluşturduğu dizi.

Değişi : Halkbilim olaylarıyla ürünlerinin hiçbir dış etken olmadan özbiçimleriyle olgularının büyük ölçüde değişmesi, bk. değişi kuramı.

 

Meydan : Alan, saha. Fırsat, imkân ya da vakit. Bulunulan yer ve çevresi, ortalık. Mevlevi tekkelerinde ayin yapılmış olan yer. Yarışma, eğlence veya karşılaşma yeri.

Değiş : Değme işi. Değişim.

Olgun : Yenecek duruma gelmiş (meyve). Bilgi, görgü ve hoşgörüsü gereği kadar gelişmiş, ağırbaşlı (kimse), kâmil. Tamamlanmış, iyice işlenmiş (yazı, düşünce vb.).

Gelen : Gelme işini yapan (kimse ya da nesne). Bir ışık kaynağından çıkıp bir aynanın yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine düşen (ışın).

Mrna : [Bakınız: elçi RNA]. Haberci RNA. Mesajcı RNA.

Olgu : Birtakım olayların dayandığı sebep veya bu sebeplerin yol açtığı sonuç, vakıa. Edebî eserlerde olayı geliştiren davranış, iş. Varlığı deneyle kanıtlanmış şey.

Gele : Tavla oyununda elinde kırık taşı bulunan oyuncunun attığı, uygun olmayan zar.

Önce : İlk olarak, başlangıçta, sonra karşıtı.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

Diğer dillerde Posttranskripsiyonal modifikasyon anlamı nedir?

İngilizce'de Posttranskripsiyonal modifikasyon ne demek ? : posttranscriptional modification