Ramus zigomatikotemporalis nedir, Ramus zigomatikotemporalis ne demek

Ramus zigomatikotemporalis; Anatomi, Veteriner alanlarında kullanılan bir kelimedir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

N. zygomaticus'un, öne dış bükey bir kemerle arkaya yönelen ve fossa temporalis’te plexus auricularis rostralis'in oluşumuna katılan kolu.

Ramus zigomatikotemporalis kısaca anlamı, tanımı

Ramus : Kuş teleklerinde tüy ekseninden iki tarafa ayrılan kollar. Dal, kol. Teleklerde tüy ekseninden iki tarafa ayrılan kollar

Zigoma : Boyunduruk, kemer.

Temporalis : Şakağa ait, şakakla ilgili olan.

Rostralis : Gaga veya burna benzeyen, ön kısma doğru olan.

Katılan : Müdahil.

Oluşum : Oluşma işi, teşekkül, teşkil. Katman, kütle, gök cismi vb.nin biçimlenme süreci.

Tempor : Şakak.

Fossa : Hendek, çukur.

Katıl : Yapılarda kullanılan dört köşe kiriş. Tahta paravana. Paravana biçiminde vestiyer. (Gökmenler, Çatak, Gedikli, Kızılağaç Saimbeyli Adana). Duvar içine konmuş olan ağaç kuşaklar. (Gökmenler, Çatak, Gedikli, Kızılağaç Saimbeyli Adana).

Arkay : Yükselen. Çeşitli yönlere doğru çıkık bir durumda olan.

Tempo : Bir müzik parçasındaki bölümlerin hızı. Gidiş, ilerleyiş, gelişme hızı, tarz. Ölçünün ayrılmış olduğu zamanlardan her biri, vuruş. Vücut alıştırmalarının belirli süre içinde tekrarlanma hızı.

 

Kemer : Bele dolayarak toka ile tutturulan, kumaş, deri veya metalden yapılmış olan bel bağı. İki sütun veya ayağı birbirine üstten yarım çember, basık eğri, yonca yaprağı vb. biçimlerde bağlayan ve üzerine gelen duvar ağırlıklarını, iki yanındaki ayaklara bindiren tonoz bağlantı. Tümsekli. Özellikle yolculukta kullanılan, üzerinde altın, para yerleştirmeye yarar gözleri olan meşin kuşak. Emniyet kemeri. Antalya iline bağlı ilçelerden biri. Burdur iline bağlı ilçelerden biri. Kemiklerden oluşmuş tümsekli tavan. Katmanlı kayaçlarda bir kıvrımın kabarık tepe yeri, tekne karşıtı. Etek, pantolon vb. giysilerin bele gelen bölümü.

Arka : Bir şeyin temel tutulan yüzünün tam ters yanı, ön karşıtı. Bir şeyin sırt durumunda olan yüzeyi. Otururken sırtın dayandığı yer. Geri kalan bölüm. Geçmiş, geride kalmış zaman. Kayıran, destekleyen. İnsanın vücudu, bedeni. Art, peş. Arkada olan, arkada bulunan.

Katı : Sert, yumuşak karşıtı. Taşlık. Sıvıların ve gazların tersine, içinde bulunduğu kabın veya üstünde bulunduğu yerin biçimini almayan, sulp. Hoşgörüsüz, acımasız, merhametsiz, zalim. Düşünce ve davranışlarında belli ilkelere sıkı sıkıya bağlı olan. Çok, aşırı derecede.

Keme : Büyük sıçan. Domalan.

Oluş : Olma işi, vuku. Oluşma, teşekkül, tekevvün. Bir durumdan öteki duruma geçiş.

Yöne : Neden. Çıkar yol. Gerçek olmayan.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

 

Dış : Herhangi bir cisim veya alanın sınırları içinde bulunmayan yer, hariç, iç karşıtı. Görülen, içte bulunmayan yüzey. Bazı top oyunlarında karşı takım oyuncularının vuruşuyla topun kalenin bulunduğu taraftan dışarı çıkması, aut. Yabancı ülkelerle ilgili. Bireyin ötesinde bir varlığı olan. Açık havada geçen sahneleri içine alan çekim. Bir kimsenin görünüşü, durum ve davranışları. Somut kavramlarda iki veya ikiden çok şeyde merkeze daha uzak olan. Bir konunun kapsamına girmeyen şey.

Öne : Önce, ilkönce. Biraz ileri, öte. [Bakınız: öndin]. Öyle. Önce.

Diğer dillerde Ramus üretralis anlamı nedir?

İngilizce'de Ramus üretralis ne demek ? : ramus urethralis