Rhinoestrus nedir, Rhinoestrus ne demek

Rhinoestrus; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Asya, Avrupa ve Afrika’da Oestridae ailesinde bulunan, larvaları genellikle atların burun yolarında bazen de insanların gözlerinde parazitlenen sinek cinsi.

Rhinoestrus anlamı, tanımı

Rhinoestrus purpureus : At ve eşeklerde konjoktival kese ve konkalarda yerleşerek nasofaringeal miyazise neden olan tür

Oestridae : Cuterebra, Dermatobia, Gasterophilus, Hypoderma, Oestrus ve Rhinoestrus gibi önemli cinsleri içeren larvaları insan ve hayvanların çeşitli organ ve dokularında miyazise neden olan sinek ailesi.

Parazit : Asalak. Radyo, televizyon, telsiz vb. aygıtların yayınına karışan yabancı ses veya cızırtı. Herhangi bir işte, olayda sorun çıkaran kimse.

Afrika : Dünya üzerinde yer alan kıtalardan biri.

Avrupa : Dünya üzerinde yer alan kıtalardan biri.

Gözler : Denizli kenti, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Şanlıurfa şehri, Demirci bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

İnsan : Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı. Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse). Âdemoğlu, âdem evladı.

 

Larva : Kurtçuk.

Cinsi : Cinsel.

Sinek : Çift kanatlılardan, birtakım uçucu böceklerin genel adı. İskambil kâğıtlarının siyah renkte yoncayı andıranı, ispati.

Genel : Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Bir genelleme sonucunda elde edilen. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan.

Burun : Alınla üst dudak arasında bulunan, çıkıntılı, iki delikli koklama ve solunum organı. Bazı şeylerin ön ve sivri bölümü. Karanın, özellikle yüksek ve dağlık kıyılarda, türlü biçimlerde denize uzanmış bölümü. Kibir, büyüklenme.

Bazen : Ara sıra.

Asya : Dünya üzerinde yer alan kıtalardan biri.

Aile : Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik. Eş, karı. Aynı gaye üzerinde anlaşan ve birlikte çalışan kimselerin bütünü. Temel niteliği bir olan dil, hayvan veya bitki topluluğu, familya. Aynı soydan gelen veya aralarında akrabalık ilişkileri bulunan kimselerin tümü. Birlikte oturan hısım ve yakınların tümü.

Yola : Gelenek, örf, âdet.

Buru : Sancı, buruntu.

Sine : Göğüs. Gönül, yürek. Bağır, iç.

Cins : Tür, çeşit. Soy, kök, asıl. Pek çok ortak özellikleri bulunan türler topluluğu. Diğerlerine göre üstün nitelikleri olan. Garip, tuhaf.

Para : Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı, nakit. Kuruşun kırkta biri. Kazanç.

Diğer dillerde Rhesus faktörü anlamı nedir?

İngilizce'de Rhesus faktörü ne demek ? : rhesus factor