Radar nedir, Radar ne demek
Radar; kökeni ingilizce dilinden gelmektedir.
- Radyo dalgalarının yankısını alarak cisimlerin yerini ve uzaklığını bulabilen, genel olarak uçak ve gemilerde kullanılan cihaz.
- Trafik polisleri tarafından kullanılan, taşıtların hızını saptamaya yarayan aygıt.
- İçgüdü, seziş

"Radar" ile ilgili cümle örnekleri
- "Büyük yurt sevgisinin yüce boyutlarını analık radarı ile pek iyi sezebilmektedir." - H. Taner
Radar hakkında bilgiler
Radar, uzaktaki nesneleri radyo dalgalarının yansıması yardımıyla tespit eden cihazdır. Radar, RAdio Detecting And Ranging (radyo ile tespit etme ve menzil tayini) sözcüklerinin akronimidir.
Radarlar; kullanım alanlarına göre hava ve deniz radarları olmak üzere ikiye ayrılır. Hava radarları; askeri (stratejik) meteorolojik, astronomik, hava limanlarında ve uçaklarda kullanılır. Deniz radarları; askeri ve ticari gemilerde kullanılır. Radarlar çalıştığı frekans bandına göre de isimlendirilebilmektedir.
Alman mühendis Christian Hülsmeyer elektromanyetik dalgalar ile gemilerin yerini belirlemekte kullanılabilen icadını tescil ettirmek için 1904 yılında Almanya ve İngiltere'de patent başvurusunda bulundu.
30 Nisan 1904 tarihinde Kraliyet Patent Dairesi, Christian Hülsmeyer tarafından geliştirilen, "uzaktaki metal nesnelerin yerini bir gözlemciye bildiren" cihazı 165 546 Nolu belge ile tescil etti.
Radar ile ilgili Cümleler
- Radar bozuldu.
- Gemi radarla donatılmamış.
- Tekne radar ile donatılmıştı.
Radar anlamı, tanımı:
Radyo : Elektrik dalgalarının özelliğinden yararlanarak seslerin iletilmesi sistemi. Bu istasyonun yayınlarını alan araç. Elektrik dalgalarıyla düzenli olarak yayın yapan istasyon ve bu istasyonun programlarını düzenlemekle görevli kuruluş.
Dalga : Deniz veya göl gibi geniş su yüzeylerinde genellikle rüzgâr, deprem vb.nin etkisiyle oluşan kıvrımlı hareket. Arka arkaya gelen kriz vb. olayların her biri. Saçların kıvrım genişliği. Geçici aşk ilişkisi. Titreşimin bir ortam içinde yayılma hareketi. Geçici sevgili. Gizli iş, dalavere. Dalgınlık. Bir yüzeydeki kıvrım. Esrar, eroin vb. uyuşturucu maddelerin verdiği keyif durumu. Sıcak, soğuk, moda için belli bir süre etkili olan dönem.
Uzak : Arada çok zaman bulunan. Ayrı, birbiriyle yakın ilgisi olmayan. İhtimali az olan. Gidilmesi çok süren, çok ötelerde bulunan, ırak, yakın karşıtı. Yakın olmayan yer. Eli, gücü veya hükmü yetişmez.
Uçak : Kanatlarının altındaki havanın yaptığı basınç yardımıyla yükselip ilerleyebilen motorlu hava taşıtı, tayyare.
Gemi : Su üstünde yüzen, insan ve yük taşımaya yarayan büyük taşıt, sefine.
Cihaz : Çeyiz. Aygıt, alet, takım.
Taraf : Yöre, yer. Yön, yan, doğrultu. İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri. Bir şeyin belli bölümü, kısmı. Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi. Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri.
Radarcı : Radar kullanan veya radarın bakım ve onarımıyla görevli kimse.
Radarcılık : Radarcının görevi.
Yankı : Sesin bir yere çarpıp geri dönmesiyle duyulan ikinci ses, aksiseda, inikâs, akis, eko. Bir olgunun çevrede uyandırdığı duygu, düşünce veya tepki, akis, inikâs.
Cisim : Doğada element, bileşik veya bunların karışımları hâlinde bulunan, kütlesi ve ağırlığı olan, duyularla algılanabilen şey. Gövde, beden, vücut.
Genel : Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan. Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Bir genelleme sonucunda elde edilen. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Yetkisi ve sorumluluğu çok olan.
Trafik : Ulaşım yollarının yayalar ve her türlü taşıt tarafından kullanılması, gidiş geliş, seyrüsefer. Ulaşım yollarında bulunan taşıt ve yayaların tümü. Yoğunluk. Önemli görevlerde bulunan kişilerin bir yere gidiş gelişi.
Polis : Şehirde kamu düzenini, huzur ve güvenliği sağlayan kuruluş, kolluk, zabıta. Bu kuruluşta yer alan görevli, kollukçu.
Taşıt : Otomobil, tren, gemi, uçak gibi taşıma araçlarının ortak adı, nakil aracı, nakil vasıtası, vasıta.
Saptama : Gümüş bromür kalıntılarını eritmek için filmin kimyasal bir eriyikten geçirilmesi. Saptamak işi, tespit.
Nesnel : Gerçeğe varmak amacıyla, taraf tutmadan inceleme yapan, hüküm veren, objektif. Nesne ile ilgili, nesneye ilişkin, öznel karşıtı. Bireyin kişisel görüşünden bağımsız olan, objektif.
İçgüdü : Bir canlı türünün bütün bireylerinde akıl ve düşünceden bağımsız olarak doğuştan gelen bilinçsiz her türlü hareket ve davranış, insiyak, sevkitabii. Organizmayı o türe özgü olan bir amaca ulaşmaya sürükleyen davranış eğilimi.
Seziş : Sezme işi.
Diğer dillerde Radar anlamı nedir?
İngilizce'de Radar ne demek? : n. system for locating objects by sending radio waves and recording their echoes
n. radar, system for locating objects by sending radio waves and recording their echoes
n. radar, system for locating objects by sending radio waves and recording their echoes
Fransızca'da Radar : [le] radar
Almanca'da Radar : n. Funkmesstechnik, Radar
Rusça'da Radar : n. радар (M), радиолокатор (M), локатор (M)

Bu kısımda Radar nedir? Radar ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Radar tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Radar hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.