Süyük nedir, Süyük ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Dam saçağı.

Duvar sırtı, duvarın üstündeki kabartı.

[Bakınız: sivik].

Dalgınlık.

Oluk.

Toprak damın saçakları.

Süyük anlamı, tanımı

Süyü : Çıban

Süyüklemek : Anlayamaz durumda olmak.

Dalgınlık : Dalgın olma durumu. Dalgınca davranış. Derin uyku durumu.

Üstünde : Üstündeki, karşılığı üs'ta.

Kabartı : Tümsek, çıkıntı, kabarmış yer.

Kabart : Suç.

Saçağı : Sacayak.

Toprak : Yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik cisimlerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü. Memleketli. Kara. Yer kabuğunun bu bölümünden yapılmış. Arazi, tarla. Ülke.

Dalgın : Çevresinde olup bitenleri fark edemeyecek kadar düşünceye dalan. Kendinden geçmiş bir durumda. Dikkatini belirli bir konu üstünde toplayamayan.

Sırtı : Sentetik malzemelerden yapılan, uç, karın ve kuyruk kısmında olmak üzere 2-3 adet üçlü olta iğnesi taşıyan, genellikle yem balığı biçimli yüzer oltalar.

Sivik : 1.Dam saçağı. 2.Duvar sırtı, duvarın üstündeki kabartı. 3.Bahçe duvarını saran asma dalları. Damların, yüksek duvarların kıyıları.

Topra : Torba.

Duvar : Bir yapının yanlarını dışa karşı koruyan, iç bölümlerini birbirinden ayıran, taş, tuğla vb. gereçlerden yapılmış olan veya örülen dikey düzlem. Sonuç alınamayan yer. Bir toprak parçasını sınırlayan taş, tuğla, kerpiçten yapılmış olan engel. Voleybolda ağ üzerinde karşı takım oyuncusunun vuruşuna karşı koyma. Engel.

 

Kabar : Yanık, kabarmış yara. Su kabarcığı. Süs eşyası.

Dalgı : Aymazlık.

Üstün : Benzerlerine göre daha yüksek bir düzeyde olan, onları geride bırakan. Arap harfli metinlerde bir ünsüzün a, e seslerinden biriyle okunacağını gösteren işaret, fetha. Birine veya bir şeye göre nitelik bakımından daha yüksek, daha elverişli olan, faik.

Saçak : Bazı giyim eşyalarında veya döşemeliklerde kumaş kenarlarına dikilen süslü iplikten püskül. Görünüşü bu püskülü andıran. Bir gaz ortama yerleştirilen ve yüksek bir potansiyel verilen ve nesnenin yüzeyinde oluşan ışık olayı. Havlu, halı vb.nin kenarı boyunca sarkan püskül. Bir yapının herhangi bir bölümünü güneş ve yağmurdan korumak için, o bölümden dışarı taşan ve altı boşta olarak yapılmış olan bölüm.

Sivi : Dam saçağı.

Sırt : Omurgalı ya da omurgasız hayvanlarda boyundan kuyruk sokumuna kadar uzanan üst bölüm. Kesici araçların kesmeyen kenarı. Bir şeyin üstü, üst bölümü. Dağların veya tepelerin üst bölümü. İnsanın üstü. Dikilmiş veya ciltlenmiş kitaplarda dikişin bulunduğu bölüm. İnsanlarda boyundan bele kadar uzanan üst bölüm, göğüs karşıtı.

Duva : Dua.

Diğer dillerde Sütür anlamı nedir?

İngilizce'de Sütür ne demek ? : suture