Ruhsal sağaltımcı nedir, Ruhsal sağaltımcı ne demek

Ruhsal sağaltımcı; Psikoloji alanında kullanılan bir kelimedir.

Psikoloji'deki anlamı:

Ruh hastalıklarını sağaltmak için gerekli yeterliği edinmiş olan uzman.

Ruhsal sağaltımcı anlamı, tanımı

Ruhsal sağaltım : Davranışta görülen uyumsuzluk ya da bozuklukların türlü yöntem ve tekniklerle düzeltilmesi

Sağa : Saha, alan. Sana (II. teklik şahıs zamiri yaklaşma ve bulunma hâli).

Sağaltı : Süt. [Bakınız: sağın]. Süt veren, sağılan hayvan.

Sağaltımcı : Ruhsal sağaltım tekniklerinde yeterlik edinmiş olan uzman.

Ruhsal : Ruhla ilgili olan, ruhi, tinsel, psikolojik, psişik. Ruh bilimi ile ilgili, ruh bilimsel, psikolojik.

Sağaltım : Sağaltma işi, tedavi. Bir hastalığı yenecek etkenleri ve bu etkenlerin kullanılma yöntemlerini bularak hastanın sıkıntılarını giderme, iyi etme işi, terapi.

Sağaltmak : Sağlığa kavuşturmak, iyileştirmek, iyi etmek, tedavi etmek.

Sağaltma : Sağaltmak işi, tedavi.

Hastalık : Organizmada birtakım değişikliklerin ortaya çıkmasıyla sağlığın bozulması durumu, rahatsızlık, çor, dert, sayrılık, illet, maraz, maraza, esenlik karşıtı. Aşırı düşkünlük, tutku. Ruh sağlığının bozulması durumu. Bitkilerin yapılarında görülen bozukluk.

Hastalı : Hastalıklı.

Yeterli : Bir işi yapma gücünü sağlayan özel bilgisi olan, kifayetli, ehliyetli. Gereksinimlere cevap veren, ihtiyaçları karşılayan. Bir görevi, işlevi yerine getirme gücü olan, etkisi olan.

 

Gerekli : Yapılması, olması veya bulunması uygun olan, yerinde olan, lüzumlu, vacip, mukteza, zaruri.

Yeter : İhtiyacı karşılayacak kadar olan, kâfi. ünl. “Kâfi, yetişir, yeterli” anlamlarında bir söz.

Uzman : Belli bir işte, belli bir konuda bilgi, görüş ve becerisi çok olan (kimse), mütehassıs, kompetan. Bilirkişi. Belli bir bilim dalında lisansüstü öğrenim derecesine sahip kimse, spesiyalist.

Hasta : Hastalık, kaza veya yaralanma dolayısıyla fizik veya ruh sağlığı bozulmuş ve tedavi edilmesi gereken kimse, rahatsız. Aşırı düşkün, tutkun. Parasız, züğürt. Zihinsel yetenekleri bozulmuş olan.

Gerek : İcap. Gerçekleşmesi zorunlu olarak beklenen, lazım.

Yete : Sakatlık. Taraf.

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

Gere : Meyve dallarını eğmek ya da davarları yakalamak için kullanılan ucu çengelli uzun sırık. Geniş. Ağız kavgası, çekişme.

Diğer dillerde Ruhsal sağaltımcı anlamı nedir?

İngilizce'de Ruhsal sağaltımcı ne demek ? : psychotherapist